+ Konu Cevaplama Paneli
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan
1 2 SonuncuSonuncu
Toplam 13, 1 ile 10 arası.

Konu: İstanbul Müzeleri

  1. #1
    Moderator AKREPKRAL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Yaş
    52
    Mesajlar
    4.465

    Standart İstanbul Müzeleri

    Tüm dijital fotoğraf makinesi fırsatları için tıklayın !

    500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi


    Telefon:0212 292 63 33-34
    Fax: 0212 244 44 74
    E-mail: info@muze500.com
    Web: www.muze500.com
    İlçe: Karaköy
    Adres: Karaköy Meydanı, Perçemli Sokak No:1 Karaköy İstanbul
    Türkiye’nin bu alanda ilk ve tek müzesi olma özelliğini taşıyan 500. yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi, 1985 yılından beri artık fiili hizmette bulunmayan Zülfaris Sinagogu binasında 25 Kasım 2001 tarihinde hizmete girdi. Sokağın adı, eski kent haritalarında Zülfaris olarak okunur. Bu sözcük, “gelin perçemi” anlamına gelen Osmanlıca “zülf-ü arus”un halk dilinde kısaltmasıdır. Asıl adı “Kal Kadoş Galata” olan sinagog da halk arasında bu isimle anılmıştır.

    1671’de varlığı bilinen, muhtemelen Cenevizlilerden kalan temelleri üzerine, 19. yüzyıl başında yeniden inşa edilen ve 1985’lere kadar sinagog olarak hizmet veren bu bina, “500. Yıl Kutlama Etkinlikleri” çerçevesinde 500. Yıl Vakfı tarafından restore edilerek müzeye dönüştürüldü.

    Üç kat üzerine kurulu olan müzenin giriş avlusunu, I. Dünya Savaşı, Çanakkale Cephesi ve Kurtuluş Savaşı sırasında vatan savunması uğruna yaşamlarını feda eden Türk Yahudi askerlerin anısına dikilen, heykeltıraş Nadia Arditti’nin “Yükselen Ateş” yapıtı süslemektedir. Bir zamanlar, gelinlerin, babalarının kolunda çıkarak eşlerinin kolunda indikleri merdivenlerden varılan birinci kattaki ana holde; Türk Yahudileri’nin tarihi, dini eşyalarda ve sosyal hayatta etkileşim, toplumsal yaşamın değişik alanlarına katılım, Osmanlı’da ilk matbaa, Türk Yahudi Basını’nın tarihçesi, Lozan Antlaşması’nın 42. maddesinden feragat, ulu önder Atatürk tarafından daha 1933 yılında ülkemize davet edilen ve Nazi baskısından kaçarak akademik yaşamlarına üniversitelerimizde devam eden Alman ve Avusturyalı bilim adamları, İkinci Dünya Savaşı sırasında görev yaptıkları Nazi işgali altındaki kentlerde yüzlerce Yahudi’yi ölümden kurtaran “Türk Schindler’leri” Türk diplomatlarının, onur köşesi ve daha birçok bilgi; objeler, panolar, grafikler ve haritalarla sunulmaktadır.

    Ana kubbenin izdüşümüne rastlayan ışıklı sekizgende Zülfaris’in tarihçesi ve sinagogda cereyan eden önemli olaylardan bazı alıntılar sergilenmektedir. Sinagog olarak işlev gördüğü dönemde kadınların ibadetine ayrılan üst galeride, sağ kanatta insan manzaraları, (erkekler, kadınlar, çiftler, çocuklar, aileler ve piknikler) sol kanatta ise 400. yıl ve 500. yıl kutlama etkinlikleri, Aşkenaz cemaatinin tanıtımı, her biri ayrı bir ibret belgesi olan Haydarpaşa Hemdat İsrael Sinagogu ve Manisa Moris Şinasi Çocuk Hastanesi’nin öykülerinin sergilendiği panolara yer verilmektedir.

    Etnografya bölümü olarak düzenlenen zemin kat salonunda ise, lohusalık-doğum ve sünnet, çeyiz, düğün kompozisyonlarının yanı sıra 1860 ila 1960’lı yılları arası kronolojik sırayla gelin-damat fotoğrafları bir zaman tüneli işlevi içinde nostaljik anıları tazelemekte, değişik giysiler, gelinlik, tılsımlar, mücevherler ve benzeri konularda örnekler de bu bölümde yer almaktadır...

    Müzeden ayrılırken, sokak kapısına doğru sağ duvardaki panoda; Atatürk, İsmet İnönü, Turgut Özal, Süleyman Demirel ve Mesut Yılmaz‘ın, Türk Yahudileri’yle ilgili beyanlarından özetleri okumak mümkündür.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazartesi - Perşembe arası 10.00 - 16.00, Cuma ve Pazar 10.00 - 14.00 saatleri arasında açıktır. Cumartesi ve bazı özel günlerde kapalıdır.


    www.forumbt.net

  2. #2
    Moderator AKREPKRAL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Yaş
    52
    Mesajlar
    4.465

    Standart İstanbul Müzeleri

    Adam Mickiewicz Müzesi


    Telefon:0212 253 66 98
    İlçe: Beyoğlu
    Adres: Sakızağacı Caddesi Tarlabaşı / Beyoğlu
    Polonya’lı özgürlük şairi Adam Mickiewicz’in hayatının son yıllarını geçirdiği ve 1855’te öldüğü Tarlabaşı’ndaki evi, şairin ölümünün 100. yıldönümü olan 1955`te Polonya Kültür ve Sanat Bakanlığı ile işbirliği yapılarak müzeye dönüştürülmüştür.
    Müzede Mickiewicz’in hayatı ve eserleri ile ilgili bilgi ve belgeler, şairin İstanbul’da geçirdiği yıllara ait fotoğraflar ve Polonya özgürlük mücadelesine ait belge ve fotoğraflar bulunmaktadır. Binanın bodrum katında ise mezarı Krakow’da bulunan Mickiewicz’e ait sembolik bir mezar vardır.


    Anadolu Hisarı Müzesi


    Telefon:0212 263 53 05
    İlçe: Beykoz
    Adres: Beykoz
    Boğaz’ın Anadolu yakasında, Göksu Deresi’nin denize döküldüğü yerde, adını hisardan alan semtte bulunmaktadır. Bu hisar, Osmanlılar’ca Boğaz’da yapılan ve geçişleri kontrol altına almayı hedefleyen ilk hisardır. İstanbul’u fethetmek isteyen ve kuşatan Sultan Yıldırım Beyazıt tarafından, Karadeniz’den Bizans’a gelecek yardımlara engel olmak için 1394’te yaptırılmıştır. Bu yapıya II. Mehmed (Fatih) Devrinde "Hisarpeçe", depo ve bazı ikametgah amaçlı yapılar eklenmiştir. 1928 yılında Kandilli Belediyesi tarafından bazı küçük onarımlar yapılmıştır. 1991-1993 yılları arasında Kültür Bakanlığı tarafından bazı onarımlar yapılmıştır. Bugün Anadoluhisarı, Beykoz Belediyesi sınırları içinde yer almaktadır. Hisarda taşınır kültür varlığı bulunmamaktadır.
    Anadolu Hisarı ziyarete açık değildir.


    Askeri Müze


    Telefon:0212 233 27 21
    İlçe: Nişantaşı
    Adres: Valikonağı Caddesi Nişantaşı
    Müzenin çekirdeğini Aya İrini’den getirilen silah ve eşyalar oluşturmuştur. İstanbul’un fethinden Sultan III. Ahmed dönemine kadar her türlü silah Ayasofya Camii’nin arkasındaki Aya İrini Kilisesi’nde korunmuştu. Bu depo 1726’da Sultan III. Ahmed’in emriyle gezilebilecek bir biçimde düzenlendi. Daha sonra burası 1826 yılında gerçek anlamda bir müze haline getirildi. II. Dünya Savaşı`nın başlamasıyla güvenliğini sağlamak için 1940 yılında Niğde’ye taşındı. Savaştan sonra bu silahlar tekrar İstanbul’a Maçka Silahhanesi`ne getirildi.
    1955 yılında müze bugünkü yeri olan Harbiye Kışlası`nın jimnastikhanesine nakledildi. Bu binanın restorasyonu 1959 yılında tamamlanarak, müze haline getirildi. Fakat yetersiz kalan bina yeniden restore edildi ve bir bölümü 1986’da tamamı ise 1993 yılında hizmete açıldı.
    Müzenin zengin koleksiyonunda; Osmanlı ordusunun her dönemine ait kıyafetler, ok ve yaydan çakmaklı tüfeklere kadar çeşitli silahlar, mühürler, zırhlar, padişah çadırı (otağ-ı hümayun), padişah kılıçları, sancaklar, Harbiye Nazırlarına ait fotoğraflar, Bizans Süvari Sancağı, Selçuklular’dan Cumhuriyet’e kadar kullanılmış çeşitli savaş eşyaları, Bizanslılar’ın Haliç’i kapattıkları zincir gibi çok sayıda ilginç eşya bulunmaktadır.
    Müzenin açık olduğu günlerde saat 15.00 - 16.00 arasında Mehter Takımı konser de vermektedir.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazartesi ve Salı dışında 09.00-17.00 saatleri arasında açıktır.


    Aşiyan Müzesi


    Telefon:0212 263 69 86
    İlçe: Bebek
    Adres: Aşiyan Yokuşu, Bebek
    Ünlü Türk Şairi Tevfik Fikret`in 1906-1915 yılları arasında yaşadığı ev olan AŞİYAN; 1940 yılında eşi Nazime Hanım`dan İstanbul Belediyesi tarafından satın alınıp, 1945 yılında Edebiyat-ı Cedide Müzesi olarak açılmıştır. Daha önceleri Eyüp mezarlığında bulunan naaşı, 1961 yılında doğal görünümü ile çok beğendiği bu bahçeye nakledilmiş ve bu tarihten sonra müze "Aşiyan Müzesi" adını almıştır.
    Tevfik Fikret, evinin projelerini kendisi çizmiş, Farsça "Yuva" anlamına gelen Aşiyan kelimesini de buraya isim olarak koymuştur. Bahçe içerisinde ahşap 3 katlı olan Aşiyan Müzesinin zemin katı bugün idari işler için kullanılmaktadır.
    Birinci katta Edebiyat-ı Cedidecilerin fotoğraf, kitap ve özel eşyalarının sergilendiği Edebiyat-ı Cedide Odası, Abdülhak Hamit`e ait kişisel eşyalar, tablolar, fotoğraflar, çalışma masası ve koltukların bulunduğu Abdülhak Hamit Salonu, kadın şairlerimizden Nigar Hanım`a ait kitaplar, fotoğraf, resimler, şahsi arşiv ve eşyalarının sergilendiği Şair Nigar Hanım Odası bulunmaktadır.
    Tevfik Fikret`e ayrılmış olan ikinci katta; şairin yatak odası ve çalışma odası yer almaktadır. Şairin yaşadığı yıllarda yatak odası olarak kullandığı odada; şahsi eşyaları, vefat ettiği yatak ve Mihri Hanım tarafından şairin yüzünden alınan maskın kopyası gibi objeler sergilenmektedir. Çalışma odası olarak kullandığı odada ise; çalışma masası ve koltuğu, kendisi tarafından yapılan resim çalışmaları, tablolar bulunmaktadır.
    Şehzade Abdülmecit Efendinin, Tevfik Fikret`in "Sis" şiirinden esinlenerek yaptığı ünlü "Sis"tablosu da buradadır.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazar-Pazartesi günleri hariç 09.00-16.30 saatleri arasında açıktır.
    Ücret: Ücretsiz




    Atatürk Müzesi (İnkılap Müzesi)


    Telefon:0212 240 63 19
    Web: http://www.ataturk.net
    İlçe: Şişli
    Adres: Halaskargazi Caddesi No: 250 Şişli
    Atatürk Suriye Cephesi`nden ayrılarak 13 Kasım 1918`de İstanbul`a gelmiş ve Perapalas Oteli`nde bir daireye yerleşmişti. Daha sonra bu otelden ayrılan Atatürk, Madam Kasabyan`ın Şişli`deki üç katlı evini kiralamıştı. Beşiktaş`ta Akaretler mahallesinde oturan annesi Zübeyde Hanım`la kız kardeşi Makbule`yi de yanına almış, evin üçüncü katını onlara ayırmıştı. Kendisi orta katta oturuyor, bu katın arka bahçeye bakan odasını da yatak odası olarak kullanıyordu. Büyük salonu, toplantı odası olarak ayırmıştı. Alt katta ise yaveri bulunuyordu. Atatürk, İstanbul`un düşman işgali altında bulunduğu bu karanlık günlerde, evinde arkadaşlarıyla birlikte sık sık gizli toplantılar yapmış, 16 Mayıs 1919 tarihine yani Samsun`a hareketine kadar bu evde oturmuştur.
    Atatürk, Anadolu`ya geçip Ankara`ya yerleştikten sonra annesi ve kardeşiyle Çankaya`da oturmuşlardı. Şişli`deki ev, Erzurum eski Milletvekili Tahsin Uzel`e geçmiş; daha sonra, 1942`de İstanbul Belediyesi, İnkılap Müzesi kurmak üzere evi Tahsin Uzel`den satın almıştı. 1908`de yaptırılan ve Atatürk Evi olarak tanınan evi, İstanbul Belediyesi onarmış, 1943 yılında da (İnkılap Müzesi) olarak ziyarete açmıştır.
    Atatürk`ün doğumunun 100. yılı olan 1981`de müze yeniden düzenlenip ziyarete açılmıştır.
    Binanın girişinde, Atatürk`ün Gençliğe Hitabesi ile Atatürk`ün bir yazısı, yemek odasında Milli Mücadele ile ilgili tablolar, oturma odası duvarlarında Atatürk`ün doğumundan 1. Dünya Savaşı`na kadar hayatına ait fotoğraflar vardır.
    Birinci kattaki yatak odası, çalışma odası ve diğer odalar, Atatürk`ün kullandığı eşyalar ve elbiseleri, Milli Mücadele yıllarına ait fotoğrafları, inkılaplarıyla ilgili belgeler sergilenerek donatılmıştır. İkinci kattaki odalarda Atatürk`ün ölümü ile ilgili fotoğraflar, tablolar, Atatürk`le ilgili belge ve bilgiler sergilenmektedir. Üçüncü katta devrimlerle ilgili fotoğraflar, Atatürk hakkında yazılmış çeşitli kitaplar, ölümüne ait fotoğraflar, gazeteler, bir kavanoz içerisinde Anıtkabir`den getirilmiş toprak bulunmaktadır.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazar ve Perşembe günleri dışında 09.30-16.30 saatleri arasında ücretsiz olarak gezilebilir.

    www.forumbt.net

  3. #3
    Moderator AKREPKRAL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Yaş
    52
    Mesajlar
    4.465

    Standart İstanbul Müzeleri

    Aya İrini Kilisesi (St. İrene)


    Telefon:0212 522 09 89
    İlçe: Sultanahmet
    Adres: Topkapı Sarayı Avlusu, Sultanahmet
    Aya İrini, Bizans`ın ilk kilisesi... Konstantin, şehri yeniden kurarken kendi adına bir forum, saray ve hipodromun yanı sıra, 330`larda Roma tapınaklarının üzerine Aya İrini Kilisesi`ni inşa ettirir. Aya İrini ya da Hagia Eirene`nin sözlükteki anlamı `Kutsal Barış`; ama aynı zamanda da, aynı yüzyılda yaşamış bir azize. Azizenin gerçek adı Penelope`dir. Hıristiyanlığı yaymaya çalışır. Putperestler tarafından yılanlarla dolu bir kuyuya atılır; ölmez. Taşlanır, atlara bağlanıp sürüklenir; yine de ölmez. Mucizelerin sonunda putperestler Hristiyan olur; İrini de bir azize. İmparator Konstantin, bu olağanüstü olay üzerine yaptırdığı tek tanrılı dinin ilk mabedine Aya İrini adını verir.
    Aya İrini, Bizans`tan günümüze kalan atriumlu tek kilise. Atrium, eski Roma tapınaklarının ortasındaki çevresi revaklı bir avlu. Aya İrini, yerini aldığı tapınağın özelliklerini bugüne kadar getirmiş. Ancak bugünkü Aya İrini, aynı Aya İrini değil. Çünkü ahşap ilk Aya İrini, 532`de yanmış. İmparator Iustinianos, çok tanrılı inancı kesinlikle yasaklayınca ayaklanan halk, Zeus`a sığınarak hem Ayasofya`yı, hem de Aya İrini Kilisesi`ni yakmış... İustinianos, Ayasofya ve Aya İrini`yi yeniden yaptırmış. Ancak Aya İrini 564`te bir kez daha yanmış. Onarılmış... İki yangından sonra, bu defa depremlerle sallanmış. Yani kilise üç kez onarılmış.
    Osmanlı sultanı II. Mehmet, İstanbul`a girip yeni bir dönemi başlatır. Yapımına başlanan Topkapı Sarayı`nın dış duvarları, Ayasofya ve Aya İrini`nin arasından geçer. Aya İrini bir süre sonra silâhların bakım ve onarımının yapıldığı iç cephane olur.
    Aya İrini, Osmanlı`nın ilk müzesidir. Depodaki silâhlar antika olunca 19. yy.`da ilk müze Aya İrini`de açılır. Aya İrini`nin galerilerine çıkışı sağlayan çift kanatlı merdivenler o sıra yapılır. Osmanlı, Aya İrini`ye, ana kapıdaki 1726 tarihli kitabeyi ve merdiveni ekler.
    Aya İrini`yi sallayan o eski depremler sırasında Bizans`ta ikonalar, dinen yasaklandığı için onarımlarda duvarlar süslemesiz bırakılmış. Bugün, Osmanlı`nın üzerine bir bayrak asarak kapattığı apsis yarım kubbesindeki İsa`yı simgeleyen haç ve haçın altında İsa`nın çarmıha gerildiği Golgota Tepesi`ni simgeleyen birkaç basamaklı kürsü çizimi dışında bir motif kalmış.
    1453 yılında İstanbul`un fethinden sonra kilise camiye çevrilmediği için yapıda önemli bir değişiklik yapılmamıştır. Uzun süre ganimet ve silah deposu olarak kullanılmıştır. Tophane müşirlerinden Damat Ahmet Fethi Paşa 1846 yılında Türk müzesinin ilk nüvesini oluşturan eserleri burada sergilenmiştir. 1869 yılında Aya İrini, Müze-i Hümayun (İmparatorluk Müzesi) adını almıştır. Zamanla, sergi mekânlarının yetersiz kalması nedeniyle buradaki eserler 1875 yılında Çinili Köşk`e taşınmıştır. 1908 tarihinden itibaren Aya İrini Askeri Müze olarak kullanılmıştır. Daha sonra bir süre boş kalan yapı onarılmış ve Ayasofya Müzesi Müdürlüğü`ne bağlı bir birim haline getirilmiştir.
    Ziyaret Gün ve Saatleri:Ayasofya Müzesi Müdürlüğü`nün izni ile gezilebilir.




    Ayasofya Müzesi


    Telefon:0212 522 17 50 - 522 09 89
    Fax: 0212 512 54 74
    E-mail: ayasofyamuzesi@hotmail.com
    İlçe: Sultanahmet
    Adres: Sultanahmet Meydanı İstanbul
    Mimarisi, ihtişamı, büyüklüğü ve işlevselliği yönünden ilk ve son ünik uygulama olarak görülen Ayasofya, Osmanlı camilerine fikir bazında da olsa esin kaynağı olmuş, doğu-batı sen¤¤¤inin bir ürünüdür. Bu eser dünya mimarlık tarihinin günümüze kadar ayakta kalmış en önemli anıtları arasında yer almaktadır. Bu nedenle, Ayasofya, tarihi geçmişinin yanı sıra, mimarisi, mozaikleri ve Türk çağı yapıları ile yüzyıllar boyunca tüm insanlığın ilgisini çekmiştir.
    Ayasofya 916 yıl kilise, 481 yıl cami olmuş, 1935`ten bu yana müze olarak tarihi işlevini sürdürmektedir.
    Bizans tarihçileri (Theophanes, Nikephoros, Gramerci Leon) ilk Ayasofya`nın İmparator I. Konstantinos (324-337) zamanında yapıldığını ileri sürmüşlerdir. Bazilika planlı, ahşap çatılı bu yapı, bir ayaklanma sonunda yanmıştır. Bu yapıdan hiçbir kalıntı günümüze gelmemiştir.
    İmparator II. Theodosius, Ayasofya`yı ikinci defa yaptırmış ve 415`te ibadete açmıştır. Yine bazilika planlı bu yapı 532`de Nika ihtilali sırasında yanmıştır. 1936 yılında yapılan kazılarda bununla ilgili bazı kalıntılar ortaya çıkmıştır. Bunlar mabede girişi gösteren basamaklar, sütunlar, başlıklar, çeşitli mimari parçalardır.
    İmparator Iustinianus (527-565) ilk iki Ayasofya`dan daha büyük bir kilise yaptırmak istemiş, çağın ünlü mimarlarından Miletos`lu İsidoros ve Tralles`i Anthemios`a günümüze ulaşan Ayasofya`yı yaptırmıştır. Anadolu`nun antik şehir kalıntılarından sütunlar, başlıklar, mermerler ve renkli taşlar Ayasofya`da kullanılmak üzere İstanbul`a getirilmiştir.
    Ayasofya`nın yapımına 23 Aralık 532`de başlanmış, 27 Aralık 537`de tamamlanmıştır. Mimari yönden incelendiğinde büyük bir orta mekân, iki yan mekân (nef), absis, iç ve dış nartekslerden meydana gelmiştir. İç mekân, 100 x 70 m. ölçüsünde olup, üzeri dört büyük ayağın taşıdığı 55 m. yüksekliğinde, 30,31 m. çapında kubbe ile örtülmüştür.
    Ayasofya`nın mimarisinin yanı sıra mozaikleri de büyük önem taşımaktadır. En eski mozaikler iç narteks ve yan neflerde altın yaldızlı geometrik ve bitkisel motifli olan mozaiklerdir. Figürlü mozaikler IX.-XII. yüzyıllarda yapılmıştır. Bunlar İmparator kapısı üzerinde, absiste, çıkış kapısı üzerinde ve üst kat galeride görülmektedir.
    Ayasofya İstanbul`un fethi ile birlikte başlayan Türk döneminde çeşitli onarımlar görmüştür. Mihrap çevresi, Türk çini sanatı ve Türk yazı sanatının en güzel örneklerini içerir. Bunlardan kubbedeki ünlü Türk hattatı Kazasker Mustafa İzzet Efendi`nin Kuran`dan alınma bir suresi ile 7.50 m. çapındaki yuvarlak levhalar en ilgi çekici olanıdır. Bu levhalarda, Allah, Muhammed, Ömer, Osman, Ali, Hasan, Ebu Bekir, Hüseyin`in isimleri yazılıdır. Mihrabın yan duvarlarında ise Osmanlı padişahlarının yazıp buraya hediye ettiği levhalar vardır.
    Sultan II. Selim, Sultan III. Mehmet, Sultan III. Murat ve şehzadelerin türbeleri, Sultan I. Mahmut`un şadırvanı, sıbyan mektebi, imareti, kütüphanesi, Sultan Abdülmecid`in hünkar mahfeli, muvakkithanesi, Ayasofya`daki Türk çağı örnekleri olup türbeler, iç donanımı, çinileri ve mimarisiyle klasik Osmanlı türbe geleneğinin en güzel örneklerini oluşturmaktadır.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazartesi günleri dışında her gün 09.30-16.30 saatleri arasında açıktır.


    www.forumbt.net

  4. #4
    Moderator AKREPKRAL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Yaş
    52
    Mesajlar
    4.465

    Standart İstanbul Müzeleri

    Ayasofya Müzesi I. Mahmut Kütüphanesi


    Telefon:0212 522 17 50 - 522 09 89
    Fax: 0212 512 54 74
    E-mail: ayasofyamuzesi@hotmail.com
    İlçe: Sultanahmet
    Adres: Sultanahmet Meydanı İstanbul
    Ayasofya`nın güneyindeki iki payanda arasında yer alır. Türk yapı ve süsleme sanatının ilgi çekici bir eseridir. 1739 yılında I. Sultan Mahmud tarafından yaptırılmıştır. Kütüphane, okuma salonu, Hazine-i Kütüb (kitapların korunduğu oda) ve bu iki bölümün arasındaki koridordan oluşur. Okuma odası, Ayasofya ana mekânından başlıkları baklava dilimli altı sütunun taşıdığı bir camekân ve bunu örten tunç şebeke ile ayrılır. Kütüphaneye girişi sağlayan iki kanatlı kapı da çiçek ve kıvrık dallarla süslü tunç şebeke ile kaplıdır ve "Ya Fettah" oymalı iki kulpu vardır. Okuma odasının duvarları çini ve yazı frizleriyle bezenmiştir. Kapının karşısındaki duvarda Sultan I. Mahmud`un yeşil çinilerle bordürlenmiş somakiden tuğrası yer almaktadır.
    Okuma odası ile Hazine-i Kütüb`ü birleştiren koridor, çiçek, gül, karanfil, lale, servi motiflerinin görüldüğü çini panolarla bezelidir. Bu panolar renk ve şekil bakımından eşsizdir.
    Hazine-i Kütüb 4 sütun ve bir seki ile birbirinden ayrılan iki mekândan oluşur. Birinci bölüm kubbe, diğeri aynalı tonozla örtülüdür. Kubbe sekiz köşeli bir kasnağa oturtulmuştur. Bu bölümün ortasına ahşap kitap dolabı yerleştirilmiştir. Koridordan bu bölüme girilen kapının iç tarafında Sultan I. Mahmud`un tuğrası ve bunun üstünde 15 beyitlik yapım kitabesi vardır ve şiirin sonuna h. 1152 (1739) tarihi eklenmiştir. Kubbe kasnağını siyah zemine sarı celî ile yazılmış bir yazı, duvarları ise kırmızı zemine altın yaldız talik bir yazı frizi süslemektedir. Ahşap kitap dolabını, kırmızı zemine altın yaldızı, talik yazı ile yazılmış, son beytinde yapım tarihi belirtilen Arapça bir kaside çevrelemektedir. Bu bölümde de duvarlar çiniyle bezelidir.
    Kütüphanede 16-17-18. yüzyıllara ait İznik, Kütahya, Tekfur Sarayı çinileri bir arada kullanılmıştır. Hazine-i Kütüb`deki 16. yüzyıl İznik çinileriyle, koridorda aynı yüzyıla ait bahar açmış çiçek dalları kompozisyonu Türk çini sanatının en güzel örnekleridir. Kütüphane tamamlandıktan sonra Sultan I. Mahmud Galata Saray-ı Humayun`daki kitapları buraya göndermiş, ayrıca Topkapı Sarayı Hazine-i Humayun`undaki değerli kitapları da, kendi mühürü ile mühürletip buraya vakfetmiştir. Şeyhülislâm Sadettin Efendi ve devlet ileri gelenlerinin de vakfettiği kitaplar vardır. Kütüphanede yaklaşık 5000 el yazma kitap bulunuyordu. Bu kitaplar, 1969 yılında Süleymaniye Kütüphanesi`ne taşınmıştır.
    Ziyaret Gün ve Saatleri:Her gün 09.00-18.00 saatleri arasında açıktır.




    Basın Müzesi


    Telefon:0212 513 84 58
    Fax: 0212 513 84 57
    Web: http://www.tgc.org.tr
    İlçe: Çemberlitaş
    Adres: Divanyolu Caddesi No:84 Çemberlitaş
    Basın Müzesi`nin Çemberlitaş`taki binası, Maarif Nazırı Saffet Paşa tarafından 1865`te yaptırıldı. Maarif-i Umumiye Nezareti (Milli Eğitim Bakanlığı) ve İstanbul Darülfünun (Üniversite) hizmetindeki binada daha sonra Sansür Heyeti çalıştı ve 1908`de Şehrülemaneti`ne (İstanbul Belediyesi) devredildi. 1908`den 1983`e kadar Belediye`nin bazı birimlerine hizmet veren bina, bu dönemde Nezih Demirkent`in başkanlığındaki (Türkiye) Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu ile İstanbul Belediye Başkanı Abdullah Tırtıl arasındaki anlaşmayla Cemiyet`e kiralandı. 1984-88 yılları arasında restore edilen bina, 9 Mayıs 1988`de Basın Müzesi olarak hizmete açıldı.
    Tarihi ve turistik dokuyla örülü Çemberlitaş`ta yer alan Basın Müzesi, Türkiye`nin tek; dünyanın dördüncü basın müzesidir. Basın Müzesi, hem basım teknolojisini hem de bu teknolojiyle üretilen eserleri içermesi bakımından dünyadaki benzerlerine üstünlük sağlamaktadır.
    Müze`nin zemin katında baskı makineleri yer alır. 1870 tarihli taşbaskı makinesi, 1892 yapımı tipo baskı makinesi, dizgi ve entertip makineleri, matbaa bıçakları, tahta ve kurşun harf kalıpları, klişe malzemeleri buradaki materyaller arasındadır.
    Birinci katta 1729`da İbrahim Müteferrika`nın kurduğu Türkiye`nin ilk matbaasının dökümanlara dayanarak aynı ölçülerle yapılmış maketi, bu matbaada basılmış örnekler, ilk gazetelerimiz ve yazılı belgelerimiz, gazetecilerimizin bilgi ve tabloları, baskı araç ve makineleri, ayrıca 80 kişilik bir cep tiyatrosu bulunmaktadır.
    İkinci katta altı adet sergi salonundan oluşan Sanat Galerisi vardır. Burada yirmi günlük periyotlarla seramik, ebru, hat, ¤¤¤hip, minyatür sergileri açılmaktadır; atölye çalışmaları düzenlenmektedir.
    Üçüncü katta Kütüphane ve Dökümantasyon Merkezi vardır. Gazete, dergi, kitap, kupür, ¤¤¤ ve danışma kaynaklarının yanısıra Türkiye`de basınla ilgili her tür bilgi ve belge bu merkezde bulunmaktadır. Ayrıca 25 kişilik okuma salonu, 100 kişilik konferans salonu, Basın Şehitleri Galerisi de kullanıma sunulmuştur.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Cumartesi ve Pazar günleri haricinde her gün 13.30-18.00 saatleri arasında açıktır.
    Ücret:Müzeye giriş ücreti alınmamaktadır.





    Beşiktaş Jimnastik Kulübü (BJK) Müzesi

    İlçe: Kabataş
    Adres: İnönü Stadı altı, Kabataş
    Beşiktaş Jimnastik Kulübü 1903`te "Osmanlı Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü" adıyla kurulduğunda tahtın sahibi II.Abdülhamid idi. Osmanlı İmparatorluğu`nu 1876`dan 1909`a dek 33 yıl boyunca sıkıyönetimle yöneten ve kurduğu müthiş istihbarat ağıyla uçan kuştan bile haberi olan Abdülhamid`in BJK`nın kuruluşuna "olur" vermesi ilginçtir. Çünkü onun döneminde üç kişiden fazla adamın biraraya gelmesi bile yasaktı.
    Serencebey`deki Osman Paşa Konağı`nda düzenli olarak biraraya gelen ve hem memleket meselelerini tartışan hem de spor yapan 26 genç adamın temellerini attığı BJK`nin "Türkiye`nin ilk spor kulübü" ünvanıyla ete-kemiğe bürünmesine Abdülhamid gönül rahatlığıyla izin vermiştir. Üstelik en yakın adamlarından Kenan Bey`i de "ortalığa göz-kulak olması" amacıyla kulübe üye yaptırmıştır. O Kenan Bey ki aynı zamanda Hasan Paşa Karakolu`nun komutanıydı ve BJK`yı kuran 26 kişinin aldığı nefesi bile jurnal olarak saraya yolluyordu. Bu 26 genç adamın hemen hepsi sarayın hizmetinde bulunmuş ya da bulunmaya devam eden kimselerdi. Hepsi devletin sorumlu bireyleriydi. Toplandıkları konağın sahibi de Medine-i Münevvere Muhafızı Şeyhülharem Osman Paşa`ya aitti. Osman Paşa`nın oğlu Hüseyin Bereket, Mehmet Şamil, Ahmet Fetgeri, Padişah`ın kuşçubaşısı Behçet Bey, Başmabeyni Mehmet Paşa ve tüm arkadaşları kulübün kurucuları arasındadır.
    İşte böyle bir ortamda kurulan BJK`nin müzesinde kulüple ilgili kupalar, fotoğraflar, belgeler, formaların yanısıra koyu bir Beşiktaş taraftarı olan Pakistan Devlet Başkanı Perviz Müşerref`in kulübe hediye ettiği özel bir kılıç da bulunuyor.




    www.forumbt.net

  5. #5
    Moderator AKREPKRAL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Yaş
    52
    Mesajlar
    4.465

    Standart İstanbul Müzeleri

    Büyük Saray Mozaikleri Müzesi


    Telefon:0212 528 45 00
    İlçe: Sultanahmet
    Adres: Arasta Çarşısı, Sultanahmet-Eminönü
    Büyük Saray Mozaikleri Müzesi, Sultanahmet Camii`nin güneyinde, caminin külliyesi olan arasta içerisinde yer almaktadır. Müze, Bizans İmparatorluğu Büyük Sarayı`nın revaklı avlusunun kuzeydoğu bölümünde kısmen sağlam kalmış mozaik döşemeyi içine alacak şekilde yapılmıştır.
    M.S. 450-550 yılları arasına tarihlenen Büyük Saray Mozaikleri eşsiz bir ustalıkla işlenmiştir. Fonu teşkil eden beyaz zemin balık pulu tarzında işlenmiştir. Mozaiklerde dini konulara rastlanmaz. Konular günlük hayattan ve doğadan alınmıştır. Bunlar arasında kertenkele yiyen grifon, fil ve aslan mücadelesi, bir kısrağın tayını emzirmesi, kaz güden çocuklar, keçi sağan adam, eşeğine yem veren çocuk, testi taşıyan genç kız, elma yiyen ayılar ve avcı kaplan mücadelesini betimleyen sahneler yer almaktadır.
    Büyük Saray Mozaikleri Müzesi, 1953 yılında İstanbul Arkeoloji Müzeleri`ne bağlı olarak açılmış, 1979 yılında Ayasofya Müzesi`ne bağlanmıştır.
    1982 yılında Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Avusturya Bilimler Akademisi arasında yapılan bir protokol çerçevesinde hazırlanan proje uyarınca, mozaiklerin restorasyonu ve konservasyonu çalışmalarına başlanmış, bu çalışmalar 1997 tarihinde tamamlanmıştır.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazartesi hariç her gün 09.00 - 17.00 saatleri arasında.




    Beylerbeyi Sarayı Müzesi


    Telefon:0216 321 93 20 - 321 95 51
    İlçe: Beylerbeyi
    Adres: Abdullahağa Caddesi 81210 Beylerbeyi-Üsküdar
    Boğaz’ın Anadolu yakasında, sarayla aynı ismi taşıyan semtte, kıyıda yer alır. Saray, bahçe içindeki saray ve bağlı bulunduğu yapılardan oluşan bir komplekstir. Sultan Abdülaziz tarafından mimar Sarkis ve Agop Balyan kardeşlere yaptırılan sarayın inşası 1864’te tamamlanmış, fakat tefriş edilmesi uzun sürdüğünden ancak 1865 yılında Sultan Abdülaziz saraya gelebilmiştir.
    Saray; kompleksin ana yapısı olan Beylerbeyi Sarayı, sarayın deniz tarafındaki duvarının her bir köşesinde yer alan biri haremlik, diğeri selamlık deniz köşkleri, arka bahçede yer alan Mermer Köşk, Sarı Köşk ve Hasahır’dan oluşur. Bunlardan deniz köşkleri ve Beylerbeyi Sarayı Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılmıştır. Diğer yapılar ise daha önce burada bulunan saraya aittir. Sarayın ana yapısı olan Beylerbeyi Sarayı, yüksek bir bodrum üzerine, kagir ve iki katlı bir binadır. Boğaz’a paralel olarak yerleştirilen sarayın uzunluğu 65 m.dir.Üç yönden basamaklarla çıkılan sarayda, 6 salon ve 24 oda bulunmaktadır. Özellikle üst kattaki Havuzlu Salon ve ismini sütunlarının renginden alan Mavi Salon, sarayın en görkemli mekanlarıdır. Ayrıca setler biçiminde düzenlenmiş bahçesi de sarayın bir başka özel yönüdür. 1984 yılında müze olarak ziyaretlere açılmıştır.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazartesi ve Perşembe günleri dışında her gün 09.30-17.00 saatleri arasında gezilebilir.




    Cumhuriyet Eğitim Müzesi

    İlçe: Sultanahmet
    Adres: Sultanahmet Endüstri Meslek Lisesi, Tarihi Kılıçhane Binası, Sultanahmet
    Cumhuriyet Eğitim Müzesi, Sultanahmet Endüstri Meslek Lisesi bahçesinde bulunan Tarihi Kılıçhane binasında, 1998 yılında hizmete açılmıştır. Müzenin bulunduğu Tarihi Kılıçhane binasının asıl adı dımışkıhane olup, Osmanlı İmparatorluğu`nun kılıç imalatının yapıldığı ve kılıç yapımının öğretildiği okuldur.
    İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet’in vezirlerinden Gedik Ahmet Paşa`nın girişimi ile 1454’te bir kılıç imalathanesi kurulmuştur. I. Mahmut döneminde (1730-1754) Sadrazam Yeğen Mehmet Paşa buradaki kılıç imalatını durdurarak binayı Yeniçeri askerlerinin elbiselerinin dikiminin yapıldığı (dikimhane) haline getirmiştir. Kılıçhane III. Selim döneminde (1789-1807) yeniden canlandırılarak 1868 yılına kadar varlığını sürdürmüştür. Mithat Paşa`nın girişimiyle 1868 yılında Kılıçhane binası ve çevresinde bulunan ek binalarda Sanayi Mektebi açılmasıyla Kılıçhane kapanmıştır.
    Müzede Atatürk`ün Türk harflerini ilk kez yazdığı karatahta, Cumhuriyet öncesiyle ilgili resimler, okul künye defterleri, çeşitli dönemlere ait diplomalar, karne ve sicil defterleri, öğretmen okulu diplomaları, okullarla ilgili belgeler, gazete kupürleri, madalyalar ve eğitim araçları sergilenmektedir.
    Ziyaret Gün ve Saatleriazar dışında her gün 10.00-17.30 saatleri arasında açıktır.




    Deniz Müzesi (Naval Museum)



    Telefon:0212 327 43 46
    Fax: 0212 261 01 30
    E-mail: navalmuseumturk@superonline.com
    İlçe: Beşiktaş
    Adres: Barbaros Hayretin Vapur İskelesi yanı Beşiktaş
    1897`de Bahriye Nazırı Bozcaadalı Hüseyin Hüsnü Paşa`nın emri ile Amiral Arif Hikmet Paşa ve Yüzbaşı Süleyman Nutkî Bey tarafından Taşkızak Tersanesi`nde (eski mayın deposunun üst katı) Deniz Müzesi ve Kütüphanesi adıyla kuruldu. İlk objeler denizcilikle ilgili kişi ve kurumlardan hibe yahut satın alma yoluyla elde edildi. 1914`te Bahriye Nazırı Cemal Paşa zamanında ressam Ali Sami Boyar`ın gayretleriyle genişletilip modernleştirildi. I. Dünya Savaşı sırasında (1914-1918) ve sonrasında Bahriye Müzesi Müdürlüğü adıyla Tersane içinde iki kez yeri değiştirildi. 1939`da II. Dünya Savaşı`nın başlamasıyla müzedeki eserler Konya`ya taşındı ve ziyarete kapalı tutuldu. Savaş sonrasında eserler İstanbul Kasımpaşa`daki Divanhane (bugünkü Kuzey Deniz Saha Komutanlığı) binasının bir bölümüne taşınarak depolandı.
    27 Eylül 1948`de Dolmabahçe Camii, sarayın garaj ve kayıkhanesi ile havuzunda Deniz Müzesi adıyla teşhire açıldı. 1956`da Dolmabahçe Caddesi`nin genişletilmesi sırasında kayıkhane ve garaj yıkılınca buradaki eserler eski Dolmabahçe Sahil Sarayı`nın Arabacılar Dairesi`ne taşındı. Bu taşınma sırasında Deniz Kuvvetleri`ne ait arşiv belgeleri Ağalar Dairesi`nde, kayıklar ve kadırga da Devlet Malzeme Ofisi`nin Beşiktaş`taki binasında depolandı. Dört yıl boyunca bir kısım malzemeleri Dolmabahçe Camii`nde halkın ziyaretine açık bulundurulan müze, 1960`ta halen bulunduğu Beşiktaş Vergi Dairesi`ne (eski Maliye binası) taşındı ve kütüphane ile birlikte hizmete sunuldu. 1970`te Deniz Kuvvetleri Komutanı Celal Eyiceoğlu`nun gayretleriyle müze binalarına ilaveten bir Kayıklar Galerisi yaptırılarak tarihi kayıklar ve kadırga da sergi kapsamına alındı. Aynı yıl müzenin arşiv kısmı Lalahan`a (Ankara) taşınmışsa da çok geçmeden İstanbul`a getirildi ve halen bulunduğu binada (Dolmabahçe Sarayı Arabacılar Dairesi) faaliyete geçti.
    Müze bünyesinde halen bir kütüphane ile Tarihi Deniz Arşivi bulunmaktadır. Tarihi kayıklar galerisi, denizcilikle ilgili çeşitli objeleri içermesi bakımından müzenin en ilginç bölümünü oluşturur. Dünyada bir benzeri olmayan Osmanlı saltanat kayıkları, bu galeride tamamen orijinal şekilleriyle korunup sergilenmektedir. Buradaki en değerli eser ise 1648-1687 yılları arasında padişah olan IV. Mehmed`e ait tenezzüh kadırgasıdır. 40 m. boyunda, 5,90 m. eninde, 140 ton ağırlığında ve her küreği üç kişi tarafından çekilen (toplam 144 kürekçi) 24 çifte ve oturakla donatılmış bu orijinal kadırganın köşk kısmı da Türk el sanatlarının zarif bir örneğidir. Müzenin bahçesi de açık teşhir alanı olarak düzenlenmiştir. Burada Piri Reis haritasının mozayik röprodüksiyonu ile Osmanlı egemenlik sınırlarını gösteren üç duvar haritası, ayrıca ünlü Türk denizcilerinin büstleri, hava şartlarından etkilenmeyen diğer objeler ve orijinal mayınlar, torpidolar, deniz topları, denizcilikle ilgili kurumlara ait eski kitabeler vb. sergilenir. Deniz Müzesi`nde halen 3.742 eser bulunmaktadır. Kütüphanede bazıları yazma olmak üzere 20.000`i aşkın kitap mevcuttur. Tarihi Deniz Arşivi`nde Bahriye Nezareti dönemine ait 25.000.000 civarında tarihi eski yazılı belge yer alır.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Müze kısmı Pazartesi ve Salı günleri dışında her gün; kütüphane ve arşiv ise hafta içi her gün 9.00-18.00 saatleri arasında açıktır.


    www.forumbt.net



  6. #6
    Moderator AKREPKRAL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Yaş
    52
    Mesajlar
    4.465

    Standart İstanbul Müzeleri

    Divan Edebiyatı Müzesi


    Telefon:0212 245 41 41
    İlçe: Beyoğlu
    Adres: Galip Dede Caddesi No:15 Beyoğlu
    1975 yılında müze olarak hizmete açılmış olan Galata Mevlevihanesi diğer adıyla Kulekapı Mevlevihanesi devrinin kültürünü ve sanatını yansıtan kurumlardan biridir. Yüzyıllar boyunca musiki ile bilimi bir arada kaynaştıran mevlevihanelerin Türk kültürüne etkileri büyük olmuştur. Mevlevihanelerin çevresinde toplanan pek çok kişi güzel sanatların pek çok dalında öğrenim görmüş ve bilimsel alanda kendilerinden uzun uzun söz ettirmişlerdir. Beyoğlu semtinde Yüksekkaldırım`a inen yokuşun başında yer alan mevlevihane, İstanbul`un en eski mevlevihanesidir. II. Sultan Beyazıd`ın beylerbeyi olan İskender Paşa`nın av çiftliği üzerine 1491 yılında inşa edilmiştir. İlk şeyhi de Mehmed Semâ-i Çelebi`dir. Mevlevihane Sultan III. Mustafa zamanında (1766) yangın geçirmiş, aynı sultan zamanında bugün ayakta olan mevlevihane yaptırılmıştır. Bina daha sonraki yıllarda Sultan III.Selim, II. Mahmud ve Abdülmecid zamanlarında onarım görmüştür. Faaliyetini 1925 yılına kadar sürdüren mevlevihane 1967-1972 yılları arasında tekrar onarılmıştır. Külliye halinde inşa edilmiş olan mevlevihane; semahane, derviş hücreleri, şeyh dairesi ve hünkar mahfeli, bacılar kısmı, kütüphane, sebil, muvakkithane, mutfak, türbeler ve hazineden oluşmaktadır.
    Semahane
    Müze olarak kullanılmakta olan bu ahşap kısmın giriş kapısı üzerinde Sultan Abdülmecid`in tamir kitabesi yer almaktadır ve 1853 tarihini taşımaktadır. Bina sekizgen planlıdır ve 18. yüzyıl Barok üslubunun güzel örneklerinden biridir. Bu bölümde Türk musiki aletleri ile, Mevlevi kültürüne ait eserler sergilenmektedir. Ahşap kafeslerle ayrılmış olan üst kısmında ise kronolojik sıra ile divan şairlerinin divanları ile mevlevihanede yetişmiş olan Şeyh Galib, İsmail Ankaravî, Esrar ve Fasih Dedeler ile Şair Leylâ Hanım`a ait el yazması eserler yer almaktadır. Şeyh dairesi ve Hünkar mahfeli üst kattadır.
    Derviş Hücreleri
    Kâgirdir ve yan yana dizilmiş odalardan meydana gelmiştir.
    Türbeler
    Şeyh Galib Türbesi; 19.yüzyıl başlarında Halet Said Efendi tarafından yaptırılmıştır. Kare planlıdır. İçinde mevlevihanede şeyhlik yapmış olan Mehmed Ruhi, Hüseyin, İsa Selim Efendiler ile Mesneviyi ilk şerh eden Şarih-i İsmail Ankaravî ve Şeyh Galib Efendi gömülüdür.
    Halet Said Efendi Türbesi; diğer türbe ile aynı tarihte yapılmıştır. Kare planlıdır. İçinde Şeyh Kudretullah, Ataullah efendiler ile Halet Said Efendi ve Ubeydullah Efendi`nin eşi Emine Esma Hanım gömülüdür.
    Sebil ve Muvakkithane
    Girişin sağında yer almaktadır. Kâgir olan yapı 19.yüzyıl başlarında inşa edilmiştir.
    Kütüphane
    Halet Said Efendi tarafından yaptırılmıştır. Muvakkithane`nin üst katında yer alır. İçinde 3455 cilt kitap bulunmaktadır.
    Hâzire (Mezarlık) Mevlevihanede şeyhlik yapmış olanlarla, eşleri, kudumzenler, neyzenler, divan sahibi şairler gömülüdür. Ayrıca Humbaracı Ahmed Paşa`nın, Türkiye`de ilk matbaayı kuran İbrahim Müteferrika`nın, ünlü bestekâr Vardakosta Seyyid Ahmed Ağa`nın, Nayi Osman Dede`nin ve Tepedelenli Ali Paşa`nın aile efradının mezarları bulunmaktadır. Mezar taşları yazı ve süslemeler açısından da çok değerlidir.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Salı hariç 09.30 - 16.30 saatleri arasında.




    Dolmabahçe Sarayı Müzesi


    Telefon:0212 236 90 00
    Fax: 212 236 29 06
    İlçe: Beşiktaş
    Adres: Dolmabahçe, Beşiktaş
    Sarayın bulunduğu yöre, 17. yüzyıla kadar Boğaziçi’nin koylarından biriydi. Bu bölgenin Altın Post`u aramaya çıkan Argonotlar`ın efsanevi gemisi Argos’un demirlediği, Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethi sırasında Haliç’e indirmek üzere gemilerini karaya çıkardığı yer olduğu ileri sürülür.
    Osmanlılar Dönemi`nde kaptan paşaların donanmayı demirledikleri, geleneksel denizcilik törenlerinin yapılageldiği doğal bir liman görünümünde olan bu koy, 17. yüzyıldan başlayarak dönem dönem doldurulmuş ve Dolmabahçe adıyla padişahların Boğaziçi’ndeki has bahçelerinden biri konumuna getirilmiştir.
    Tarihsel süreç içinde çeşitli padişahlar tarafından yaptırılan köşk ve kasırlarla donatılan Dolmabahçe; zamanla "Beşiktaş Sahil Sarayı" adıyla anılan bir saray görünümü kazanmıştır.
    Beşiktaş Sahil Sarayı, Sultan Abdülmecid Döneminde (1839-1861) ahşap ve kullanışsız olduğu gerekçesiyle 1843 yılından başlayarak yıktırılmış ve aynı yerde günümüze dek gelen Dolmabahçe Sarayı’nın temelleri atılmıştır.
    Yapımı, çevre duvarlarıyla birlikte 1856 yılında bitirilen Dolmabahçe Sarayı 110.000 m2’yi aşan bir alan üstüne kurulmuş ve ana yapısı dışında onaltı ayrı bölümden oluşmuştur. Bunlar saray ahırlarından değirmenlere, eczanelerden mutfaklara, kuşluklara, camhane, dökümhane, tatlıhane gibi işliklere uzanan bir dizi içinde, çeşitli amaçlara ayrılmış yapılardır. Bu yapılar arasına Sultan II. Abdülhamid Döneminde (1876-1909) Saat Kulesi ve Veliahd Dairesi arka bahçesindeki Hareket Köşkleri eklenmiştir.
    Dönemin önde gelen Osmanlı mimarları Karabet ve Nikogos Balyan tarafından yapılan sarayın ana yapısı; Mabeyn-i Hümâyûn (Selâmlık), Muayede Salonu (Tören Salonu) ve Harem-i Hümâyûn adlarını taşıyan üç bölümden oluşur. Mabeyn-i Hümâyûn; devletin yönetim işleri, Harem-i Hümâyûn; padişah ve ailesinin özel yaşamı, bu iki bölümün arasında yer alan Muayede Salonu ise; padişahın devlet ileri gelenleriyle bayramlaşması ve kimi önemli devlet törenleri için ayrılmıştır.
    Tüm yapı, bodrumla birlikte üç katlıdır. Biçimde, ayrıntılarda ve süslemelerde gözlenen belirgin batı etkilerine karşılık bu saray, bu etkilerin Osmanlı ustalarca yorumlanmış bir uygulamasıdır. Öte yandan, gerek kuruluş gerekse oda ve salon ilişkileri açısından geleneksel Türk evi plan tipinin çok büyük boyutlarda uygulandığı bir yapı bütünüdür. Beden duvarları taştan, iç duvarları tuğladan, döşemeleri ahşaptan yapılmıştır. Çağın teknolojisine açık olan saraya, 1910-12 yıllarında elektrik ve kalorifer sistemi eklenmiştir. 45.000 m2’lik kullanılır döşeme alanı, 285 odası, 46 salonu, 6 hamamı ve 68 tuvaleti vardır. Döşemelerin ince işçilikli parkelerinin üstünde, önce sarayın dokumevinde, sonra da Hereke’de dokunmuş 4454 m2 halı serilidir.
    Padişahın devlet işlerini yürüttüğü Mabeyn; işlevi ve görkemiyle Dolmabahçe Sarayı’nın en önemli bölümüdür. Girişte karşılaşılan Medhal Salon, üst katla bağlantıyı sağlayan Kristal Merdiven, elçilerin ağırlandığı Süfera Salonu ve padişahın huzuruna çıktıkları Kırmızı Oda; imparatorluğun tarihsel görkemini vurgulayacak biçimde süslenmiş ve döşenmiştir. Üst katta yer alan Zülvecheyn Salonu; padişahın Mabeyn’de kendine özel olarak ayrılmış dairesine bir tür geçiş mekanı oluşturmaktadır. Bu özel dairede, padişah için mermerleri Mısır’dan getirilmiş görkemli bir hamam, çalışabileceği oda ve salonlar bulunmaktadır.
    Harem ve Mabeyn bölümleri arasında yer alan Muayede Salonu; Dolmabahçe Sarayı’nın en yüksek ve en görkemli parçasıdır. 2000 m2’yi aşan alanı, 56 sütunu, yüksekliği 36 m.yi bulan kubbesi ve bu kubbeye bağlı yaklaşık 4,5 tonluk İngiliz yapımı avizesiyle bu salon, sarayın diğer bölümlerinden belirgin bir biçimde ayrılmaktadır. Salon, bodrumdaki tesislerden elde edilen sıcak havanın sütun diplerinden içeri verilmesiyle ısıtılmakta, böylelikle soğuk mevsimlere rastlayan törenler daha sıcak bir atmosferde yapılabilmekteydi. Geleneksel bayramlaşma töreni günlerinde, Topkapı Sarayı’nda bulunan altın taht bu salona getirilerek kurulur ve padişah bu tahtta devlet ileri gelenleriyle bayramlaşırdı. Galeriler ise elçilik görevlilerine, Saray Orkestrası’na, bay ve bayan konuklara ayrılmıştı.
    Dolmabahçe Sarayı’nın Batı etkileri altında, Avrupa saraylarından örnek alınarak yapılmış bir saray olmasına karşılık, işlevsel kuruluşu ve iç mekan yapısında "Harem"in eskisi kadar kesin çizgilerle olmasa da ayrı bir bölüm olarak kurulmasına özen gösterilmiştir. Ancak Topkapı Sarayı’nın tersine, Harem, artık saraydan ayrı tutulmuş bir yapı ya da yapılar topluluğu değildir; aynı çatı altında, aynı yapı bütünlüğü içinde yerleştirilmiş özel bir yaşama birimidir.
    Dolmabahçe Sarayı’nın yaklaşık üçte ikisini oluşturan Harem Bölümü`ne, Mabeyn ve Muayede Salonu’ndan geleneksel ayrımı vurgulayan demir ve ahşap kapılarla kesilmiş koridorlarla geçilmektedir. Bu bölümde Boğaziçi’nin yansımalarıyla aydınlanan salonlar, sofalar boyunca padişahların, padişah eşlerinin, çeşitli görevleri olan kadınların, şehzade ve sultanların yatak odaları, çalışma ve dinlenme odaları sıralanmaktadır. Valide Sultan Dairesi, Mavi ve Pembe Salonlar, Abdülmecid, Abdülaziz ve Reşad tarafından kullanılan odalar, Cariyeler Bölümü, Kadınefendi odaları, Atatürk’ün çalışma ve yatak odası, sayısız değerli eşya, halı, levha, vazo, avize, tablo gibi sanat yapıtları Harem’in ilginç ve etkileyici parçalarını oluşturmaktadır.
    Günümüzde Dolmabahçe Sarayı’nın bütün birimleri restore edilmiş ve ziyarete açılmış bulunmaktadır. Saray’ın değerli eşyalarının sergilendiği iki “Değerli Eşyalar Sergi Salonu”, Milli Saraylar Yıldız Porselenleri Koleksiyonu’ndan örneklerin yer aldığı “İç Hazine Sergi Binası”, genellikle Milli Saraylar Tablo Koleksiyonu’nun bölüm bölüm ve uzun süreli sergiler biçiminde izleyicilere sunulduğu “Sanat Galerisi”, bu galerinin alt katında sarayın çeşitli objeleri ve mimari süslemelerinden alınmış kuş motiflerinin fotoğraflarından oluşan sürekli serginin bulunduğu tarihsel koridor, Mabeyn Bölümü’ndeki Abdülmecid Efendi Kütüphanesi, Dolmabahçe Sarayı’nın başlıca sergileme birimlerini oluşturmaktadır.
    Sarayın hemen girişinde bulunan eski Mefruşat Dairesi’nde Kültür-Tanıtım Merkezi yer almakta ve Milli Saraylar’ın çeşitli yerlerinde sürdürülen bilimsel çalışmalarla tanıtım etkinlikleri bu merkezden yönlendirilmektedir. Öte yandan, yine bu merkezde çoğunluğunu 19. yüzyıla yönelik yayınların oluşturduğu bir kitaplık kurularak araştırmacıların hizmetine sunulmuştur.


    www.forumbt.net

  7. #7
    Moderator AKREPKRAL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Yaş
    52
    Mesajlar
    4.465

    Standart İstanbul Müzeleri

    Eczacıbaşı Sanal Müzesi


    Telefon:0212 350 81 13
    Fax: 0212 280 82 44
    E-mail: sanalmuze@eczacibaşi.com.tr
    Web: http://www.sanalmuze.org
    İlçe: Levent
    Adres: Eczacıbaşı Holding A.Ş. Sanal Müze Yönetimi Büyükdere Caddesi Ali Kaya Sokak No: 7 Levent
    Eczacıbaşı Holding`in web ortamında kurduğu Sanal Müze sitesinde koleksiyonlar, sergiler, etkinlik takvimi, sanat sözlüğü, sanatçılar hakkında bilgiler, araştırma kaynakları, sanat ve sanatçılarla ilgili haberleri bulabilirsiniz.




    Ercüment Kalmık Müzesi


    Telefon:0212 245 02 70
    İlçe: Taksim
    Adres: Sarayarkası Sokak No: 35 - 37 Gümüşsuyu / Taksim
    Türk resim tarihinin önemli isimlerinden olan Ercüment Kalmık`ın evinin restore edilmesiyle oluşturulmuştur. Geç dönem 19 yy. evinin aslına uygun restorasyonu ile birlikte, evin arka bahçesinde sanat atölyesi ve sergi mekanının yerleştirilmesi, projenin esasını oluşturmaktadır. Restore edilen ev sanatçı Ercümend Kalmık`ın eserlerinin sergilenmesine ayrılmış, tonozlu ek binanın alt katında sanat atölyesi, üst katında ise geçici sergiler için bir mekan yaratılmıştır. Bu tonozlu yapı, eski yapıya ince ve şeffaf bir köprü ile bağlanmıştır.
    Ziyaret Gün ve Saatleri:Restorasyon ve onarım çalışmaları nedeniyle ziyarete açık değildir.





    Eski Şark Eserleri Müzesi

    Telefon:0212 520 77 40
    İlçe: Sultanahmet
    Adres: Osman Hamdi Bey Yokuşu, 34400 Gülhane-Sultanahmet
    Arkeoloji Müzelerine bağlıdır. Halil Eldem Bey tarafından 1917 yılında düzenlenerek hizmete açılmıştır.
    Eski Mezopotamya, Yunan öncesi Anadolu, Eski Mısır ve İslamiyet öncesi Arabistan Kültürüne ait 15.000 kadar arkeolojik eser sergilenmektedir. Binanın giriş merdiveninin iki yanında M.Ö. IX.yüzyıla ait Zincirli’de bulunmuş iki aslan heykeli yer alır. Salonlarda sırasıyla; Asur, Sümer, Akat, Babil ve Part uygarlıklarına ait eserler, Eski Mısır eserleri, İslamiyet öncasi Arabistan eserleri ve çivi yazılı belgeler kolleksiyonu sergilenmektedir.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazartesi günü dışında her gün 09.30-17.00 saatleri arasında gezilebilir.




    Fethiye Müzesi (Pammakaristos Kilisesi)


    Telefon:0212 528 45 00
    İlçe: Fatih
    Adres: Fethiye Caddesi Draman / Fatih
    İstanbul`un Fatih-Çarşamba semtindedir. Bizans Döneminde yaptırılan Pammakaristos manastır kilisesidir. Latin istilasının son bulmasıyla XIII. yüzyılda bir mezar şapeli eklenmiştir.
    Fetihten sonra, Hıristiyanların elinde kalıp kadın manastırı olarak kullanılmış, 1455 yılında patrikhane buraya taşınmış ve 1586 yılına kadar patrikhane olarak kalmıştır.
    Bu kiliseyi III. Murat (1574-1595) camiye dönüştürmüş ve Fethiye adı verilmiştir.
    Kuzey kilise halen cami olarak kullanılmaktadır, ek kilise ise duvarları XIV. yüzyılın güzel mozaikleri ile süslü olup 1938-1940 yıllarında onarıldıktan sonra müze olarak Ayasofya Müzesi`ne bağlı bir birim haline getirilmiştir.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazartesi günü dışında, Ayasofya Müzesi Müdürlüğü`nün izni ile gezilebilmektedir.




    Florence Nightingale Müzesi

    Telefon:0216 343 73 10
    Fax: 0216 333 10 09
    İlçe: Üsküdar
    Adres: Selimiye Kışlası, Üsküdar
    Kırım Savaşı sırasında Askeri Hastane haline getirilen ve İngiliz hemşire Florence Nightingale’in de görev aldığı tarihi Selimiye Kışlası’nın kuzeybatı köşesindeki kulenin bir bölümü 1954`te müze olarak düzenlenmiştir.
    Florence Nightingale’in eşyaları, fotoğrafları, elinden hiç eksik etmediği lambası, madalyaları ve Sultan Abdülmecid’in hediye ettiği bilezik müzede sergilenmektedir.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Hafta içi 09.00 - 16.00 arasında gezilebilir. Müzeyi gezmek isteyenler ilgili faks yoluyla izin almalıdırlar.
    Ücret: Müzeye giriş ücreti alınmamaktadır.




    Galatasaray Müzesi


    İlçe: Beyoğlu
    Adres: Galatasaray Lisesi İstiklal Caddesi Beyoğlu
    1868`de Galatasaray Lisesi Tanzimat hareketi yönunde tekrar kurulduğunda, 3. Napolyon`un hediyesi olan Tarih-i Tabiiye Müzesi`nin mektepte tesisiyle Galatasaray müze mevhumuyla tanıştı. 1909`da konferans salonunda Fransızca konuşularak yapılan Klüp Genel Kurulu, "Mektebimizin bir köşesinde hatıralarımızı saklayacağımız bir müze" tesisini amaç olarak belirtti ve 1913`te Kalamış`ta Galatasaray Klübü`ne tahsis edilmiş merkez binasında müzeyi tesis etti. 1918`de Birinci Dünya Harbi`nden sonra İstanbul`un işgalinde bina Galatasaray¹dan alınınca müze eşyaları Ali Sami (Yen) Bey tarafından bir zabıtla, korunmak üzere, mektep müdüriyetine teslim edilerek işgal ve Milli Mücadele sırasında burada muhafaza edildi.
    Cumhuriyet`ten sonra mektebin konferans salonu yanındaki fuaye, sonra resimhanede muhafaza ve teşhir edilirken Atatürk`ün ziyareti gerçekleşti ve resmini imzaladı. 1942`de Recep Peker başbakanlığındaki hükumet mektepte ayrı bir müze binası yaptırılmasına izin verdi. O zamanki Istanbul Valisi Lütfi Kırdar, bahçe önündeki binaları istimlak etti ve gerekli tahsisatın oluşturulmasına başlandı. 1970 yılında bugünkü mektep girişine eklemlenmiş bina tamamlandı ve Galatasaray Müzesi buraya taşındı.
    Mekanın temininden sonra müze faaliyeti ve teşkilatı 3 esasa dayandı: 1- Müze eşyasının korunması 2- Müzeye devamlı yeni eşya temini. (Her yıl Ekim ayındaki kuruluş yıldönümünde klüp, o yıl kazanılan kupa ve ödülleri müzeye teslim eder. Ayrıca Galatasaraylılar ellerindeki belge ve eşyaları da müzeye teslim etmektedirler.) 3- Kültür değeri olarak müze konu ve kapsamını kamunun bilincine aktaracak teşhiri yapacaktir.
    Klüp başkanının atadığı bir heyet tarafından yönetilen müze, Galatasaray Lisesi ve Spor Klübü`nün ortak müzesi kimliğindedir. Herkese açıktır ve giriş ücretsizdir.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Çarşamba günleri 10.00 - 13.00 arası ve özel günlerde (Her Haziran`ın ve Aralık`ın ilk Pazar`ı olan pilav günlerinde ve ihtiyari olarak bazı kutlama, sergi ve törenlerde) açıktır.




    Havacılık Müzesi

    Telefon:0212 663 24 90 / 2216
    İlçe: Yeşilyurt
    Adres: Hava Harp Okulu Komutanlığı, Yeşilyurt
    İlk havacılık müzesi, 1971 yılında İzmir Cumaovası sivil hava alanında ziyarete açılmış ve 1978 yılına kadar burada kalmıştır. 1974`te müzenin İstanbul`a taşınması gündeme gelmiş ve gerekli girişimler başlatılmıştır. Müze, 1985 yılında Yeşilköy`de ziyarete açılmıştır. O günden başlayarak yapılan çalışmalarla bugünkü modern tesisler kazanılmıştır.
    12.000 metrekare açık ve 3000 metrekare kapalı alan üzerinde sergilenen uçaklar arasında uçabilenler olduğu gibi, dünyada eşi kalmadığı için antika değerine sahip 1930`lu yıllara ait uçaklar da bulunmaktadır. Ayrıca Türk havacılık tarihi ile ilgili değerli eşya, maket, fotoğraf ve tarihi belgelerin de bulunduğu kapalı mekanların dışında açık mekanda da jet savaş uçakları, kargo ve savaş uçakları, helikopterler, uçaksavar, füze ve radar sergilenmektedir. Müzede ayrıca 50 kişilik modern sinema ve konferans salonu, uçak maketleri ve hatıra eşya satışının yapıldığı hatıra eşya satış reyonu, yazlık ve kışlık kafeterya bulunmaktadır.
    Müze tarafından her yıl, açılış tarihi olan 16 Ekim`i kapsayan haftada, "Türkiye Plastik Model Uçak Yarışması" düzenlenmektedir. Müzeyi gezenler, çağdaş müzecilik anlayışıyla yaratılan ortamda dünya ve Türk havacılığının geçirdiği aşamaları izleyebilirler.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazartesi ve Salı günleri kapalıdır. Diğer günlerde 9.00-16.30 saatleri arasında gezilebilir.




    Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi

    İlçe: Adalar
    Adres: Heybeliada
    Cumhuriyet dönemi yazarlarından Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Heybeliada’da, 1912-1944 yılları arasında yaşadığı evin, Kültür Bakanlığı`nın yaptığı restorasyonla müzeye çevrilmesiyle oluşturulmuştur. Heybeliada’da denize hâkim bir tepede bulunan müzede aralarında Hüseyin Rahmi Gürpınar`ın kendi yaptığı el işlerinin de bulunduğu eşyalar ve kitaplar sergileniyor.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Her gün 9.00-18.00 saatleri arasında açıktır.



    İmrahor Anıtı (İlyas Bey Camii)
    St. Studios Manastırı
    Hagios Ionnes Prodromos Bazilikası


    Telefon:0212 522 09 89
    İlçe: Topkapı
    Adres: İmam Aşir Sokak Yedikule / Topkapı
    Yedikule semtinde yer alan yapı, İstanbul`daki Bizans Dönemine ait en eski yapılardan biridir. V. yüzyılda inşa edilmiştir.
    Manastır ve kilise, kurucusundan dolayı Studios olarak tanınmıştır. Manastır, Bizans Döneminde önemli bir dini merkez olarak önemini korumuştur.
    Latin istilası sırasında kilise-manastır büyük ölçüde yıkıma uğrayıp harap olmuş, XIII. yüzyılda ise gerekli onarımlar yapılıp etrafı kalın duvarlarla çevrilmiştir. XIII. ve XV. yüzyıllarda İstanbul`a gelen gezginler kilisenin süslemelerinden ve görkemli görüntüsünden söz ederler.
    İstanbul`un fethinden sonra yapı 1486 yılında İlyas Bey tarafından camiye çevrilmiştir. Daha sonra çeşitli zamanlarda meydana gelen deprem ve yangın nedeniyle büyük ölçüde zarar gören yapının 1908`de çatısının çökmesiyle birlikte yapı onarılmayarak günümüze bu hali ile gelmiştir.
    Bazilikanın özgün sütun, başlık ve mimari öğelerinden bir bölümüyle zengin döşeme süslemeleri korunabilmiştir.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Ayasofya Müzesi Müdürlüğü`nün izniyle gezilebilmektedir.

    www.forumbt.net


















  8. #8
    Moderator AKREPKRAL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Yaş
    52
    Mesajlar
    4.465

    Standart İstanbul Müzeleri

    İstanbul Modern Sanat Müzesi


    Telefon:0212-334 73 00
    Fax: 0-212-243 43 19
    E-mail:
    info@istanbulmodern.org
    Web: http://www.istanbulmodern.org/
    İlçe: Karaköy
    Adres: Meclis-i Mebusan Cad. Liman Sahası Antrepo Karaköy - İSTANBUL

    İstanbul Modern ile, ülkemiz yıllardır özlemi çekilen uluslararası alanda bir müzeye kavuşurken, İstanbul yeni bir simge kazanıyor, ulusal kültür yaşamında bir dönüm noktası oluşuyor. İstanbul Modern, ülkemizin modern ve çağdaş sanat alanındaki birikimini ortaya koymayı, korumayı ve değerlendirmeyi amaçlıyor. Sanat gündemini belirleyen, eğiten, sevdiren, dinamik ve çok sesli ortamıyla toplumun geniş bir kesimine ulaşmayı hedefliyor. Sanatsal üretimi, yaratıcılığı, sanat ve toplum eğitimini geliştirerek, uluslararası kültürler arasında köprü işlevi üstlenmeyi ve bir “eğitim ve kültür merkezi” olarak müze yönetimine yeni bir anlayış getirmeyi planlıyor.
    Boğaziçi`nin güneyinde, tarihi yarımadanın ve Topkapı Sarayı`nın karşısında yer alıyor İstanbul Modern. Boğaziçi`nin en eski yerleşimlerinden Sycae`nin, bugünkü Galata`nın rıhtımındaki TC Denizcilik İşletmeleri`nin 4 No`lu antreposu yenilenerek tüm işlevleriyle gerçek bir modern müzeye dönüştürüldü. Çağdaş müzecilik anlayışıyla hizmet verecek olan İstanbul Modern`de kalıcı koleksiyon sergi galerisi, süreli sergi galerisi, fotoğraf galerisi, heykel bahçesi, yeni medya alanı, eğitim salonu, kütüphane, yeni medya alanı, sinema salonu, cafe ve müze mağazaları yer alıyor.

    Sürekli Koleksiyon Sergisi: Sürekli Koleksiyon Sergisi Müzenin birinci katında kalıcı koleksiyon sergileri yer alıyor. Ülkemizdeki kurumsal koleksiyonlardan da katkılar sağlanarak, 20.yüzyılın başından günümüze Türk modern ve çağdaş sanatının ana eğilimleri ve önemli yapıtları tematik bir düzenle ve belirli aralıklarla yenilenerek izleyiciye sunuluyor.
    Sanatçıların farklı görsel dil ve tema uçlarında yoğunlaşmaları ve çeşitli yorumları, yalın ve paralel bir sergileme anlayışıyla sunuluyor. Bu karşılaştırmalı sergi düzeni ve geliştirilen sergi kavramları, sunulan yapıtlar üzerine yapılandırılacak eğitim programlarına da bir temel oluşturuyor.

    Fotoğraf Galerisi: Fotoğraf Bölümü Ocak, Mayıs ve Eylül aylarında açılmak üzere, yılda üç sergi hazırlamayı ve Türk fotoğrafını temsil eden sergileri yurt dışına taşımayı da planlıyor. Tümü bağışlarla oluşturulan ilk koleksiyonun yanı sıra, arşiv çalışmalarına da bugünden başlanmıştır. Osmanlı dönemi fotoğrafçıları da gerek satın almalar gerekse bağışlarla bu büyük çalışmada yerini alacaktır. Geliştirilen koleksiyon çağdaş şartlarda korunacak ve İstanbul Modern Türk fotoğrafının bir aynası olacak. Müzenin fotoğraf bölümünde ayrıca, seminerler ve açık oturumlar düzenlenecek.

    İstanbul Modern Sanat Kütüphanesi, adına uygun bir başvuru merkezi olarak tasarlandı. Öncelikli hedefi, araştırma ve eğitim amacıyla yaralanacak olanları tatmin edecek bir birikim yaratmak.
    Kütüphanenin çekirdeğini, Modern Türk Sanatı`nı konu edinen kaynaklar oluşturacak. Paralel olarak, Modern Dünya Sanatı`nın ana sorunlarını, akım ve eğilimlerini, belli başlı figürlerini kuşatan yapıtlara da yer verilecek. Üçüncü alan olarak ise, Sanat Eğitimi ve Müzecilik ile ilgili yayınlara ağırlık tanınması öngörüldü.
    İstanbul Modern Sanat Kütüphanesi için belirlenen kategoriler birkaç temel başlık altında toplanabilir: Sanat Ansiklopedileri, Sözlük ve Başvuru Kitapları; Sanatçı ve Sanat Akımı Monografileri; Müze ve Sergi Katalogları; Sanat Tarihi, Kuramları, Felsefesi, Eğitimi ve Estetik kitapları; Sanat Dergileri ve Koleksiyonları; Görsel ve İşitsel Arşiv.
    Enis Batur`un yönetimindeki kütüphanenin, orta vâde hedeflerinden biri de, özellikle Modern Türk Sanatı bağlamında, hem klasik ortamda hem de sanal ortamda hizmet verecek “Sanatçı Dosyaları” yaratmak. Osman Hamdi Bey`den başlayarak, bir klasörde, sanatçıyla ilgili görsel-işitsel ve yazılı malzemenin toplanacağı bu kaynakların, İstanbul Modern Yayınları için birer çıkış noktasına dönüşmesi amaçlanıyor. Kütüphane`nin, İstanbul Modern`in Arşiv bölümüyle eşgüdümlü biçimde, Modern Sanat`a ilişkin her türlü belgeyi toplamak, tasniflemek ve sınırlı hizmete açmak bir başka önemli hedefi olacak.

    Sinema: İstanbul Modern’in giriş katında yer alan Arthouse, klasikler, bağımsız sinema örnekleri ve festivaller dışında gösterim olanağı bulamayan filmlerden oluşan zengin bir program sunacak.
    Event4 kuruluşu olan Arthouse aynı zamanda yapımcı, yönetmen, oyuncu, senarist ve film seyircisini buluşturacak bir düşünce platformu oluşturacak. Gösterim paketinde yer alan filmler İstanbul’da yalnızca Arthouse’da sunulacak.
    Haftanın 6 günü açık olacak olan Arthouse’da filmlerin değişim günü Salı. Seanslar ise 12.00, 14.15, 16.30, 19.00 ve 21.00. Cuma ve cumartesi de geceyarısı gösterimleri gerçekleşecek.
    Arthouse’da ayrıca İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen konserler ve sahne performansları da yer alacak.

    Eğitim ve Sosyal Projeler: İstanbul Modern, sanatı her kesimden izleyiciyle samimi bir ortamda buluşturmak amacıyla farklı ziyaretçi grupları için özel programlar hazırladı. Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi`nin akademik desteğiyle yapılan bu programlar sanatçılar, akademisyenler ve eğitimciler tarafından düzenlenen seminer ve panelleri, uzmanların gerçekleştireceği rehberlik turlarını, ilkokul öğrencileri ve öğretmenleriyle oluşturacak atölye çalışmalarını içeriyor.
    Müzenin sürekli ve geçici sergilerinde Türkçe ve İngilizce rehberli turlar yapılıyor.
    İlkokul öğrencileri için eğitim programları hafta içinde Salı, Çarşamba, Perşembe ve Cuma günleri okullarla randevuyla müzenin girişinde yer alan Eğitim Odası`nda gerçekleşiyor.
    30 öğrenci kapasiteli bu odada öğrenciler, eğitimciler tarafından hazırlanan “Bir Sanatçıyı Tanımak”, “Sanat Yapıtlarını Anlamak ve Yorumlamak” etkinliklerine katılabilecek ve “Sanat Çalışması” yapabilecekler.
    Cumartesi ve Pazar günlerinde ise 11.00-12.00; 13.00-14.00; 15.00-16.00 saatlerinde müzeye gelen 6-14 yaş arasındaki öğrencilere hizmet veriliyor. Eğitim Odası, ilköğretim öğrencileri için hazırlanan özel bir sergi programıyla çalışıyor.
    İstanbul Modern`den eğitim programı içinde yararlanmak isteyen öğretmenler ve sanat eğitimcileri için özel hazırlanmış “Öğrencileri Müzeye ***ürürken”, “Eğitimciler İçin Müze Kılavuzu”, “Yararlanılması Gereken Kaynaklar” paketlerinden oluşan “Müze Erişim Programları” bulunuyor.
    Ayrıca aile programları ve yetişkinlere akademik programlar da uygulanıyor.
    Müze Mağazası: Müze mağazasında sergiler ve etkinliklerle bağlantılı olarak katoloğ ve kitaplar, özgün hediyelik eşya ve repredüksiyonlar, müze anısı olarak saklanabilecek ya da armağan edilebilecek çeşitli objeler satışa sunulacaktır.
    Cafe: Boğaziçi`nin muhteşem görünümüyle İstanbul Modern Cafe, konuklarına keyifli bir mola olanağı sunuyor.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazartesi günleri kapalı. Salı-Pazar Saat 10.00-18.00 saatleri arasında açık. Her Perşembe 10:00-20:00 (12:00-16:00 arası üzretsiz) saatleri arasında açık.
    1 Mart 2005 tarihine kadar ücretsiz gezilebilir.


    www.forumbt.net

  9. #9
    Moderator AKREPKRAL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Yaş
    52
    Mesajlar
    4.465

    Standart İstanbul Müzeleri

    İstanbul Oyuncak Müzesi


    Telefon:0216 359 45 50 - 51
    Web: http://www.istanbuloyuncakmuzesi.com/
    İlçe: Göztepe
    Adres: Ömerpaşa Caddesi Dr. Zeki Zeren Sokağı No:17 Göztepe / İstanbul

    Zeus`un Helikon dağında oturan dokuz güzel kızına “Musalar” denir. Onların bir diğer adı da ilham perileridir. Müze sözcüğünün kaynağı Musalar`dır. Yani, müze ilham perisi demektir. Sunay Akın, kitaplarından, sahne gösterisinden, hazırladığı radyo ve televizyon programlarından kazandıklarıyla bir ilki gerçekleştirdi ve “İstanbul Oyuncak Müzesi”ni açtı. Sanatçı “İlham perilerinin bana kazandırdığı okurlarımın ilgisi, sevgisi bana yetiyor. Paralarla da antika oyuncaklar satın aldım ve ilham perilerine bir ev kurdum!” diyor.

    Sunay Akın, bir oyuncak müzesini ilk kez, on beş yıl önce bir etkinliğe davetli olarak gittiği Almanya`da gördü. Müzeden etkilenen Akın, ülkesinde böyle bir müze kurmaya o an karar verdi. Berlin`den, bir antikacıdan satın aldığı oyuncak bir atın süvarisi olarak düşüne doğru yola koyuldu.

    İstanbul Oyuncak Müzesi, şairin İstanbul Göztepe semtinde ailesine ait tarihi bir köşkte kuruldu. 500 metre karelik bir alanda, yaklaşık iki bin adet oyuncak sergileniyor. Oyuncakların sergilendiği her oda bir tiyatro sahnesi görünümünde. Uzay oyuncaklarının olduğu bölüme girdiğinizde başınızın üstünde yıldızlar yanıp sönerken, oyuncak trenler gerçek bir tren kompartımanının içinde sergileniyor. Ziyaretçiler, müzenin kafeteryasında ise kız çocuklarının evcilik oyuncakları arasında dinleniyorlar. Müzede ayrıca yetmiş kişilik bir toplantı ve gösteri salonu da bulunuyor. Bu salona, müzeye katkılarından dolayı İyigün Özütürk`ün adı verildi.

    Sunay Akın, yurt içinden ve yurt dışından yaklaşık dört bin adet oyuncak topladı. En eski oyuncak 1817 yılına ait, Fransa`da yapılan bir oyuncak keman… 1820 yılında Amerika`da yapılan bir bebek, yine aynı ülkeden 1860 yılına ait misketler, Almanya`da yapılan yüz yaşında teneke oyuncaklar ve porselen bebekler müzenin en eski eserleri arasında.

    İstanbul Oyuncak Müzesi`nin girişinde bir mahalle oyuncakçısı karşılıyor sizi. Bir zamanlar kasabın ve bakkalın arasında kendine yer bulan, ama zaman içinde tutunamayarak kaybolan bu küçük oyuncakçı dükkanları müzede yaşatılıyor. Ayrıca, müzenin bir köşesinde tarihi Eyüp Oyuncakçısı da canlandırılıyor. Eyüp Sultan Camisinin yanında bulunan ve 1950`li yıllara kadar varlığını koruyan Eyüp oyuncakçılığı müzenin en ilginç köşelerinden birini oluşturuyor. Müzenin hediyelik eşya bölümünde de yeni yapım tarihi Eyüp oyuncakları satılıyor. Sunay Akın böylelikle bir tarihi değerimizi günümüze taşıyor.

    Müzenin tasarımı Ayhan Doğan tarafından yapıldı. Sahne tasarım sanatçısı Ayhan Doğan, iki yıllık bir çalışmanın sonunda Sunay Akın`ın düşünü renklendirdi, müzenin insanlarla buluşmasındaki başrol oyuncularından biri oldu.

    Toplumlar müzelerden geçerek aydınlanırlar. Bir toplum, önce kalkınıp sonradan müzelerini kurmazlar. Önce müzeler kurulur, insanlar buralardan geçerek aydınlığa ulaşırlar. Sunay Akın`ın oyuncak müzesi bu bakımdan aydınlanmaya sunulan bir armağandır.

    Ziyaret Saatleri: Pazartesi hariç, Hafta İçi: 09:30-18:00
    Cumartesi-Pazar 09:30-19:00 (Müze, Pazartesi günleri kapalıdır.)





    İstanbul Tekel Müzesi


    Telefon:0212 532 33 13
    İlçe: Eminönü
    Adres: Tekel Genel Müdürlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Unkapanı / Eminönü
    1941`de İnhisarlar Umum Müdürlüğü adıyla kurulan Tekel`in 1985 yılına kadar bir müzesi bulunmamaktaydı. Tekel`in geçirdiği değişiklikleri yansıtmak amacıyla 22 Mart 1985 tarihinde Cibali Sigara Fabrikası`nda bir "Tekel Müzesi" kurulmasına karar verildi.
    Müzede demirbaş kayıtlarına göre 306 obje bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır:
    Atatürk için yapılan ilk sigara örnekleri
    Cumhurbaşkanlarımız için yapılan sigaralar.
    Sigara paketleme, puro ve dokuma makinesi; ¤¤¤gâh ve avadanlıklar.
    1925 model İtalyan yapımı itfaiye otomobili
    Sigara poşeti, karton kutu ve diğer ambalaj malzemeleri.
    Fabrikada yapılan sigaraları gösteren alfabetik katalog.
    Reji idaresi zamanında yapılan sigara örnekleri albümü.
    Fabrikanın muhtelif mekânlarının eski fotoğraflarını gösterir albüm.
    Tablolar.
    Reji idaresinden kalan masa, sandalye, çalışma ofisi, büro malzemeleri, abajurlar, kalite kontrol cihazı ve malzemeleri.
    Eski tip kalorifer, radyatör, eski tip çini sobalar, mühür ve muhtelif kişilerce bağışlanan malzemeler.
    Yurdumuza gelen yabancı devlet adamları için yapılan sigara ve paket örnekleri.
    Biri Atatürk portresi işlemeli iki ipek halı.
    Eski tip puro ve dokuma ¤¤¤gâhları.
    Yurdumuzda üretilen tütün tipleri, balyaları ve balya sandığı örnekleri.






    İtfaiye Müzesi


    Telefon:0212 425 11 25
    İlçe: Fatih
    Adres: İtfaiye Caddesi No: 9 Fatih
    Müzede 300 yıllık bir geçmişe sahip olan Osmanlı dönemi yangın sondürme teşkilatı olan tulumbacılardan başlayarak, 200 yıl öncesine kadar İstanbul`da kullanılan yangın söndürme aletleri (Mahalle ve askeri tulumbalar, hidroforlu tulumba, ilk motorlu pompa, atlı tulumba arabası, bez sarnıç, merdiven, itfaiye fenerleri, teneke ibrikleri, cankurtarma ipi, maske filtresi, telefon santralı, taksim muslukları, semt tulumbaları), 1700’lü yıllara ait çardaklı tulumbalar, tulumbacı ve İtfaiyeci kıyafetleri sergilenmektedir. Uzun yıllar süren malzeme toplanması ve onarılması işlemlerinden sonra en yenilenmiş haliyle 1992`da açılmıştır.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Cumartesi ve Pazar günleri kapalı olup diğer günler 09.00-16.00 saatleri arasında gezilebilir.
    Ücret:Müze, Pazartesi günü dışında her gün 09.00-16.30 saatleri arasında ücretsiz gezilebilir.





    Karikatür ve Mizah Müzesi


    Telefon:0212 521 12 64
    İlçe: Fatih
    Adres: Atatürk Bulvarı Kovacılar Sokak No:12 Fatih
    Türkiye`de karikatür müzesi fikri ilk olarak 1975 yılında ortaya çıkmış ve mekan olarak da Gülhane Parkı`ndaki Tanzimat Müzesi düşünülmüştü. Ancak daha sonra bazı sebeplerden dolayı bu mekandan vazgeçildi ve müze aynı yıl Karikatürcüler Derneği`nin girişimi ile İstanbul Belediyesi tarafından Tepebaşı`nda hizmete açıldı. Karikatürcüler Derneği`nin de desteği ile bir süre burada faaliyet gösteren müze, 12 Eylül 1980 tarihinde kapatıldı ve daha sonra yıkılarak yerine TÜYAP binası yapıldı. Müzedeki eserler bir süre çeşitli mekanlarda saklandı.
    İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 27 Şubat 1989`da Karikatür ve Mizah Müzesi adıyla tekrar açılan müzenin yeni mekânı Saraçhanebaşı`ndaki Bozdoğan Kemeri`nin bitişiğinde Atatürk Bulvarı üzerinde yer alan Gazanferağa Külliyesi`dir. Darüssade ağalarından Gazanfer Ağa tarafından 16. yüzyıl sonlarında, mimar Davut Ağa`ya yaptırıldığı bilinen külliye bir medrese ve sebilden oluşmaktadır. Külliye 1945-1988 yılları arasında İstanbul Belediye Müzesi olarak kullanılmıştır. Belediye Müzesi`nin Yıldız`a taşınmasıyla da tarihi dokusuna uygun olarak onarılıp Karikatür ve Mizah Müzesi olarak düzenlenmiştir. Bugün Karikatürcüler Derneği ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi`nin ortak uyumu ile etkinliklerini sürdürmektedir.
    Çok zengin bir arşive sahip olan Karikatür ve Mizah Müzesi`nde 20.000`den fazla yerli ve yabancı orjinal karikatür bulunuyor. Her karikatüristin özel dosyalarının bulunduğu arşivde bütün çalışmalar kişilere, ülkelere ve konularına göre sınıflandırılmış durumda.
    Bir müze olmanın dışında çeşitli etkinliklerin de yapıldığı bu mekanda, sergi salonlarında iki tür sergi yapılıyor. Birincisi Türk karikatürünün başlangıcından 1960`lara kadar olan dönemini kapsayan sürekli sergi, ikincisi yerli ve yabancı karikatüristlerin eserlerinin tanıtıldığı kişisel ya da karma sergilerdir. Ulusal ve uluslararası bazı karikatür yarışmalarının elemelerinin, jüri toplantılarının da yapıldığı müzede her ay en az bir sergi etkinliği yapılıyor. Ayrıca karikatür sanatı ile ilgili çeşitli paneller, söyleşiler, anma toplantıları, video gösterileri gibi etkinlikler de düzenleniyor.
    Müze`nin en önemli bölümlerinden biri olan zengin mizah kitaplığında, hiçbir yerde kolay kolay bulunamayacak Türkiye`de ve dünyada yayınlanmış ya da yayınlanmakta olan kültürel yayınlar, mizah dergileri yer alıyor ve herkese açık.
    Müze`deki özgün baskı atölyesinde dileyen herkese bir uzman tarafından özgün baskı teknikleri öğretiliyor. Ayrıca müzede karakalem teknikleri ile ilgili resim dersleri de veriliyor. Müzeye giriş ve etkinliklerden yararlanmak ücretsizdir.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Her gün 09.00-18.00 saatleri arasında açıktır.




    Kariye Müzesi



    İlçe: Fatih
    Adres: Edirnekapı, Fatih
    Kariye İstanbul`da Edirnekapı semtindedir. Kariye (Khora) sözcüğü eski Yunanca`da kent dışı, kırsal anlamına gelirdi. Kaynaklarda çok eski bir tarihe ait sur dışında bir şapelden söz edilmektedir. Bu şapelin yerine ilk Khora Kilisesi Iustinianos`ça yeniden yaptırılmıştır. Çeşitli ek ve onarımlarla Kommenoslar Dönemi`ne kadar ulaşan yapı, surlara yakın Blakhernai imparatorluk sarayının genişlemesiyle önem kazanmıştır. 11. yüzyılın sonlarında İmparator I. Aleksios`un kayınvalidesi Maria Doukaina kiliseyi yeni baştan inşa ettirmiştir. Kilise kubbesi dört kemerle taşınan kiborion şeklinde bir mekâna sahiptir. 1204-1261 yılları arasındaki Latin işgali sırasında manastır ve kilise çok harap duruma gelmiştir. II. Andronikos (1282-1328) döneminde devrin ileri gelenlerinden, edebiyatçı, şair, ve hazine nazırı Theodoros Metokhites 1313`e doğru bu manastır ve kiliseyi onartmış, binanın kuzeyine bir ek, batısına bir exonarteks ve güneyine bir şapel (parekklesion) ekletmiştir. Ayrıca bu ekler mozaik ve freskolarla süslenmiştir. Güney cephede uzanan dar uzun tek nefli bir şapel olan parekklesion bir bodrum üzerine yapılmıştır. Üstü kısmen kubbe, diğer kısımları tonozla örtülüdür. Tek apsisi vardır. Bütün batı cephesi boyunca uzanan exonarteks bugünkü cepheyi oluşturur. Kuzey kanadı ise önemsiz bir dehlizden ibarettir. Yapının orta mekânını örten kubbe yüksek kasnaklıdır. Türk döneminde onarım görmüştür ve ahşaptır. Dış cephelerde yuvarlak kemerler, yarım payeler, nişler ve taş tuğla örgü sıraları ile plastik ve hareketli bir görünüm sağlanmıştır. Doğu cephesi dışa taşkın apsislerle bitmektedir. Orta apsis dıştan yarım kemerli bir payanda ile desteklenmiştir.
    İstanbul`un fethinden sonra bir süre daha kilise olarak kullanılan binayı 1511`de Vezir Hadım Ali Paşa camiye dönüştürmüştür. Daha sonra da yanına bir okul ve aşevi eklenmiştir. Mozaik ve freskolar cami olduktan sonra bazen tahta kepenklerle, bazen de badana ile örtülmüştür. 1948`den 1958`e kadar Amerikan Bizans Enstitüsü`nün yaptığı çalışmalar sonunda tüm mozaik ve freskolar ortaya çıkarılmıştır.
    Kariye mozaik ve freskoları Bizans resim sanatının son dönemine ait (14. yy.) en güzel örnekleridir. Bu mozaik ve freskolar şaşırtıcı bir benzerlik gösterir. Önceki dönemin yeknesak fonu burada görülmez. Derinlik fikri, figürlerin hareket ve plastik değerlerinin verilişi, figürlerdeki uzama bu üslubun özellikleridir. Dış nartekste İsa`nın hayatı, iç nartekste ise Meryem`in hayatı ile ilgili sahneler yer alır. Dış narteksten iç nartekse geçilen kapının üzerinde bir Pantokrator İsa vardır. Sol tarafta İsa`nın doğumu, Vali Quirinus`un önünde nüfus sayımı, meleğin Yusuf`a görünüp Meryem`i alıp gitmesini öğütlemesi, ekmeğin çoğaltılması, suyun şaraba dönüştürülmesi; sağ tarafta ise haberci kralların İsa`nın doğumunu haber vermesi, felçlilerin iyileştirilmesi ve çocukların katli gibi sahneler vardır.
    İç nartekse geçildiğinde en güzel mozaik Deisis`tir. Ortada İsa, solunda Meryem, Meryem`in altında İsaakios, Kommenos ve İsa`nın sağında bir rahibe görülür. Bu kadın VIII. Mikhael Palaiologos`un kızıdır. Moğol Prensi Abaka Han ile evlendirilmiş ve kocasının ölümünün ardından İstanbul`a dönerek rahibe olmuştur. Bu bölümde kubbede İsa ve dilimler içinde İsa`nın ecdadı gösterilmiştir. Ana kiliseye giriş kapısı üzerinde ortada İsa, sol tarafta kiliseyi onaran ve mozaiklerle süsleyen Theodoros Metokhites kilisenin maketini sunar şekilde gösterilmiştir.
    Meryem`in İncil`de yer almayan hayat hikayesi ise apokriflere dayalı konulardan alınmıştır. İç nartekste Meryem`in doğumu, ilk adımları, Cebrail`in Meryem`e bir çocuğu olacağını haber vermesi, tapınağa örtülecek örtü için yün alınması gibi sahneler yer almaktadır. Esas kilisenin iç kısmında Meryem`in ölümü, çocuk İsa`yı taşıyan Meryem ve bir aziz mozaiği yer alır. Parekklesion`un tümü freskolarla süslüdür. Apsiste görülen Diriliş (Anastasis) sahnesi bir şaheserdir. Onun üst kısmında yer alan Son Duruşma sahnesi burada tüm olarak gösterilmiştir. Parekklesion`un sağ ve solunda görülen nişlerin mezar olduğu bilinir. Parekklesion kubbesinin ortasında Meryem ve Çocuk İsa, dilimlerinde ise 12 melek tasviri görünmektedir.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Çarşamba hariç 09.30 - 16.30 saatleri arasında.




    Klasik Otomobil Müzesi


    Telefon: (212) 299 45 39 - pbx
    Fax: (212) 289 50 32
    E-mail: info@atamanmuseum.com
    Web: http://www.atamanmuseum.com/tr/
    İlçe: Tarabya
    Adres: Nuripaşa Caddesi No:81 Ferahevler, Tarabya İstanbul
    Tarabya’daki Klasik Otomobil Müzesi, geçmişin büyüsünü yaşamak isteyenleri bekliyor...
    Klasik Otomobil Müzesi

    Her biri otomobil tarihinde kilometre taşı olmuş klasiklerle dolu olan Klasik Otomobil Müzesi.
    1920-1970 arası döneme ait 60’ın üzerinde otomobilin sergilendiği Klasik Otomobil Müzesi 5’inci yılını geride bıraktı. Klasik otomobil tutkunlarının mekanı olarak bilinen müze, İstanbul’da farklı ve nostalji kokan bir ortamda toplantı, ürün tanıtımları ve düğün gibi çeşitli organizasyonları yapmak isteyenleri bekliyor.

    Geçmişin geleceğe taşındığı bir mekan olarak tanımlanan Klasik Otomobil Müzesi, dekorasyonu ve barındırdığı eşsiz güzellikteki koleksiyonuyla toplantı, özel yemek, kokteyl, yaş günü partileri ve özellikle düğünler için kusursuz hizmet veren alternatif bir mekan olmayı sürdürüyor.

    Geçmişe bir yolculuk
    Türkiye’nin sayılı klasik otomobil müzelerinden biri olan Tarabya’daki Klasik Otomobil Müzesi’nde her biri bir hikayeye sahip olan otomobillerin yanı sıra o dönemi yansıtan aksesuar ve otomobil parçaları da yer alıyor. 2 bin metrekarelik bir alana kurulu olan Klasik Otomobil Müzesi, binası, dekorasyonu ve barındırdığı eşsiz güzellikteki koleksiyonu ile zamana karşı direnen, yaşayan otomobillerin sergilendiği, dönemin eğlenceli müzikleri eşliğinde gezilebilen bir mekan. Müze tasarlanırken klasik otomobiller ve ait oldukları dönemlerin yaşam biçiminden yola çıkılarak, klasik ve moderni buluşturan bir çizgi yakalanmış. Aynı zamanda mekanın aydınlatılmasında da önemli rol oynayan neon reklam panoları, jant kapağı koleksiyonu ve dev reklam panolarıyla beraber bir ahenk oluşturulmuş.

    Amerikan klasiklerini sergilemek için kullanılan A Blok’un ortasında 50’li ve 60’lı yılların Amerika’sında “diner” denilen fast-food restoranların kopyasının birebir olarak dizayn edilmiş olduğu bir bar bölümü bulunuyor. Aynı bölümün arkasındaki maket otomobil koleksiyonu da müzenin gözde bölümlerinden biri.

    Avrupa otomobillerin sergilendiği B Blok’un üst katında Avrupa zevkini yansıtan, daha sıcak malzemelerden oluşmuş İngiliz Bar’da ise müze amacına uygun bir kütüphane, piyano, koleksiyon değeri olan eşyalar ve minik bir klasik otomobil yarış pisti yer alıyor.

    Müzede neler var?
    Otomobil ve kamyonlar: 1926 Ford Model T , 1931 Ford V8 Convertible w/Rumble Seat, 1937 Ford 4 Door Sedan, 1939 Ford V8 Convertible w/Rumble Seat, 1939 Mercedes Benz 4 door Sedan, 1946 Ford Super de Luxe Tudor, 1947 Ford V8 Fire Truck itfaiye aracı, 1948 Oldsmobile Dynamic Sixty Six Convertible, 1949 Chevy Thriftmaster 3100 Truck 6, 1959 MG TD l1952 Willys Jeep M38A, 1953 Volkswagen Betle, 1954 Chevrolet Corvette "Blue Flame", 1954 Jaguar XK 120, 1954 Jaguar XK 120 Rally, 1954 Triumph TR2, 1955 Buick Roadmaster, 1955 Cadillac Coupè de Ville, 1955 Chevrolet Coupè, 1955 Ford Thunderbird, 1955 Mercedes Benz 300 SL "Guilwing", 1956 Ford Thunderbird, 1957 Chevrolet 4 Door Sedan, 1958 Cadillac Eldorado "Biarritz", 1958 Facel Vega "Typhoon", 1959 Porsche 356 B, 1959 Chevrolet Impala, 1960 Cadillac Series Sixty Two Convertible, 1960 Rolls Royce Silver Cloud II V8, 1960 Triumph TR3, 1962 Mercedes Benz 190 SL Convertible, 1963 Jaguar XKE Roadstar, 1964 Ford Mustang 289 V8 Convertible, 1964 Chevrolet Impala SS 283V8 Convertible, 1964 Lincoln Continental Convertible, 1964 Triumph TR4 A, 1965 Austin Healey 3000 Mark 3 "Gold Anniversary", 1965 Chevrolet Impala SS 327V8 Convertible, 1966 Chevrolet Corvette Sting Ray, 1966 Dodge Coronet 500 V8 Convertible, 1966 Triumph TR6 Roadstar, 1967 Mercedes Benz 280 SL Convertible, 1972 Mercedes Benz 3.5 8 cyl 4 Door Sedan, 1996 Maral Convertible.

    Motosikletler: 1938 BMW l10-951 DKW, 1954 BMW Sidecar, 1954 Zundapp, 1962 Matchless, 1972 Hercules.

    Traktörler: 1946 Allis Chalmers Traktör.

    Türbinler: Power Turbine National, Power Turbine Ruston 4Y, Power Turbine Ruston 6X....


    www.forumbt.net








  10. #10
    Moderator AKREPKRAL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Yaş
    52
    Mesajlar
    4.465

    Standart İstanbul Müzeleri

    Miniaturk


    Telefon:0212 222 28 82
    E-mail:
    info@miniaturk.com
    Web: http://www.miniaturk.com
    İlçe: Eyüp
    Adres: İmrahor Caddesi, Sütlüce

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş.`nin hazırladığı Miniaturk`te Türkiye`nin dört bir yanından seçilen tarih, kültür ve sanat eserlerinin minyatürleri bulunuyor. Antik Çağ`dan Bizans`a, Selçuklu`dan Osmanlı`ya 3000 yıllık tarih ve kültür miraslarımız Haliç kıyısına taşındı. Kendi içinde kapalı "masalsı" bir ortam yaratmayı hedefleyen Miniaturk, Anadolu, İstanbul ve eski Osmanlı coğrafyasından eserlerin oluşturduğu üç ana bölümden oluşuyor.

    Miniaturk projesi, Haliç’i arıtmak ve çevresini eski görkemine kavuşturmak için İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürülen dönüşüm projesinin de önemli bir parçasını oluşturmaktadır.

    Maketi yapılan 1/25 ölçekteki eser ve nesneler arasında ise; Alman Çeşmesi, Anadolu Hisarı, Aspendos, Aya İrini, Anıtkabir, Ayasofya, Bursa Ulu Camii, Çanakkale Şehitleri Anıtı, Divriği Ulu Cami, Efes Celsus Kütüphanesi, İzmir Saat Kulesi, Meryem Ana Kilisesi, Mostar Köprüsü, Pamukkale, Peribacaları, Safranbolu evleri.... gibi 105 eser bulunuyor. Bu eserlerin bir kısmının yapımı halen devam etmekte. Eser seçim çalışmaları Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Doç Dr. Haluk Dursun`un danışmanlıkları ile bir seçici kurul tarafından yapıldı. Anadolu ve çevresinde çeşitli dönemlerden kalma yüzlerce eser arasından titizlikle yapılan seçimler sonucu Miniaturk`te ilk etapta yer alacak eserler belirlendi.

    Kuşbakışı izlemeniz için seyir terasları da yer alıyor. Alanda, ilki her bir maketi yakından inceleme olanağı sağlayan yürüyüş aksı, ikincisi ise özellikle çocukların ilgisini canlı tutmayı hedefleyen ve daha hızlı bir tur olanağı sağlayan tren yolu var. Yapay bir gölün üzerinde yer alan 42 metre uzunluğundaki Boğaz Köprüsü üzerinde yürüyebiliyor, Kız Kulesi, Osmanlı Kadırgası ve deniz araçlarını kuşbakışı izleyebiliyorsunuz. Geziler esnasında size, Fahir Atakoğlu`nun müzikleri eşlik ediyor. Seyir terasının yanında yer alan restoran ve kafeterya ise yorulanlar ve Miniaturk`un tadını çıkartmak isteyenler için düşünülmüş. Haliç ve Miniaturk manzaralı restoranda Türk ve dünya mutfaklarından yemekler bulunuyor. Kafeteryada ise fast food türü yiyecekler servis ediliyor.

    Ziyaret Gün ve Saatleri: Miniaturk`u hafta içi 10.00-19.00, hafta sonu ise 10:00-21:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.





    Orhan Kemal Müzesi


    Telefon:0212 292 92 45
    Fax: 0212 243 67 82
    E-mail:
    info@orhankemal.org
    Web: http://www.orhankemal.org
    İlçe: Taksim
    Adres: Akarsu Caddesi No: 32 Cihangir / Taksim
    Orhan Kemal Müzesi, Orhan Kemal Kültür Sanat Koordinatörlüğü`nün katkılarıyla açılmıştır. Müzede değerli yazarımızın çoğu Ara Güler tarafından çekilmiş özel yaşamıyla ilgili 70 fotoğrafı, ailesiyle ilgili fotoğrafları, kitaplarının orijinal ilk baskıları, özel mektupları, hakkındaki yazılar, makaleler ve doktora ¤¤¤leri, çalışma odası, yazarın kullandığı daktilo, yatak, diş fırçası, kalem gibi özel eşyaları ve öldüğünde yüzünden alınan yüz kalıbı gibi çeşitli materyaller bulunmaktadır.
    Üç katlı binada ayrıca kitaplık ve İkbal Kahvesi adlı kafe de bulunuyor.
    Müzenin Açık Olduğu Gün ve Saatler: Müze her gün 10.00-20.00 saatleri arasında açıktır.
    Ücret: Müzeye giriş ücreti alınmamaktadır.





    Osmanlı Bankası Müzesi ve Arşiv Araştırma Merkezi

    Telefon:0212 245 50 95
    Web: http://www.obmuze.com/
    İlçe: Karaköy
    Adres: Voyvoda Caddesi No: 35-37 Karaköy
    Osmanlı Bankası`nın Bankalar Caddesi`ndeki eski genel müdürlük binasında kurulan Osmanlı Bankası Müzesi, 19 Aralık 2002`de açıldı. Bankanın zengin arşivinden yararlanılarak, binada bulunan kasa dairelerinin içinde ve etrafında düzenlenen müze, Osmanlı İmparatorluğu`nun merkez bankası, emisyon bankası ve hazinedarı olarak görev yapan Osmanlı Bankası`nın ve dönemin tarihine ışık tutuyor.
    Dünyanın sayılı finans tarihi müzeleri arasında yerini almayı hedefleyen müzenin kuruluş çalışmaları Osmanlı Bankası Arşiv ve Araştırma Merkezi tarafından yürütüldü. Müzenin projesi, Tarihbilimci Prof. Dr. Edhem Eldem, Mimar Prof. Dr. İhsan Bilgin ve Tasarımcı Bülent Erkmen`den oluşan ekibin koordinasyonunda 9 ay gibi kısa bir sürede hayata geçirildi.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Her gün 10.00-18.00 saatleri arasında açıktır.




    Pera Müzesi


    Telefon:212 334 99 00
    Fax: 212 245 95 11
    E-mail: info@peramuzesi.org.tr
    Web: www.peramuzesi.org.tr
    İlçe: Beyoğlu
    Adres: Meşrutiyet Caddesi No.141 34443 Tepebaşı - Beyoğlu - İstanbul
    SUNA VE İNAN KIRAÇ VAKFI`NIN BİR KÜLTÜR GİRİŞİMİ
    PERA MÜZESİ

    2005 Haziran ayı başlarında kapılarını İstanbullulara açan Pera Müzesi, Suna ve ve İnan Kıraç Vakfı`nın, kentin bu seçkin noktasında, çeşitli düzeylerde kültür hizmeti vermek amacıyla hayata geçirmeye başladığı geniş kapsamlı bir kültür girişiminin ilk adımıdır. Bu projede bir `müze-kültür merkezi` işlevini üstlenecek Pera Müzesi için, 1893 yılında mimar Achille Manoussos tarafından İstanbul`un gözde semti Tepebaşı`nda inşa edilen, yakın zamanlara kadar da "Bristol Oteli" adıyla tanınan tarihi yapı Mimar Sinan Genim tarafından tümüyle elden geçirilerek çağdaş donanımlı bir müzeye dönüştürülmüş ve İstanbul halkının hizmetine sokulmuştur.

    Pera Müzesi`nin başlıca bölümleri: Suna ve İnan Kıraç Vakfı`nın üç özel koleksiyonunun sergilendiği 1. ve 2. müze katları (2. kat: Sevgi ve Erdoğan Gönül Galerisi); çok amaçlı sergi salonları (3. 4. 5. katlar), oditoryum/fuaye (bodrum kat) ve giriş katında yer alan Resepsiyon, Perakende-Art shop, Peracafé gibi mekânlardır.

    Müze katlarından ilkinin büyük bölümünü kaplayan Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu, eski çağlardan günümüze Anadolu`da kullanılagelmiş ağırlık ve ölçü birimlerinin, çeşitli malzeme ve tekniklerde üretilmiş tartı ve ölçü aygıtlarının seçkin örneklerini, tarih ve arkeoloji tutkunlarına sunmakta; aynı katın başka bir kanadında sergilenen Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu, bu türün çarpıcı güzellikteki parçalarıyla kültür tarihimizin çok iyi tanınmayan bir yaratı alanına yeni ışıklar tutmayı amaçlamaktadır.

    Suna ve İnan Kıraç Vakfı`nın üç yüzü aşkın tablodan oluşan Oryantalist Resim Koleksiyonu`ysa 17. yüzyıldan 19. yüzyıl başlarına uzanan bir dönemde Osmanlı dünyasından esinlenmiş Avrupalı "oryantalist" ressamların önemli yapıtlarını biraraya getiren zengin bir koleksiyondur. İmparatorluğun son iki yüzyılından çok geniş bir görsel panorama sunan bu koleksiyonda, sanat tarihçilerinin tek `yerli oryantalist` saydığı Osman Hamdi Bey`in yapıtları ve ünlü Kaplumbağa Terbiyecisi tablosu da yer almaktadır. Koleksiyon, bir süre önce yitirdiğimiz Sevgi-Erdoğan Gönül çiftinin özel koleksiyonlarından birçok tabloyu da kapsamaktadır ve müzede onların adını taşıyan Sevgi ve Erdoğan Gönül Galerisi`nde, uzun süreli tematik sergiler çerçevesinde, bölüm bölüm sergilenecektir. Bu sergilerden Haziran 2005 başında açılan ilki, İmparatorluktan Portreler başlığını taşımakta ve kolleksiyondaki padişah, şehzade, sultan, büyükelçi portreleriyle, değişik dönemlerden, değişik sınıflardan insanları betimleyen, genel anlamıyla `portre` niteliğindeki tablolardan oluşmaktadır.

    Aile koleksiyonlarını sergilemeye yönelik bu `özel müze` işlevinin yanı sıra Pera Müzesi`nin, gerek çok amaçlı sergi salonları, gerekse oditoryum/fuaye ve konuklama mekânlarıyla kentin bu çok canlı bölgesinde çağdaş bir kültür merkezi işlevi kazanması ve değişik içerikli sergilerle olduğu kadar, sözlü ya da görsel etkinliklerle de İstanbullulara geniş bir kültür hizmeti vermesi öngörülmektedir.

    Ziyaret Saatleri: Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
    Pazar 12.00 - 18.00 (Müze Pazartesi günleri kapalıdır.)






    Rahmi M. Koç Sanayi Müzesi


    Telefon:0212 297 66 39 - 40
    E-mail: rmkmuseum@koc.com.tr
    Web: http://www.rmk-museum.org.tr
    İlçe: Eyüp
    Adres: Hasköy Caddesi No:27 Hasköy
    Rahmi M. Koç Müzesi, Haliç`in kuzey kıyısında yaklaşık 2100 m2 lik alanda kurulmuştur. Alanın güneydoğusunda yer alan tarihi Lengerhane`ye bahçe kotu altında saydam rampa ile ek sergi binası bağlanmıştır. Anıtlar Yüksek Kurulu`nca II. Sınıf tarihi eser olarak değerlendirilen binanın 12. yüzyıldan kalma Bizans temelleri üzerinde olduğu sanılmaktadır. III. Ahmet döneminde kurulduğu tahmin edilen ve dökümhane olarak kullanılan binada gemiyi yerinde tutmak için denize atılan zincir ve ucundaki çıpa (lenger) üretiliyordu. III. Selim döneminde onarım gördüğü bilinen yapı, 1951 yılına kadar maliye tarafından kullanılmıştır. Cumhuriyet döneminde ise, Tekel-Cibali Tütün Fabrikası tarafından ispirto deposu olarak faydalanılmıştır. 1984 yılanda geçirdiği yangında üst örtü sistemi büyük zarar gören yapı unutulmaya yüz tutmuştur. 1991`de Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı tarafından satın alınan bina, iki buçuk yıl süren titiz restorasyon çalışmalarından sonra 13 Aralık 1994 yılında hizmete açılmıştır.
    Müzede yer alan objelerin büyük bölümü Rahmi M. Koç`un özel koleksiyonundan derlenmiştir. Çeşitli kurum ve kuruluşlardan, şahıslardan bağış veya süreli olarak alınan eserler de müzede sergilenmektedir. Müze koleksiyonunun temelini gerçek eserler ve bunların modelleri, bilimsel ve mekanik objeler içermektedir. Müzenin gezi planını Lengerhane binası ve ek bina olarak sınıflandırırsak; giriş, yol seviyesinin altında olup, eski bina içerisine dar bir tünelle çıkılır. Bu tünelde, restorasyon çalışmaları sırasında bulunan lenger, gülle ve top parçaları sergilenmektedir. Tünelden sonra iki yöne doğru çıkan merdivenler, girişi bir üst kata bağlar.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazartesi hariç her gün açıktır. Hafta içi 10.00 - 17.00, hafta sonu 10.00 - 19.00 saatleri arasında gezilebilir.




    Resim ve Heykel Müzesi

    Telefon:0212 261 42 98
    İlçe: Beşiktaş
    Adres: Beşiktaş Caddesi Beşiktaş
    Dolmabahçe Sarayı’nın Veliaht Dairesi’nde 10 Eylül 1937‘de İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne (bugün Mimar Sinan Üniversitesi) bağlı olarak açılan müze, Atatürk’ün emriyle kurulmuştur.
    Başlangıçta Dolmabahçe Sarayı’ndan, bakanlıklardan, çeşitli resim kuruluşlarından alınan resimlerle, Halil Edhem Eldem’in Elvah-ı Naşiye Kolleksiyonu adlı yapıtında ve 1936’da akademide düzenlenen 50 yıllık Türk Resim ve Heykel Sergisi’nde yer alan yapıtlarla oluşturulan müze, bugün Türk Resim Sanatı’yla ilgili en kapsamlı koleksiyonu barındırır. Müzede heykel, seramik ve özgün baskılar da yer almasına karşılık, ağırlık resimlerdir. Yapıtlardan bir bölümü Ankara ve İzmir Devlet Resim ve Heykel Müzeleri`yle Anadolu’nun çeşitli kentlerinde açılan devlet galerilerinde de sergilenmiştir. Süreli sergilerin açıldığı müzede ayrıca; bir resim onarım atölyesi vardır. Müzede yıl boyunca kısa süreli resim kursları da açılmaktadır.
    Dönemlere göre sınıflandırılarak 20 ayrı salonda sergilenmekte olan müzede ayrıca Bonnard, Pablo Picasso, Albert, Marquet, Andre Derain, Raoul Dufy, Maurice Utrillo, Henri Matisse ve A. Dunoyer de Sagonsac gibi bazı yabancı sanatçıların resim ve özgün baskıları da bulunmaktadır.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Çarşamba, Perşembe ve Cuma günleri 09.00-17.00 saatleri arasında gezilebilir.
    Ücret: Müzeye giriş ücreti alınmamaktadır.





    Rumeli Hisarı Müzesi


    Telefon:0212 263 53 05
    Fax: 0212 265 04 10
    İlçe: Rumelihisarı
    Adres: Yahya Kemal Caddesi No: 42 Rumeli Hisarı
    Sarıyer ilçesi sınırları içinde ve bulunduğu mevkiye adını veren hisar, otuz dönümlük (30.000 m²) bir alanı kapsamaktadır. Anadolhisarı`nın karşısında İstanbul Boğazı`nın en dar (850 m.) ve akıntılı kısmında inşa edilmiş muhteşem bir anıt-eserdir. Bölgenin ve civarın antik devirde "Hermaion" adıyla anıldığı bilinmekte ise de, tarihçi Dukas bundan söz etmemekte ve hisar yeri olarak "Sostenion" un (İstinye) aşağısında, Fonea adıyla bilinen bir dağın yamacını göstermektedir. Rumelihisarı`nın adı: Fatih vakfiyelerinde Kulle-i Cedide; Neşri tarihinde Yenice-Hisar; Kemalpaşazade, Aşıkpaşazade ve Nişancı tarihlerinde Boğazkesen Hisarı olarak geçmektedir. Bu adı Dukas karıştırarak Kefalokoptis biçiminde kullanmışsa da, ondan başka hiç kimse bu adı kullanmamıştır.
    Büyük Zağanos Kulesi ile Küçük Zağanos Paşa Kulesi`nde yer alan iki kitabeye göre hisar, takriben dört ay gibi kısa bir sürede yapılmıştır. Süleymaniye Kütüphanesi`ndeki "Şerh-i Tecriyd-i Ataik" adlı eserde ise eserin 139 günde bitirildiği kaydı vardır.
    Yapımda kullanılan keresteler İzmit ve Karadeniz Ereğlisi`nden; taşlar Anadolu`nun değişik yerlerinden ve spoliler (devşirme parça taş) çevredeki harap Bizans yapılarından elde edilmiştir.
    Bazı tarihlerde yapımında 1000 usta, 2000 amele ve çok sayıda nakliyeci biçiminde yuvarlak rakamlar geçmekte ise de, Mimar E.H. Ayverdi yüzeysel hesapla bunu 300 usta, 700-800 amele ve 200 arabacı, kayıkçı, nakliyeci vd. taife olarak yazmaktadır.
    60.000 m² alanı kapsayan anıtın kargir hacmi yaklaşık 57.700 m³ tür. Dağ Kapısı, Dizdar Kapısı, Hisarpeçe Kapısı ve Sel Kapısı olmak üzere dört esas ve Mezarlık Kapısı adında bir tali kapısı vardır.
    Saruca Paşa, Halil Paşa ve Zağanos Paşa adlarında üç büyük ve küçük Zağanos Paşa adında bir ufak toplam dört kulesi; 13 adet irili ufaklı burcu bulunmaktadır. Biri tıkalı iki su mecrası, ikisi kaybolmuş üç çeşmesi vardır. Camiden günümüze yalnızca yıkık minaresi kalmıştır.
    Yapı, 1509 depreminde büyük zarar görmüş ancak hemen onarılmıştır. III. Selim (1789-1807) Döneminde de bir onarım gördüğü bilinmektedir. Ancak esaslı onarım, 1953 yılında devrin cumhurbaşkanı Celal Bayar`ın talimatları ile üç Türk bayan mimar Cahide Tamer, Selma Emler ve Mualla Anhegger-Eyüboğlu`nun yaptığı restorasyonla gerçekleşmiştir.
    Müzede açık teşhir yapılmaktadır, ancak sergi salonu ve depo bulunmamaktadır. Toplar, gülleler ve Haliç`i kapattığı söylenen zincirin bir parçasından oluşan eserler, bahçede teşhir edilmektedir.
    Ziyaret Gün ve Saatleri: Çarşamba hariç 09.00-16.30 saatleri arasında.


    www.forumbt.net



















+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. İznik Küçük bir İstanbul uygarlığı
    AKREPKRAL tarafından başlatılan Yerli Tarihi Alanlar konusunda
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29-05-2008, 02:01

Bu konudaki etiketler

Yetkileriniz

  • Siz yeni konu açamazsınız
  • Siz Konulara cevap veremezsiniz
  • Siz Konulara eklenti ekleyemezsiniz
  • Siz Konularınızı düzenleyemezsiniz
bizimkagithane YenibirYatırım