Ses Nasıl Oluşur?
Yaşamımızda büyük önemi olan ve günümüz teknolojisinin uğuruna büyük çalışmalar yaptığı sesi anlatmak çok basit.Her şey iki cismin çarpışması sonrasında açığa bir enerjinin çıkması ile başlar ve bu enerji etrafa dalgalar dizisi olarak yayılır.Havanın basıncında büyük değişimlere neden olan bu dalgalar da kulak zarımız tarafından algılanır ve kulak kemikleri vasıtasıyla beynimize sinyaller şeklinde iletilir.İştebu sinyalleri işleyen beyinde gelen uyarıları ses olarak yorumlar.Ama bu basit açıklama beynin her sesi yorumlayabildiği anlamına gelmiyor. Yetişkin bir insan için 20hz den 20khz e kadar olan sesleri duyduğu söylemesine rağmen bizler 16-18khz in üzerindekileri algılamıyoruz.
Peki tabiatta bu şekilde cereyan eden ses olayı,elektronik dünyada nasıl elde ediliyor?Bu sorunun cevabı aslında biraz öncekilerden farklı değil.Yani olay sadece doğayı taklit etmek.İş,hava basıncındaki değişimleri elektrik sinyalerine çevirmek ve daha sonra bu sinyalleri tekrar basınç şeklinde geri vermektir.Fakat basit gibi görünen bu iş,bugün kulandığımız PC ler için oldukça karmaşık işlemlerin ürünüdür.Temelde Pclede bu işi ses kartı ve hoparlörden oluşan bir sistem bir sistem yapar.Ses kartları sesi üreten ünite,hoparlör ise üretileni taşıyan ve açığa çıkaran bir aracıdır.Üretimi gerçekleştiren ses kartı birçok ekipmandan oluşur.Bunlardan birisi “wawetable”dır.Wawetable,üzerine tüm enstürüman seslerinin ayrı ayrı işlendiği bir pano gibi düşünülebilir.Bu pano istediğimiz sesleri veren ve adına DSP(Digital Signal Processor-Digital Sinyal İşleyici)denilen bir birim tarafından idare edilir.Biz yazılımlarla istediğimiz sesleri Cpu ya söyleriz.Bunun üzerine Cpu DSP ye şit senden şu şu sesleri vermeni istiyorum diyerek saat darbelerini gönderir.Uyarıyı alan DSP de wawetable üzerinden istenilen sesleri farklı hızlarda okuyarak alır ve gerekli efektleri ekleyerek ses kartının çıkışına gönderir.İşte bu anda hoparlör sistemi devreye geçer.İlk amplifikatöre gelen ses,Buradan hoparlöre dağılır.Hoparlörler vermeleri gereken ses sinyallerini alırlar ve içlerindeki mekanik yapıları kullanarak diyafram üzerinden ses dalgalarını iletirler.Yüksek veya alçak sesler ise gelen elektrik voltajları üzerinde amplifikatörlerce oynanarak elde edilir.
Genel olarak bu şekilde çalışan ses sistemleri bazı noktalarda farklılıklar gösterir.Mesela digital ses bunlardan biridir.Digital ses özelliği bulunan bir kart istenen sesi digitale veya analog a çevirmek için bir çift DAC (Digital to Analog Convertor-Analogdan-Digitale Çevirici) programlanabilir sample oluşturucu içerir.Bu çeviriciler alacağımız sesin kalitesini arttırırken,ses kartlarına başka artılarda kazandırmışlardır.Peki bu artılar nelerdir ve bize neler sağlıyorlar.

Günümüz Ses Kartlarına Genel Bir Bakış
Artık ses kartları PC nin ilk ses standartı ADLib in sade yapısından karmaşık DSP motorlarına dönüşmüş durumda.Üstelik bu gelişme o kadar hızlı oluyorki nereye gittiğini kestirmek zor ama etkileyici artıları olduğu kesin.PC de sanal dünyayı gerçeğe yaklaştıran 3D ses.Bu devasa teknolojik adımların ardında ise hepimizin yakından tanıdığı bir kaç kuruluş var.Creative,Philips,Dolby,Sony,EMU ve şu an piyasada olmayan hatırladığım kadarıyla ekran kartı piyasasında olan S3 tarafından satın alınan ESS.
Creative in ses teknolojileri üzerinde çalışan kolu olan Sound Blaster,birçok ilke imza atmış bir firma.İlk 8 ve 16 bit lik ses kartları ile tanıdığımız Sound Blaster,liderliğini ise 1997 de piyasaya sürdüğü AWE64 ile kanıtladı.Fakat Sound Blaster bize en çok sevdiren dijital sesdir herhalde.Çünki dijital ses bir çok uygulamanın önünü açmış ve 3boyutlu ses teknolojisi için önemli bir adım olmuştur.Bir ses işleme tekniği olan dijital ses teknolojisi ilk olarak CD lerde karşımıza çıktı.Daha sonra Sony ve Hp saniyede 41,800 kere işleyen bu tekniği manyetik bantlarda veri tutmak için kullandılar.Sound Balsterda bu işi ses kartlarına uygulamayı başardı.Creative Labs,EMU10K1,,Aureal Vortex2 ve ESS Canyon3D gibi ses hızlandırıcı çipler sayesinde bu işi başarmışlardır.Ses çipleri ile ses programcısı arasında API denilen tercümanlar görev alır.Ses programcısı film veya oyundaki istenilen formatta CD ye veya DVD ye API leri kullanarak kayıt eder.Ses kartıda bu kayıtları yine API leri kullanarak okur ve hoparlör üzerinden verir.

Günümüz API leri
3D grafiklerin ortaya çıkması 3D ses teknolojilerinin de doğmasına sebep oldu.İlk meyvelerini oyunlarda veren bu teknolojiler arasında zamanla bir yarış başladı.Fakat ortada bir yarış olması için yarışacak bir alan gerekliydi.Daha sonra bu işe ilk girişenler bu işin adını "AP"I koydular.Zamanla bir çok firada API olayının gücünü anladı ve kolları sıvadı.Sonuçta ortaya bir sürü tanım ve yapı çıktı.Bunları kısaca özetliyecek olursak;

Direct Sound 3D(DS3D)
Diğer API lerinde üzerine inşaa edildiği DS3D Microsoft tarafından geliştirilmiştir.DS3D verilecek sesi görüntünün durumuna göre düzenleyen bir pozisyonel ses sistemidir.DirectX 7 den itibaren dinleyici ile nesneler arası uzaklık ölçülerek yankı gibi efektler de verilmeye başlanmıştır.EAX ve A3D gibi API lerinde temeli DS3D dir.

EAX
Creative tarafından geliştirilen EAX 3D ses algoritmalarında kısa sürede ciddi bir standart haline gelmiştir.DS3D temellendirdiği EAX önceden kayıt edilmiş efektleri kullanır. ve oynanan oyuna oldukça etkileyici bir atmosfer katar.İlk versiyonu EAX 1.0 sadece yankı efekti içerirken EAX 2.0 ses dalgalanmalrını önleyen ve bozuk sesleri emen yeni bir teknoloji sunuyor.Kulaklıkla pek işe yaramıyor.

A3D
En çok kullanılan programlama arabirimi olan A3D,Aureal firması tarafından üretilmiştir.Ailenin ilk ferdi olan A3D 1.0 sadece 4.1 hoparlörler tarafından destekleniyordu.Ama daha sonra A3D 2.0 ile tanıştık.A3D nin özelliği ise sahip olduğu kapalı oda simülasyonu sayesinde cisimlerin geometrik ve fiziksel 3D seslerini verebilmesi.Mesela kapalı bir ortamdaki görüntüde duvara çarpan bir cismin oluşturduğu ses dalgasının oda içinde aldığı hal bu teknikle yakalanabiliyor.Ayrıca A3D EAX tan farklı olarak A3D destekli kulaklıklarda oldukça etkilidir.

SENSAURA
Elli yılı aşkın bir süredir ses teknolojilerinin içinde olan Sensaura,EMI müzik firmasının arge kolunu oluşturur.İnsan kulağını birçok fiziksel ve bilgisayar modelinin geliştirerek bildik 3D ses algoritmalarını bir kenara bırakmış EnvironmentalFX,MacroFX,ZoomFX ve Multidrive teknolojilerini bulmuştur.Bunlardan Multidrive teknolojisi çoklu hoparlör sistemlerinde arka lanallara HRTF özelliği kazandırır.Bu sayede arka sesin sağdanmı soldanmı geldiği anlaşılır.

QSOUND
Qsound API si genelde müzik endüstrisinde ve ev stereo sistemlerinde kullanılıyor.Bu API nin diğerlerinden en bariz farkı kendi 3D algoritması sayesinde sese farklı etkiler katmasıdır.EAX sı ve DS3D yi destekler.

SÖZLÜK

Analog: Dış etkilere eçık olan bir bağlantı türüdür.Çevresel cihazardan etkilenerek parazit yapması ve sinyal kaybına uğraması muhtemeldir.
Dijital:dış etkilerden etkilenmeyen bir bağlantı tütüdür.Veriler sayısal ortamda hareket etmektedir.eğer temiz kayıt ve çalma yapılmak isteniyorsa dijital
bağlantı kullanılmalıdır.dijital bağlantıda veriler fotonlar yoluyla iletilirler.bu iletim için optik kablolar kullanılır.bu arabirim sayesinde CD player,Dvd gibi cihazlardan
sayısal veri aktarımını kayıpsız bir şekilde yapabilirsiniz.
S/PDIF:Sony/Philips Interchabge Format.Kullanıcıların dijital sinyal kullanan ses boardları ve speakerlar gibi ses ekipmanlarını kartlara bağlanabilmelerini sağlayan bir arabirimdir.
Wav:Waveform Audio.Windowsa özgü olan bir dijital ses formatı.
Bit:Verileri saklamak için kullanılan temel binary dijit.1veya 0 olabilir.
16 Bit ses: Dijitalize edilmiş ses samplelarının çözünürlüklerini gösteren bir ölçü ünitesi.16 bit kompakt diskler için kullanılanbir standarttır.
dB(desibel):Sesin gücünü ve yoğunluğunu ölçen bir logaritmik cetvel birimidir.Mesela fısıltı 30dB,normal konuşma 50dB,Bir Trenin geçerkenki sesi 120dB ve bir jet uçağının sesi 150 dB dir.
Sample:Analog bir sinyali dijital birime çevirme işlemi sırasında analog sinyallerin düzenli olarak belirli aralıklarla ölçülmesi ile oluşan yapılardırçBu değerler daha sonra dijital
sunum sağlamakiçim kodlanırlar.
MIDI:Musical Inturement Digital Interface.Bilgisayarlarla klavye gibi müzikal enstürmanlarla simüle eden cihazlar arasında iletişim için kullaılan bir özelliktir.
Mpeg-2 Ses:Geliştirilmiş düşük frekans kanalına(subwofer) ek olarak,beş kanal bant genişliğini içerir.
Sound Blaster:CreativeLabs tarafından geliştirilen Pc ler için ses standart faktörü olan bir ses kartı ailesi.
Distorsiyon:Amplifikatörün gönderdiği sesi hoparlörün değiştirerek vermesidir.Bunun sebebi ise diyaframların ses dalgalarını oluşturabilmek için saniyede binlerce kere titremesi ve sonuçta gevşemeleridir.Diyaframda oluşan bu gevşemelerde sesin doğru bir şekilde verilmemesine sebep olur.

Hoparlör ve üçüncü boyut
Pc de cd veya dvd sürücü diski okur ses kartı bunu yorumlar ön amplifikatör ses seviyesini kontrol eder de se sinyallerinin kullanacağı elektrik gücünü temin eder ve sonra
hoparlörler de bu sinyalleri ses dalgalrına çevirir.Tabi ki bu uzun yoldan ses kulağımıza gelirken değişerek gelir.işte bu durumda kaliteli hoparlör seçimi ortaya çıkar.Hoparlör sistemleri bu işi nasıl yapar?Önce hoparlörlerin yapısına bakalım.Bir hoparlör kabin,basket,mıknatıs,voicecoil(sesarmalı),diyafra m,örümcek ev süspansiyon denilen parçalardan oluşur.Bu parçalardan oluşur.Bu parçalardan basket çember yapılı bir parçadır ve diğer parçaları tutar.Koni ve kubbe biçimli diyaframla katlı yapıdaki ses sarmalı ise arka arkaya bağlıdır.Ses sarmalı katlı ve hareketli olduğundan titreşimleri ile diyaframı çalıştırır.Örümcek ve süspansiyon ise hareket sırasında kabini titremesini önlemek için tasarlanmıştır.
Seste bu parçaların uyumlu bir şekilde çalışması ile ortaya çıkar.Amplifikatörden gelen sinyaller sabit mıknatısın ve sessarmalının etkisiyle bir manyetik alan oluştutrur.
Bu manyetik alan sessarmalının katmanlı metal yapısında ileri geri hareketlere sebep olur.Bu hareketlerde diyaframa ulaşınca diyaframda masaj etkisi yapar ve diyaframda bu dokunuşları ses dalgalarına çevirir.Ama işin içine sistem kelimesi girerse bazı ek görevler malzemeler de kaçınalmaz olur.Amplifikatörlerin görevi gelen ses sinyallerinin hoparlörlere ulaşmasını sağlamakve ses seviyesini kontrol etmektir.Crossover devrevreleri ise amplinin vermiş olduğu bu sinyalleri uygun hoparlörlere dağıtır.Bu devreler bazı sistemlerde amplinin yanında bulunurken çok pahalı sistemlerde her hoparlörün içinde ayrı ayrı bulunur.Crossoverlar farklı tip ve güçte olan hoparlöre farklı frekanstaki sinyalleri
gönderirler.eğer yapısı uygun olmayan bir hoparlöre yüksek frekanslı bir ses gönderirsek hiçbir şey duymayabiliriz.İşte bu ayrımı yapan crossoverlar sistem anlayışının ve 3 boyutlu sesşerin temelini oluştururlar.Her hoparlörün bütün sesleri veremeyeceğini söyledik.Bunu nedeni farklı frekanstaki seslerin havada değişik şekilde yol almalarıdır.Mesala tiz dediğimiz yüksek frekanslı sesler bize direk olarak gelir ve havada dağılmamaları gerekir.Bu da tiz seslerin ufak diyaframlar tarafından üretilmeleri anlamına gelir."Bass"sesler ise düşük frekanslıdır ve dağınık şekilde yol alırlar.Bu sebeple büyük diyaframlara ihtiyaç duyarlar.İşte sesler arasındaki bu ayrımlar hoparlörlerinde
çeşitlenmesine yol açmıştırlar.Çünli tiz ve bass sesleri hoparlörlerin yapıları ile direk ilgilidirler.Tiz sesler "tweeter"dediğimiz boyutları ufak ve diyaframları kubbe biçimli hoparlörler tarafından verilir.Crossover devresi sesleri parçalara bölünce tweeter "2000Hz-20Khz" arası benimdir diyerek harekete geçer.Tiz ses çıkarmak için saniyede binlerce kez titreşim yapan tweeterların diyaframları bu nedenle zarar görmemeleri için çapları 1-2 inç kadar olup genelde metaldir.Crossoverın orta sevyeli sesleri çıkarması için yardımına midrange dediğimiz orta seviye hoparlörleri koşar.Bu hoparlörler 2000,3000HZ den 200,500 Hz e kadar frekansları kontrol eder.5-8 inç çapında olan midrange hoparlörler koni yapılı kalın kağıt ve polipropilen maddeden diyaframlar kullanırlar.Şimdi sıra bass seslerinin babası wooferlarda.Wooferlar ise 8 inçten 18 inçlik subwooferlara kadar uzanırlar.Düşük frekanslı sesleri verdiklerinden geniş diyaframları vardır ve patlama gibi derin sesleri verirler.Woofer da midrange gibi kalın kağıt ve polipropilen maddeden diyafram kullanır.Ama boyutları ses frekansına göre çok çeşitlilik gösterir.İşte crossever devreleri hoparlör seçimini bu kriterlere göre yaparlar.

Hoparlör Tasarımı
Üç yollu hoparlör sistemi bir bas(woofer) bir arabölge(midrange) ve bir tizden(tweeter) meydana gelmektedir.Tiz bildiğimiz gibi yüksek frekanlı sesleri,bas düşük,orta ise ara frekansları vermek için kullanılır.Düşük,ara,yüksek frekansları geçiren süzgeç(crossover) bulunduran iç içe devreler elektrik sinyallerini uygun hoparlöre yönlendirir.Bir hoparlörün etkin dairesel açıklığı yaklaşık olarak onun çapıdır.Ses dalgaları dalgaboylarının hoparlörlerin tipik boyutlarıyla karşılaştırılabilir olmasından dolayı,kırınım etkileri açısal ışınım desenini belirlemektir.Çok kullanışlı olması için bir hoparlör geniş açı bölgesinde ses yayımlamalıdır öyle ki bir dinleyici en yüksek ses şiddetini duymak için odada belirli bir noktada durmak zorunda olmasın.Açısal ışınım desenine dayanarak bir 6 inçlik ara bölge hoparlörünün en kullanışlı olduğu frekans bölgesini inceleyelim. Ses hızının havadaki değeri 344m/sn dir.Dairesel açıklık için kırınım etkileri lamda=1.22(L) ve hoparlörün çapı(R) olduğunda formülümüz
((344/(LxR)) buradan 6inç=0,15metre ====>((344/(1,22x0,15m))=1900Hz frekansın üzerindeki bütün frekanslarda düzgün olmayan sesçıkarmasını bekleriz.

RMS ve PMPO
RMS bir Amplinin uzun süreli çalışmarda verebileceği maksimum verme gücüdür.PMPO ise patlama gibi bir anlık yükselen sesleri maksimum verme gücüdür.
Size vereceğim bu örnek kafanızda umarum bir fikir oluşturabilir 3000 Watt lık bir PMPO sahip bir setin woofer çapı en az 50cm olmalıdır.Yani kutularda yazılan fazladan PMPO ların hepsi Ticari amaçlı yanlış ölçülmeden hakzıs kazanç elde etmek için yazılmıştır.

Hoparlör Formatları
Bu formatlar direk yayılım,dipolar,bipolar ve omnipolar şeklinde sıralanır.
Direk yayılımlı hoparlörler tek kabinde birçok sürücü bulundurularve sesi dirak verirler.
Dipolar ve bipolar hoparlör ise çevresel etki meydana getirerek kullanılırlar.bunlar ev sineması çoklu hoparlör sistemleri gibi tümleşik sistemlerde görev alırlar.Bunlarda hoparlör hem ön taraftan hem de arka taraftan ses dalgalrı yayar ve ses dinleniciye direk gönderilmez.Duvarlarda ve cisimlerden yansıyan dalgalar çevresel bir dolaşım oluşturur.Çok nadir karşılaşılan omnipolar hoparlörler ise aynı anda tüm yönlere ses yayarlar.Bu formatların arasında özellikle dipolar ve bipolar hoparlörler sahip oldukları çevresel ses özelliği ile 3D ses kavramımızı yaşantımıza yerleştirmişlerdir.Oynadığımız oyunlar ,filmler,müzikler bunlara iyibirer örnektir.

3D SES
3D ses selerin çıktığı ortama göre sesin uzaklık,açı,derinlik,yön şiddeti hesaplanarak oluşturulan sestir.Bunu eğer varsa bir Creative audgydeki eax demoları hani şu odanın içindeki eax demosu kafatası gülüyor falan yada Realtekin 3D Audio Demosunda deneyebilirsiniz.Bu işi eskiden en iyi Creativenin ve Philipsin ses kartları yapıyor.Şu anda ise bu işi onboard ses çözümleride başarılı bir şekilde yapıyorlar.Günümüz 3D sistemlerde ise AC3,Dolby Surround,Dolby Digital,Dolby Pro-Logic1 ve 2,DTS,Dolby Digital EX tir.THX ise bir ses sertifikasıdır.Lucasfilm tarafından üretilen THX bir sistemde sesi ses programcısı istediği kanala yönlendirir.Mesela Önden duyduğumuz sesi ses programcısı arkadan duyaca bir kanaldan verebilir.THX ayrıca bir kalite standartıdır.Bu belgeyi alan setler en zorlu testleri başarı ile bitirmiş demektir.3D ses temelde 5 kanalı destekler.Bunlar ön sağ arka sağ,ön sol,arka sol ve merkez düşük frekanslı sesler için de ayrıca wooferdır.Piyasada 2,2+1,4+1,5+1,6+1,7+1 hoparlörler mevcuttur.
Eğer bir Dolby Digital bir film izlemek için 5+1 veya çevresel sesi destekleyen bir oyun oynamak istiyosanız kesinlikle en az 4+1 kullanmalısınız.Bunların hepsi Sesin bir kulağımızdan diğer kulağımıza geçiş süresinin 0,1 msn olması ile olur.İkiside aynı anda duysaydı bu çevresel ses dediğimiz olay olmazdı.Gelen sesin hangi yönden olduğunu anlayamazdık.Bu gecikme reflekslerimizden tutun her şeyde bizi etkiliyor.Bizler Muhteşem ince hesaplara göre yaratılmış varlıklar olduğumuzdan dolayı Allah'a bol bol şükretmeliyiz.

Hoparlör Yerleşimi
Hoparlör yerleşiminde temel prensip üçgen kuralıdır.Bu dinleyiciyle hoparlör arası uzaklığın hoparlörler arasındakinden fazla olması demektir.Hoparlörler arası açıda önemlidir.Bu aldığınız setlerin kutuları üzerinde genellikle küçük bir şekilde kullanıcıya hoparlörlerin hangi açıyla yerleştireceği kısaca gösterilir.Wooferlar duvara yada köşeye koyulmalıdırlar.Mesela Woofer duvara yerleştirilince bass sesi +3dB artarken köşede ise +6dB artıyor.Surrroundlar kesinlikle dinleyici ile paralel ve eşit uzaklıkta olmalıdır.Yani | o | bu şekilde olmalı.Yuvarlak şekil dinleyiciyi doğrular ise hoparlörleri gösteriyor.Ayrıca surroundların(arka sağ ve sol)izleyiciden 20 ile 30 cm yüksekte olmaları efektleri arttıran bir özellik.

Hoparlör Seçiminde Son Olarak Dikkat Edeceğimiz Hususlar
+++Aldığımız setin croosoverlarının ve amplifikatörünün kaliteli olması.Değilse bazı frekansları kayıpolabiliyor ve sesi net temiz alamıyoruz.Tizler cızırtı yapabiliyor.Basslarda boğulma yada patlak bir ses şeklinde olması.
+++Mayetik korumasının olup olmadığı varsa ne ölçüde olduğu yoksa monitörümüz gibi bazı elektronik aletlerde görüntü bozulmalrı monitörün sağının solunun morarıp yeşillenmesi gibi...
+++Beraberinde gelen kabloların uzunluğu ve sete ilave aygıt bağlanılması
+++Her ses sisteminde bulunan elektronik gürültünün ne seviyede olduğu
+++Setin genel olarak malzeme ve işcilik kalitesi.Özellikle Wooferın sesi iyi verebilmesi için üretildiği malzeme türü ahşapmı bir kabinde yoksa plastik bir kabine yerleştirimiş.
+++Ses ayarlarının ses seviyesi,bas,tiz,açma kapama ayarlarının wooferın üzerindemi yoksa masaüstündeki hoparlördemi yoksa ayrı bir aygıtlamı yapıldığı
+++Hoparlörlerin sesinin ayrı ayrı ayarlanabilmesi
+++Kumandasının olup olmadığı
+++PMPO dan çok RMS değerinin Watt gücünden değerinin verilmesi
+++Setin frekans bant aralığının genişliği bu çok önemli buna kesinlikle dikkat edilmeli.
+++Ve son olarak seti koyacağımız odanın akustiği ve metrekare olarak ölçüsü ve setin sesi bozulmadan sağladığı metrekare ölçüsü büyük salonlar içinmi yoksa odanız içinmi bu set buda çok önemli yoksa paralarınız ve setin kalitesi hiçbirşey ifade etmez.

Setinizi Nasıl Test Edersiniz?
Önce kulaklarınıza güvenmelisiniz.Sağlıklı bir insan yapılan deneyler sonucu 16Khz üstündeki sesleri duymadığı tespit edilmiştir.İstisnalar kaideyi bozmaz.Sonra sesten yalıtılmış ve sesin emilmesini engelleyecek bir yer ayarlamamız lazımki bu evlerimizde imkansız bunu ayarlayana helal olsun ben böyle bir yer gördüm Tvde her taraf kapalı bir salonda heryer ahşap üçgen takozlarla kaplanmış bir yer neyse konuyu pek dağıtmayayım.Bir desibel ölçer alet.Biz bu aleti bulduğumuzu varsayalım bundan sonra kaliteli bir ses kartı Creative Audgyler bu iş için biçilmiş aygıtlardır Philips ve Hercules de öyle.Şimdi gerekli yazılımları söylüyorum bunlar Winamp yanlış duymadınız çünki Winamptaki EQ ve Winampın ön amplifikatör bu iş için çok ideal.Ez Audio,Jet Audio ve Surround Mixer adlı program ve elimizde frekans ölçen bir alet oladığından buna aslında pek gerek bizler için biz bunun yerine THX testlerinde kulanılan demoları kullansak yeter çümki oradaki sesler özel ayarlanmış frekanslı seslerdir.Ve Creativein EAX demosu.Quake3 Arena ve Unreal Tourment oyunları.Ve güzel efektler olan DVD ler Yüzüklerin Efendisi 2 ve 3 benim gözdem sonra Terminatör3 ve Pearl Harbor filmindeki sesler.Şimdi setimizi nasıl test edeceğimizi kısaca anlatim önce Ez Audio gibi ses kanallarının ve genel sesin ayrı ayrı ses şiddetini gösteren bir program böylece ekranda yazan değer ile dB ölçerin gösterdiği değer aynı mı değilmi buradan ses sisteminin çıkabildiği max seviyeyi görürüz.Frekansı ölçmek için ise frekans ölçebilecek bir aygıt kolay bulamayacağızdan dolayı THX in testlerini kullanabiliriz.Çeşitli frekans değerli sesleri denyerek ses sistemimizin hangi frekanslara cevap verebildiğini bulabiliriz. Gerçekte duymamız gereken bir sesi test esnasında hoparlörden duyamazsak veya çok az duyuyorsak bu hoparlör bu frekansataki sesi veremiyor demektir.Örneğin 30Hz desteklediğini söyleyen bir setin wooferına 30Hz de bir ses yolladığımızda bu sesi duymuyorsak bu setin wooferı 30Hz değildir.Daha yukarda bir değerdir.Mesela ben eski setimde Yüzüklerin Efendisi 2 filmindeki bir sahnede nazgül efendisinin kalesinden havaya doğru yeşil bir ışık çıkıyor kapılar açılıyor mordor askerleri dışarı çıkıyor falan bu sahnedeki ışığın çımadan önceki bir sesi vardı yerin altından geliyormuş gibi çok derin bir sesti ve sonra birden derin bir patlama Frodo yere düşüyordu sarsıntıdan işte bu sesi ben ilk defa sinema salonunda duymuştum.Sanki sinemanın zemini sökülüyordu.Ses öyle bir sallamıştıki ahşap zemini.Ama eski setimde çok çok az bir uğuldama olarak duymuştum bu sesi oda kafamı wooferın dibine yaklaştırınca.Ordaki nazgülün çığlıkları yüksek desibelli tiz seslerine iyi birer örnektir.Ben kulaklarımı kapatmak zorunda kalmıştım sinemada hatta salondan çıkanlar bile olmuştu dayanamayıp.Umarım sizlere ne demek istediğimi anlatabilmişimdir.Tizlerinde kalitesi aynı şekilde olur eğer hoparlör sesi vermezse veya seste çatlamalar oluyorsa bu hoparlörün tiz sesleri pek iyi değildir.Tabi bunun nedeni daha önceden söylediğim gibi kaliteli crossover ve kaliteli amplifikatör kullanılmıyorsada meydana gelebilir.Bir hoparlörde benim bazı küçük seler dediğim daha çok tekno şarkılarda yada rock türü şarkılarda gizlenmiş seslerin temiz,net ve aslına uygun doğal bir şekilde verilmesi kaliteli tiz anlamına gelir.Orta seslerde hoparlörde boğulma olmadan bende buradayım demeli.Genelde orta frekanslı seslere kurşun sesleri iyi bir örnektir. Son olarak diyeceğim ve önemli unsurların en başında yazmam gereken işcilikte sağlam ve kaliteli ise o set vereceğeniz her kuruşu hak eder.


Not: Alıntıdır.