Kapalı Konu
Toplam 2, 1 ile 2 arası.

Konu: Monitor Nedir? Nasıl Çalışır?

  1. #1
    Administrator sbilge - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    1.021

    Standart Monitor Nedir? Nasıl Çalışır?

    Monitörler

    Monitörler bilgisayar ile kullanıcı arasındaki görüntülü iletişimi sağlayan çıkış aygıtlarıdır.

    CRT Monitörler
    Bir monitörün en önemli parçası çeşitli elektronik devrelerle birlikte CRT (Chatode Ray Tube – Katot Işınlı Tüp) denilen havası boşaltılmış ve ön yüzeyi binlerce fosfor noktacığından (dot) oluşan koni şeklindeki tüptür.

    Bu tüpün geniş tarafı dikdörtgen şeklindedir. Diğer dar tarafında ise elektron tabancası bulunur.

    Tabanca içerisindeki katot levhaları tel ızgaralar ile ısıtılır ve tüp içerisinde serbestçe dolaşan elektron bulutu oluşturulur. Negatif kutuplandırılan katotlar ile pozitif kutuplandırılan ekranın dış yüzeyi arasında büyük bir gerilim farkı oluşur. Bu durumda katotlarda oluşan elektronlar dış yüzeye doğru fırlar.

    Sabit olarak yerleştirilen odaklama elemanları bu elektronları bir araya getirerek bir ışın halinde ekran orta yüzeyinde odaklar. Bu ışını ekranın istenilen taraflarına yönlendirmek için elektron tabancasının etrafında yatay ve dikey saptırma bobinleri bulunur. İşte bu ışının ön yüzeyde gezdirilmesi suretiyle ortaya görüntüler çıkar.

    Ekran kartından sinyal geldiği müddetçe bu ışın monitörün sol üst köşesinden başlayarak fosfor ile kaplı ön yüzeyi tarar. Burada fosfor kullanılmasının sebebi son nokta taranıncaya kadar resmi ekranda tutmak içindir.

    Elektron demetinin ekranı saniyede kaç defa taradığı ekran kartı tarafından belirlenir. Bu değer saniyede 50 ile 120 arasında değişir. Bu değerler “tazeleme” frekansı olarak isimlendirilir. Değerin yüksek olması görüntü kalitesini ciddi ölçüde artıracaktır. Değer düşük olursa monitörde gözü yoran kıpraşımlar daha da fazla olacaktır.

    Renkli monitörlerde renklerin oluşması için üç temel renk (kırmızı-yeşil-mavi) kullanılır. Her renk için elektron tabancası içerisinde bir ışın demeti oluşturan eleman vardır. Ayrıca ekran yüzeyi de üç ayrı renkten oluşan fosfor tabakasından oluşur. Bu tabakalar delikli bir maskenin arasından aydınlatılır. Hassas bir şekilde ayarlanan bu deliklerde her renge ait ışın demeti sadece o renge çarpar.

    Monitördeki her nokta üç ayrı renkteki fosfor damlacığından oluşur. Bu üç fosfor damlacığı da bir araya gelerek “pixel” leri oluşturur. Birbirine en yakın aynı renkteki iki noktanın merkezleri arasındaki uzaklığa “dot pitch” denir. Nokta aralığı anlamına gelen bu ifadenin bu günkü değerleri 0.24 mm ile 0.28 mm arasında değişmektedir. Bu değerlerin küçük olması görüntü kalitesinin artması anlamına gelir.



    LCD Monitörler
    LCD (Liquid Cyristal Diode) monitörlerde görüntü sıvı kristal diyotlar yardımıyla sağlanmaktadır. Bu diyotlara gerilim uygulandığında, içlerindeki moleküllerin polarizasyonu değişmekte ve beraberinde de diyodun geçirgenliği değişmektedir. Bu duruma dijital saatlerde de rastlamaktayız. Normalde şeffaf olan bu diyotlara gerilim uygulandığında geçirgenliklerini kaybederler ve siyaha dönerler. Renkli LCD monitörlerde ise çok ufak ve birden fazla diyot kamanı kullanılarak görüntü alınmaktadır.


    LCD monitörler DSTN ve TFT olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Ucuz olan ve “passive matrix” teknolojisini kullanan DSTN (Dual-Scan Twisted Nematic)’ler çözünürlükleri ve görüş açıları TFT’lerden düşük olan monitörlerdir. Bu monitörler genelde dizüstü bilgisayarlarda kullanılmaktadır. TFT (Thin Film Transistor)’ler ise “active matrix” adı verilen ve görüntüyü daha parlak ve keskin gösteren bir teknoloji kullanırlar. TFT’lerde her piksel bir ya da dört transistör tarafından kontrol edilir ve bu sayede flat panel ekranlar arasında en iyi çözünürlüğü sunarlar.


    Interlaced ve Non-Interlaced Monitör


    Interlaced monitörlerde önce tek satırların daha sonra da cift satırların tazelendiği bir tarama şekli kullanılmaktadır. Bu yöntem ekran çözünürlüğünü artırmak için uygun bir yöntemdir, fakat ekranda titreşime sebep olunmaktadır.

    Non-interlaced monitörlerde ekranın üstünden altına doğru bir döngü ile her satır tazelenir. Bu olay titreşimi azaltmaktadır ve günümüzde bu tip monitörler kullanılmaktadır.



    256, Yüksek ve Gerçek Renkler
    Monitörde görüntülenen renk sayısı ekran kartının hafızası ile ilgilidir. 256, yüksek ve gerçek renk terimleri renk bilgisini depolamak için kullanılan bit sayısını ifade eder. Bit sayısının fazlalığı, renk sayısının ve aynı zamanda video RAM’in fazlalığı demektir.

    256 renk 8 bit’i kullanır ve ekranda sadece 256 farklı renk görünür. Yüksek (high) renk 16 bit’i kullanır ve ekranda 65536 (64K) renk görüntülenir. Gerçek (true) renk 24 bit kullanır ve ekranda 16 milyon ren görüntülenir. 16 ve 24 bit arasındaki fark insan gözü tarafından algılanmaz.



    Ekran kartı için gereken video RAM miktarı şu şekilde formüle edilebilir:

    yatay çözünürlük x dikey çözünürlük x 1 pixel için gereken byte miktarı = ekran kartında bulunması gereken minimum ram miktarı (byte)

    16 renkte: 1 pixel için 0,5 byte

    256 renkte : 1 pixel için 1 byte

    64K renkte: 1 pixel için 2 byte

    16,7 milyon renkte: 1 pixel için 3 byte gerekir.

    Mesela: 16,7 milyon renk ve 1024 x 768 çözünürlük için;

    1024 x 768 x 3 = 2,359,296 byte = 2,4 MB (yaklaşık) video RAM gerekmektedir. Dolayısıyla piyasada bu sınırın üzerinde 4 MB ekran kartı bulunduğundan en azından bunun kullanılması gerekmektedir.


    Not: Alıntıdır.
    Vu+ Duo - DM 500S
    170 cm Mega Hareketli (42⁰'de Beklemede) x2 - Next VBox - 90 cm MultiFeed [(7⁰, 13⁰)x2, 19⁰]
    Toshiba 42Z3030 - LG 42LH2000 - Harman Kardon AVR-4000 Anfi - Bose Acoustimass 10 Hoparlör
    Canon PowerShot S5 IS - 8 GB Toshiba SDHC Bellek

  2. #2
    Administrator sbilge - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    1.021

    Standart Monitör nasıl çalışır?

    MONİTÖR NASIL ÇALIŞIR?

    Monitörde hareketli ya da sabit resim olarak algılananlar aslında tek karelik resimlerdir. Bu tek karelik resimler satır satır oluşturulmuştur ve saniyede kere yenilenirler. Görüntülerin insan gözü tarafından akıcı olarak algılanabilmesi için saniyede en az 24 defa yenilenmesi gerekmektedir. Modern monitörler 60 ile 160 hertz(160 hertz saniyede 160 resme karşılık geliyor) arasındaki tarama oranları ile çalışıyorlar. Bu sayede hareketsiz nesnelerde de keskin bir görüntü sağlanıyor. Bu tarama oranı, her resim satır satır oluşturulduğu için
    gerekli.


    Monitördeki satırları elektron ışınları oluşturuyor. Bu ışınlar monitörün arka kısmındaki tüpten monitör yüzeyine kadar geliyorlar. Tüpün arka kısmında bulunan katot sayısı bir ile üç arasında olabilir. Bu teller ısıtılıyorlar ve her bir yüksek gerilim kaynağının eksi kutbuna bağlanıyorlar. Buradan sürekli olarak artı yüklü elektronlar çıkıyor. Bunlar da eksi kutbu tarafından itiliyorlar. Bu elektronlar tüpte artı kutuplarına, elektrik yüklü ızgaralara ve plakalara çarpıyorlar. Elektronik mercek olarak da adlandırılan bu plakalar, elektronları hızlandırıyorlar ve onları sıkıştırarak inceltiyorlar. Elektronların yolculukları onların gücünü ayarlayan bir ızgarada devam ediyor.
    Renksiz monitörlerde tek ışın yeterli oluyor. Renkli monitörlerde ise üç tane ışına gerek duyuluyor. Burada üç temel renk kullanılıyor. Bunlar kırmızı, yeşil ve mavi. Bu renklerin belli orandaki karışımı ile diğer renkleri elde etmek mümkün oluyor. Ekrandaki bir harfin kırmızı olarak görünmesi için, üç ışından biri monitörün üzerindeki kırmızı bir noktanın üzerine yönlendiriliyor.


    ELEKTRON IŞINI MONİTÖRE NASIL AKTARILIR ?

    Öndeki tüpün son kısmında, “maske” adı verilen aşırı hassas bir ızgara bulunur. Bu maskenin deliklerinden geçen elektron ışınları, yüksek gerilim kaynağının artı kutbuna bağlı zar kalınlığında bir alüminyum tabakaya ulaşırlar. Bu tabaka ışınları üzerine geçen ve “fosfor” adı da verilen ışık tabakasına iletir. Bu tabakaya ulaşan elektronlar, grafik kartından gelen talimatlar doğrultusunda tüm renk noktalarını (Pixel) aydınlatırlar.
    Renkli monitörlerde, maske üzerindeki delikler için her biri üçer noktalık guruplardan oluşan paketler vardır.
    R G B




    R G B R G B


    (Pixel=Picture Element) Elektronların çarpması sonucu renk bileşenlerine enerji iletir. Bu enerji daha sonraki renk bileşenlerine bağlı olarak renkli ışık şeklinde geri döner.



    ELEKTRON IŞINLARI RENKLERİ NASIL OLUŞTURUR?

    Maskenin görevi şöyle açıklanabilir: Elektron ışınları, doğru renklere sahip görüntüler üretebilmek için, sadece hedef noktaları aydınlatırlar. Bu esnada maske, komşu noktaları karartır ve yanlış noktaların ışık vermesini engellemiş olur.






    Çembersi delikli Kesik dikey maskede, Şerit maskede
    Maskede,çok sayıda oluşturulan ışınlar şeritleri tüm ekran
    Üçgen şeklinde dizilmiş çembersi maskenin üzerinde kesintisi.
    Renk noktalarından oluşur. güvenliğinden faydalanır. ilerliyor

    Günümüzde iki tip maske vardır: “Gölgeli Maske” (Shadow Mask) ve “Şeritli Maske” (Apertture Grıll) . Şeritli maskeler, Sony’ nin “Trinitron” ve Mitsubishi’nin “Diamondtron” ürünleri sayesinde daha iyi tanınmaktadır. Bunların dışında bir ara maske modeli olarak tanımlanabilecek olan “Yırtık maske” de vardır ki, NEC şirketi ClomaClear tüplerinde bu maskeyi eliptik yırtıklar şeklinde kullanmıştır.
    Şekilde de ( ) görüldüğü gibi, gölgeli maskeler, yan yana yerleştirilmiş delikler ve arkalarında her grup için üçgen sıralanmış noktalarla çalışırlar. Oysa şeritli maskeler tek bir çerçeve içindeki gerilmiş teller kullanırlar ve yatay bölümlemelere ihtiyaç duymazlar. Bunların dışında tüp büyüklüğüne bağlı olarak, bir veya iki adet daha koyu ve yatay formda şerit de resmin içinden geçer ki bunların amacı da tellerdeki titreşimi önlemektir.
    Şeritli maskelerde grupların içinde bulunan noktalar yan yana sıralanmıştır. Seçilen maske türüne göre, aynı renkteki noktalar için varsayılan aralık ( bu aralık, tüpün çözünürlüğünü tespit açısından birinci derecede önemlidir) şöyle bir farklılık gösterir: Aralık, şeritli maskelerde yatay, gölgeli maskelerde ise diyagonal ölçülür. Bu sebeple, Hitachi verilerinin de gösterdiği gibi, gölgeli maske tüplerinde ki yatay nokta mesafeleri yanıltıcıdır.



    FARKLI EKRAN MASKELERİ NASIL ÇALIŞIR

    Her iki maske anlayışı da günümüzde oldukça gelişmiş bir konumdadır. 0.22 mm’ye kadar küçültülen nokta aralıklarında bu modeller arasındaki farklar gözle görülür oranda kaybolmaktadır. Ancak prensip olarak gölgeli maskelerin, maskede bulunan eğik çizgilerin daha az merdivenimsi olması ve maliyetlerinin daha az olması sebebiyle avantajlı oldukları söylenebilir.

    VERİLERİN GÖRÜNTÜYE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ

    Görüntü ilk olarak grafik kartının Framebuffer’ inde bulunuyor. Buradan her Byte satır satır RAMDAC (Random Access Memory Digital/Analog Converter) tarafından okunur.
    Grafik kartının renk sayısını ve çözünürlüğüne göre, RAMDAC uygun Byte’leri biraraya getirir. Elde edilen değerler, kırmızı, yeşil, mavi renkleri için analog gerilime (Volt) dönüştürülür. Bunun dışında da iki tane eşzaman sinyali üretir. Dikey eşzaman sinyali(Vsync) resmin başlangıç ve sonunu, yatay(Hsync) ise bir satırın başlangıç ve sonunu gösterir.
    Bu büyüklük ve renk hakkındaki beş sinyal grafik kartının çıkışına, buradan da bir kablo ile monitöre ulaşır.

    SİNYALLERE MONİTÖRDE DEĞER VERİLMESİ

    Monitörlerde sinyaller ve veriler resmin oluşturulması için görüntü güçlendiricisine ulaşırlar. Bu güçlendiricinin kalitesi, görüntünün netliğinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Sinyal ve renklerin güçlendirici tarafından bozulmamaları gerekir. Güçlendiricinin yükselme ve alçalma hızları mümkün olduğunca düşük olmalıdır. Aksi taktirde yüksek frekanstaki sinyaller birbirine karışır. Aynı zamanda yüksek oranlı güçlendirmelere de engel olunmalıdır.
    Görüntü güçlendiricisinin kalitesinin ölçülmesinde bant genişliği ve nokta frekansı terimleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Görüntü güçlendiricisinin istenilen çözünürlüğü, istenilen tarama oranında işleyip işleyemediği hesaplanabilir. Görüntü tekrarlama frekansı, yatay ve dikey çözünürlük oranlarının çarpımı nokta frekansını oluşturur. Bunun dışında, görünmeyen resim bölümleri ve ışının tekrar birinci satıra gelene kadar geçen zaman gibi diğer faktörleri de göz önünde bulundurarak elde edilen sonuca yüzde 5 eklenir.
    Örnek olarak; 75 Hz x1024x768x1.05=61.93Hz
    Basit olarak, bant genişliği en yüksek nokta frekansı oranını verir. Bu oran üç desibellik sinyal zayıflama değeri ile işlenir.
    Nokta frekansı oranı bant genişliği değerine yaklaştıkça görüntünün keskinliği azalır. Bu oran bant genişliği geçtiğinde görüntü hızla bozulur. Görüntünün bozulması dışında, görüntü güçlendiricisi de bozulur. Ancak bu modern monitörlerde söz konusu olmaz, çünkü bunlarda işlemci kontrollü bir koruma şalteri mevcuttur.
    Monitördeki işlemcinin yerine getirmesi gereken iki tane görev vardır. Birincisi sinyalin yüksek frekansta olmasına dikkat etmek. İkincisi de bütün ayar komutlarının On Screen Display(OSD) üzerinde işlenmesi.
    Geometrik düzeltmeler, sapma mıknatıslarındaki elektrik akımı üzerinde etkiliyken; aydınlık, kontrast ve renk derecesi gibi ayarlar RGB sinyallerine doğrudan etki edebilmektedir.

    RESİM HATALARI NASIL OLUŞUR

    İdeal şartlar altında yukarıda açıklanan işleyiş tarzı resmin monitörde doğru bir şekilde görüntülenmesine yetecektir. Ancak birkaç sorunun çıkması da her zaman için olasıdır.
    Önemli hata sebeplerinden birisi, maskeden geçen elektron ışınının elektromanyetik alan tarafından saptırıldığı için tam olarak ulaşması gereken noktaya (Piksele) ulaşamamasıdır. Bu sorun görüntünün bulanıklaşmasına, renklerin ve aydınlığın değişmesine yol açar. Yersel manyetik alan dahi, elektron ışınlarını geldikleri ve gidecekleri yöne göre, yol değişikliğine bağlı olarak saptırabilir. Bu sebepten dolayı, bir çok monitör tipi belirli kullanım alanları için önceden ayarlanmıştır. Yüksek teknolojiye sahip bazı cihazlar bu ayarı aktif olarak yapabilmektedir. Örneğin Mitsubushi’nin Geomacs-System modeli, monitörün içinde yerleştirilen bir manyetik alan algılayıcı sayesinde gereken verileri elde etmektedir.
    Üretici şirketler, elektron ışınlarının sapması sebebiyle oluşabilecek hataları “düzeltme mıknatısları” vasıtasıyla bertaraf etmeye çalışmaktadır. Günümüzde hemen bütün monitör modelleri geometrik düzeltmeler yapmaya yarayan ayar olanakları sunmaktadır.
    Başka bir hata sebebi ise, maskenin yakalanan elektron sebebiyle olası bir ısınmaya maruz kalmasıdır. Bu yüzden birçok monitör türü maskede kalan manyetizmayı yok etmek için cihaz açıldığında veya bir tuşa basıldığında çalışan “manyetizma dağıtıcıları”nı kullanır.
    Maske ısınırsa genleşir. Bu ise yine ışınların istenmeyen şekilde iletilmesine yol açar. Eğer genleşme katsayısı gerçekten düşük olan alaşım kullanırsa bu sorunda ortadan kalkacaktır


    YENİ TEKNİK TASARIMLARDA OLUŞABİLECEK
    SORUNLAR
    Monitör yüzeyleri tasarlanırken, düz modelleri gittikçe daha fazla ağırlık verilmesi sonucu yeni sorunlar oluşturmaktadır. Küresel bir yüzeyde aralık, her nokta için aynı olduğu halde; daha düz tüplerde
    elektron toplarına olan mesafe kenarlara yaklaştıkça artmaktadır. Ayrıca ışın tabakası ulaşan ışın da artık daire şeklinde değil de, tıpkı eğri kesilmiş simit gibi, büyümüş bir eliptik enine kesit halindedir. Bu sebeple modern monitörler, sapma açısına bağlı dinamik odaklama yöntemini kullanmaktadır. Bazı üreticiler ise özellikle büyük ekran modellerinde ortaya çıkan, enine ışın kesitlerinin deformasyonu problemi “dinamik ışın şekillendirme” modeli ile çözmektedir. Bu metot, elektron toplarına elektriksel mercekler eklemesi temeline dayanmaktadır.


    Klasik resim tüpü Trinotron Tüpler Düz Resim Tüpü
    Bu tip teknik gelişmeler, gittikçe artan sayıda karşılaşılan kısa tüplü (Short Depth) ve düz ekranlı monitörler için gerekli ön şartları sağlamaktadır. Kısa tüplü monitörler için her ne kadar “Short-Neck” terimi kullanılsa da kısaltılanın gerçekte tüpün genişliği değil de, tüpün sapma açısına uygun olarak (genelde 90 derece yerine 100 derece ile) kendisi olduğunu söylenebilir. Bu sayede selefleri olan 17 inch monitörlerden daha kısa olan 19 inch monitörler üretilmektedir



    YENİ TASARIMLARIN BERABERİNDE GETİRDİKLERİ

    Tam düz ekranlar için dinamik odaklama ve dinamik ışın şekillendirme’ nin yanı sıra, özel cam karışımları da gereklidir. Ekrandaki eğriliğin ortadan kaldırılması, vakum tüpünün dayanıklılığını azaltmaktadır. Buna karşılık cam kalınlığı ve ağırlığının uygun sınırlarda kalabilmesi içinde daha sert cam kullanılır.

    DİJİTAL DÜZ EKRANLARDA YÜKSEK GÖRÜNTÜ KALİTESİ
    Düz ekranlar bilgisayar piyasasının ilgi odağı oldu. Yüksek kaliteli görüntüleri ve fazla yer kaplamamaları, düz ekranların en önemli iki özelliği. Artan ilginin sebebi, fiyatların düşmesiyle artık bu özelliklerin ortalama kullanıcılarının da erişebileceği bir noktaya gelmiş olması.

    Şu anda büyük ilgiyi de, görüntü kalitesini daha zengin ve net kılmak üzere dijital teknolojiyi kullanan düz ekranlar görülür. Slikon graphics ,Toşhıba, VievSonic, dijital ekran çıkaran ilk şirketler. Yeni dijital ekranların fiyatları, alt sınırlarda Prıncaton DPP 500’ ün 999 dolarlık etiketi ile üst sınırda Slikon Graphıch 1600 dolarlık faturası arasında değişiyor.
    Her şeyden önce, PC’ den çıkan dijital dönüştürülmek zorunda kalmıyor. Böylece bu iki yönlü dönüşümün neden olduğu kalite kaybı ortadan kalkıyor. Bu sebeple dijital ekranlar analog cihazlardan daha yüksek çözünürlükleri tazeleme oranlarını destekleyebiliyorlar.
    İYİ BİR MONİTÖR NASIL SEÇİLİR
    1] En az 028mm’ lik nokta aralığı istenecek
    2) 15” lik bir monitör için en az 2-4MB ekran kartı alınacak
    3) Net ve parlak bir görüntüye sahip olmalı
    4) Görüntünün küşelerine bak. Düz olması gerekirken eğrilik varmı
    5)Monitörün turuncuyu nasıl gösterdiğine bakın.
    Not: Alıntıdır
    Vu+ Duo - DM 500S
    170 cm Mega Hareketli (42⁰'de Beklemede) x2 - Next VBox - 90 cm MultiFeed [(7⁰, 13⁰)x2, 19⁰]
    Toshiba 42Z3030 - LG 42LH2000 - Harman Kardon AVR-4000 Anfi - Bose Acoustimass 10 Hoparlör
    Canon PowerShot S5 IS - 8 GB Toshiba SDHC Bellek

Kapalı Konu

Benzer Konular

  1. Turbonun görevleri nelerdir? Turbo nasıl çalışır?
    Bülent Özçelik tarafından başlatılan Genel Paylaşım konusunda
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-10-2008, 19:38
  2. TV Kartı Nedir? Nasıl Çalışır?
    sbilge tarafından başlatılan Diğer Donanımlar konusunda
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-06-2008, 13:09
  3. Ses Kartı Nedir? Nasıl Çalışır?
    sbilge tarafından başlatılan Ses Kartı - Ses Sistemi - Hoparlör konusunda
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-06-2008, 12:49
  4. Silah susturucuları nasıl çalışır ?
    Mustang tarafından başlatılan Önemli ve Pratik Bilgiler konusunda
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24-05-2008, 15:12
  5. Beynimiz Nasıl çalışır ?
    Mustang tarafından başlatılan Psikoloji konusunda
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-05-2008, 11:45

Bu konudaki etiketler

Yetkileriniz

  • Siz yeni konu açamazsınız
  • Siz Konulara cevap veremezsiniz
  • Siz Konulara eklenti ekleyemezsiniz
  • Siz Konularınızı düzenleyemezsiniz
bizimkagithane YenibirYatırım