+ Konu Cevaplama Paneli
Toplam 2, 1 ile 2 arası.

Konu: Kablosuz LAN' lara Performans Dopingi

  1. #1
    Aktif Üye exim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    150

    Standart Kablosuz LAN' lara Performans Dopingi

    Giriş

    Kablosuz LAN konusu gündeme geldiğinde belki de fazla sorulan soru performansının nasıl artırılacağıdır. Genelde amaç kapsama alanını artırmaktır, ayrıca büyük bir çoğunluk da ofis veya evlerde belli "ölü" noktalara nasıl erişim sağlayacağını merak eder.

    Bu problemi çözmek için yapabileceğinizi düşündüğünüzden fazla şey olduğunu biliyor musunuz? Bu makalede amacımız her taşın altına bakmak ve kablosuz ağlardan maksimum performansı sağlamaya çalışmak. Değinmeyeceğimiz bir nokta ise kablosuz köprüleme, yani birden fazla kablolu LAN'ı erişim noktaları ile birbirine kablosuz olarak bağlamak. Bu yazıda ana odağımızın bina için kısa menzilli Kablosuz LAN'lar olacağını da söylemeliyim. Uzun menzilli ağları başka bir makaleye saklıyorum.


    NOT: Erişim noktaları ve kablosuz router'lara yapılan refereanslar aksi belirtilmedikçe her iki tip ürün için de geçerlidir.

    Kablosuz İletişimin Temelleri

    Sinyal kalitesini geliştirme tekniklerine girmeden önce küçük bir "beyin fırtınası" yapalım ve evimizdeki Kablosuz LAN sinyallerinin nasıl dolaştığını görselleştirelim.

    En basit model olarak ışığı (pilli bir el fenerinin yaydığı ışığı) alabiliriz. Michael Young'ın Radio Primer whitepaper başlıklı çalışmasında bu benzetme konusunda daha detaylı bilgi okuyabilirsiniz. Ampul (erişim noktası veya kablosuz router) ve gözünüz (Kablosuz LAN desteği olan bilgisayar) arasında açık alanda yaşanan iletişime benzer bir iletişim gerçekleştirilmektedir. Ancak kapalı alan söz konusu olduğunda benzetme biraz zorlanmaktadır.

    Bir evin duvarlarını ve tavanını katı nesneler olarak değil de geçirgenliği farklı saydam paneller gibi hayal ederseniz birazdan anlatacaklarımız daha kolay anlam kazanır. Ampul ile göz arasında ne kadar çok panel olursa, ışığı görmek de o kadar zorlaşacaktır. Diğer ışık kaynaklarının konumu ve varlığı (2.4GHz Kablosuz telefonlar, mikrodalga fırınlar vs..) da zavallı bir el fenerinin ışığını doğru dürüst görmenizi engelleyecektir.


    Kablosuz İletişimin Temelleri, Devam


    Ayrıca, erişim noktası veya kablosuz router'ınızın anteninden çıkan sinyallerin şeklini de görselleştirmek konuyu anlamamıza yardımcı olacaktır.

    Şekil 1: Basit dipolar anten sinyal yapısı.
    Trevor Marshall'ın Antennas Enhance WLAN Security yazısından izinle kullanılmıştır.


    Şekil 1
    bize çoğu erişim noktası veya kablosuz router ile gelen dipolar antenlerin yaydığı sinyalleri gösteriyor. Yukarıdaki kırmızı renkli şişman "simit" şekli radyo anteninden çıkan enerjinin 3 boyutlu görünümüdür. Soldaki dairesel şekle Azimuth grafiği adı veriliyor ve emisyonun üstten veya alttan görünümünü, sağdaki Elevation grafiği ise sinyalin yandan görünümünü simgeliyor. Satın alacağınız her türlü antenin bu tür Azimuth ve Elevation grafiklerine göz atmalısınız. Çünkü bu grafikler size uygulamanızda bu antenin çalışıp çalışmayacağını göstermek açısında çok faydalı bilgiler veriyorlar.

    Dipolar bir anten çok yönlü bir antendir. Enerji salınımı etrafına 360 derece eşit olarak gerçekleştirilir. Yayılma yüzde yüz dairesel değildir, altlarda ve üstlerde basıktır. Eğer yayılım mükemmel bir daire olsaydı sinyaller her yöne eşit olarak dağılacaktı ve anten mükemmel bir isotropic radiator olacaktı.

    Ancak her türlü anten sinyalleri farklı bir şekilde konsantre ettiği için bu konsantrasyon yayılan sinyalin çıkış gücünü belli bir yönde artırabilir veya alınan sinyalleri o yönde güçlendirebilir. Bu konsantrasyona gain (kazanç) adı veriliyor ve birim olarak dBi cinsinden (decibels relative to isotropic radiator) ifade ediliyor.
    Dipolar en basit anten tipi olduğu için en düşük "gain" birimine de sahip. Bu değer dipolar antenlerde yaklaşık olarak 2.15dBi (genelde yuvarlanıp 2.2dBi olarak ifade edilir).

    Antenler hakkında söyleyecek başka sözlerim de var, ama bu temel bilgileri vermişken kablosuz sinyalleri bu şekilde güçlendirme üzerine biraz akıl yürütelim.

    Pozisyon, Pozisyon, Pozisyon


    Bir Kablosuz LAN içerisinde işleri düzeltmek inçi yapacağınız en ucuz işlem doğal olarak erişim noktası veya kablosuz router'ınızı en iyi kablosuz iletişimin gerçekleştirilmesini istediğiniz noktaya mümkün olduğu kadar yakın yerleştirmektir. Bunun söylemesi yapmasından daha kolaydır, çünkü bazı durumlarda bu tür ekipmanları mecburen eve veya ofise DSL veya kablosuz ağın geldiği noktaya yakın yerleştirmek zorunda kalabilirsiniz.

    DSL bağlantıyı ev içerisinde dolaştırmak daha kolaydır çünkü genelde modern binalarda telefon jakları her odaya dağıtılmıştır. Konumu böylece belirledikten sonra erişim noktası veya kablosuz router'ı yerleştirmek için şu temel kuralları hatırlayın:


    1. Yükseğe yerleştirmek her zaman daha iyidir
    2. Bir kabinin veya dolabın içerisine koymaktansa tepesine koymalısınız
    3. Her zaman büyük boyutlu metal nesnelerden (dosya dolabı, çelik raflar vs.) uzak durun


    Temel olarak, eğer el feneri ve göz analojisinde olduğu gibi kablosuz ekipmanınız bir şekilde birbirini göremiyorsa bir problem yaşamaya hazır olun. Örneğin bir okurumuz duvara monte edilmiş bir akvaryumun radyo dalgalarını emip Kablosuz LAN'ı öldürdüğünü söylüyor. Ayrıca depo veya ardiye olarak kullanılan bazı odaların duvarlarının da özel malzemeler ile kaplanmış olabileceğini ve bu malzemelerin sinyallerin geçişini engelleyebileceğini de unutmayın. Bir yatta sinyal alımında problem mi yaşıyorsunuz? Sorunun kaynağı Alüminyum kaplamalar olabilir!

    Dizüstü bilgisayarların ve diğer kablosuz istemcilerin de kendilerine göre problemleri olabiliyor. Örneğin bazı durumlarda bilgisayarın yerleştirme yönü veya pozisyonu değiştiğinde iletişimin kesildiğine şahit olabilirsiniz. İstemcilerde yapılacak çözümlere ileride değineceğim, ancak bu tür ekipmanın yerini biraz değiştirerek daha iyi bir sinyal alımı sağlayabileceğinizi de unutmamalısınız.

    Pamuk Eller Cebe


    Beleşe çıkarabileceğiniz çözümler tükendikten sonra, şimdi sıra biraz para harcamaya geldi. Burada amaç parayı mantıklı şekilde harcamak ve verdiğini paranın karşılığını gerçekten almak olmalı. Bu bölümde probleminizin kaynağını tespit etmeye ve böylece parayı doğru yönde harcamaya odaklanacağız.


    Erişim Noktası Mı, Yoksa İstemci Mi?


    Karar vermeniz gereken ilk şey geliştirmeleri erişim noktası tarafında mı yoksa bilgisayar tarafında mı yapmanız gerektiğini belirlemek. Genelde eğer birden fazla istemci kullanıyorsanız amaç erişim noktasını geliştirmek olacaktır. Ancak eğer sadece bir veya iki tane bilgisayarınız varsa, bir sonraki bölümde bahsedeceğimiz istemci tabanlı çözümlere bir göz atmadan geçmeyin. Daha yüksek 'gain'e sahip antenlerin fiyatları karşısında daha kaliteli PCMCIA kartlarının fiyat farkını görüp bayılabilirsiniz.

    Hatta bu ikisinin fiyatı eşit olsa bile, yeni model bir istemci kartının getireceği ekstra özellikler karşısında anten yerine kart almak daha akıllıca olacaktır.

    Merkezi Yaklaşım

    Çoğu kullanıcı yine de asıl problemin erişim noktasında olduğunu düşünüp farklı bir anten veya yükseltici kullanarak erişim noktası veya kablosuz router'ın sinyal çekişini güçlendirmek istiyor. Ayrıca bazı elektronik meraklıları v2.2 öncesi Linksys WAP11, SMC2655W veya Netgear ME102 gibi Atmel tabanlı erişim noktalarının veri iletim gücünü artırmayı deniyorlar. Veri iletim gücünü artırmak başvurulacak en son çözüm, çünkü bu iş profesyonelleri yapacağı bir işlem ve sadece tek yönlü bir çözüm sağlıyor. Erişim noktası ve istamci arasında iki yönlü bir iletişim söz konusu olduğu için sinyali güçlendirdiğinizde sadece tek yönde fayda sağladığınızı göreceksiniz.

    Merkezi Yaklaşım, Devam


    Merkezi yaklaşımın avantajı eğer düzgün yapılırsa Kablosuz LAN üzerindeki tüm istemcilere fayda sağlaması. Eğer çok fazla sayıda istemciniz varsa bunu mutlaka düşünmeniz gerekli. İşin kötü tarafı ise eğer sinyali çok fazla güçlendirirseniz istemediğiniz bölgelere bile Kablosuz LAN erişimi sağlıyor olabilmeniz.


    Ne dilediğinize dikkat edin...


    Hayattaki pek çok diğer şey gibi, WLAN performansını artırmak söz konusu olduğunda "ne kadar çok olursa o kadar iyidir" kuralı geçerli değil. WLAN gücünüzü çok artırırsanız istemediğiniz ziyaretçiler bile bu güçlü WLAN'dan bir şekilde yararlanmak isteği duyabilirler! Özellikle iç içe yaşanan bol ofisli binalarda.
    Eğer komşularınıza bedava kablosuz Internet servisi sağlamak istemiyorsanız aklınızda olsun:


    • İstemcileri güçlendirmeye odaklanın. Güçlü bir istemci sinyali yine de etraftaki "sniffer"ların ilgisini çekecektir ancak yine de erişim noktasında olduğu gibi önüne gelene bedava Internet hizmeti vermek zorunda olmayacaksınız.

    • Sinyalinizin hedefini ayarlayın - erişim noktanızda yönlendiricili bir anten kullanın ve yönünü kaplamak istediğiniz alana çevirin. Ayrıca erişim noktasını evin veya ofisin dış duvarlarından uzakta tutun. İki teknik de sinyalin istenmeyen bölgelere "sızmasını" engelleyecektir. Bu arad sinyallerin dikey olarak da yayıldığını aklınızdan çıkartmayın!

    • Temel güvenlik önlemlerinizi alın - 128bit WEP seçeneğini açın ve kolay tahmin edilemeyecek bir anahtar kullanın. ESSID değerini kimliğinizi veya yerini afişe etmeyecek şekilde ayarlayın. MAC adres filtrelemesini kullanarak sadece bildiğiniz bilgisayarlara erişim izni verin. Etrafta olmadığınız zamanlarda (örneğin hafta sonu) erişim noktasını kapatın. Mümkün olduğunda WPA'ya terfi edin.
    Bu saydıklarımızın hiç biri istenmeyen ziyaretçilerden tam anlamı ile kurtulmak anlamına gelmiyor ancak "şansını deneyen" hacker özentilerini sisteminizden uzak tutacaklardır.


    NOT: Eğer kablosuz verilerinizi yüzde yüz korumak istiyorsanız VPN-tabanlı bir bağlantıya geçmenizi öneriyorum.

    Anten Terfisi


    Eğer erişim noktasını geliştirme yöntemini kullanacaksanız ve eğer erişim noktası veya kablosuz router üzerinde harici bir anten bulunuyorsa ana seçiminiz bu anteni geliştirmek olacaktır. 802.11b erişim noktalarının hepsinde bu mümkün olmayabilir, bu durumda yeni bir erişim noktası satın almanız gerekebilir.

    Sinyalleri Yükseltmek

    Biraz daha uğraştırıcı olmakla berabr, bir başka yaklaşım da sinyal yükseltici kullanmak. Genelde kablosuz ISS'ler tarafından kullanılmakla beraber Linksys son zamanlarda WSB24 modeli ile sinyal yükseltmeyi tüketici pazarına soktu. Sadece Linksys'in populer WAP11 AP ve BEFW11S4 Kablosuz router'ı ile kullanılmak üzere tasarlanmış olmasına rağmen eğer uygun kabloları bulabilirsiniz her türlü 2.4GHz AP'ye bağlanabiliyor. Eğer bunu düşünüyorsanız bu yazıya bir göz atabilirsiniz. İki yaklaşım daha var. Bunlardan bir tanesi kablosuz yineleyici kullanmak (wireless repeating), diğeri de ortama yeni erişim noktaları eklemek. Ancak bu konuya daha sonra değineceğim. Şimdi istemci tarafında yapılabilecek olan geliştirmelere bir göz atmak istiyorum.

    İstemci Yardımcıları - Taşınabilirler


    Bir çok 802.11b PC kartı test ettim, ancak performansları birbirlerinden çok da farklı değildir. Sadece eski tasarımlı kartlarda WEP kullanıldığında bir performans düşüşü izleniyordu.

    Bunun nedeni de basit: Çoğu 802.11b PC kartında çok kötü antenler kullanılıyor! Birazdan bu antenlerin ne kadar kötü olduğuna değineceğim, şu anda aşağıdaki listeyi vermek ve istemci tarafında yapılabilecek geliştirmeleri listelemek istiyorum:


    • Çift bant kullanın

    Daha önce söylediklerime ters gibi görünebilir, ancak testlerimde kullandığım Atheros tabanlı çift bantlı bir 802.11b PC kart son derece başarılı çıktı. Kartın 802.11a özelliği işinize yaramayabilir ama bu tür bir kartı laptop'unuza taktığınızda kaliteli anten ve radyo tasarımı sayesinde 802.11b performansınızda açık bir artış göreceksiniz.

    Bu performans artışı tekniği hem eski çiftli (a/b) hem de yeni üçlü (a/b/g) kartlar için geçerli. Performans konusunda daha fazla bilgi için NETGEAR WAB501 veya WAG511 incelemelerine göz atabilirsiniz. Bunlara eşit performans sunabilecek diğer ürünler Linksys WPC51AB ve ORiNOCO Silver ve Gold Dual-Band kartlar.


    • XWing Son noktayı koyuyor

    Asante'nin AL1511 AeroLAN XWing Kablosuz LAN kartı efektif bir anten tasarımı kullanıyor. Tasarım o kadar basit ki bunu niye daha önce diğer firmaların denemediğini merak ediyoruz. Testlerimde antenlerin dikey pozisyonda açık performans artışını gördüm.

    • USB'ye geçiş

    Neden? Neden performansı daha düşük olarak bilinen ve bilgisayarın arkasında kablosu ile sallanan bir kablosuz ağ birimi kullanalım? Bir kere daha, sorunun cevabı antende yatıyor. Küçük USB adaptörlerin yeni sınıfından Linksys WUSB12 gibi kartlar diziüstü bilgisayarların USB portlarına direkt olarak bağlanıyorlar ve üzerlerinde bir de katlanabilir anten bulunuyor.

    Bunlara ek olarak NETGEAR'ın MA101 veya Compex'in WLU11A gibi notebook ekranını arkasına cırt bantla tutturulan adaptörler de gördüm. Bunlar da bu yeni geliştirilmiş anten tipini kullanıyorlar.

    • Dahili Seçenekleri Tercih edin

    Fiyat açısından tuzlu olsa da, kendi içinden kablosuz iletişim seçeneği ile gelen bir notebook'a terfi etmek de performansı oldukça artıracaktır. Bunun nedeni de antenler. Genelde dikey olarak notebook ekranlarının yanında entegre biçimde geliyorlar.

    • Evet, onlar da var!

    Bulunması zor da olsa, yüksek 'gain'li antenlerin sinyallerini alabilen PC kartları da piyasada bulunuyor. Örneğin ORiNOCO Gold card üzerinde dahili antenine ek olarak takılıp çıkartılabilen bir anten eklentisine de sahip. Her ne kadar bu tür bir anten bulmak zor da olsa, ürünün kendi içerisindeki anten de oldukça kullanışlı.

    Zoom'un ZoomAir Model 4103 modelinin kullanımı daha da kolay, çünkü üzerine standart bir "cop" anten takılabiliyor.

    Bütün kablosuz istemciler ille de etrafta dolaşmak zorunda değildir. Bu yüzden bir sonraki bölümde masaüstü bilgisayarlar için kullanılan seçeneklere göz atacağım.


    İstemci Tarafındaki Gelişmeler - Masaüstü Modelleri


    Masaüstü bilgisayarların kablosuz alışını güçlendirmek için birkaç numara daha çekmek mümkün. Ancak uzak durmak gereken modeller masaüstü bilgisayarların PCI veya ISA yuvalarına takılan kartlardır. Bu tür kartlarda antenler mümkün olan en kötü pozisyondadırlar. Yani yere yakın ve metal bir nesnenin (bilgisayarın kasası) arkasında. Odanın ve masanın pozisyonuna göre anten dış duvara yönlendirilmiş ve erişim noktasını görmüyor olabilir.

    Masaüstü bilgisayarların Kablosuz LAN kartlarında mutlaka olması gereken şey, anteni uzatıp istediğiniz yere koyabilme seçeneğidir. Anten kablosu karta bir soketle takılmalıdır, böylece lazım geldiğinde bu anteni daha iyi bir antenle değiştirebilirsiniz.

    Kablosuz LAN'lara masaüstü bağlantısı sunmak için kullanılan bir başka seçenek de USB adaptörler. USB arabirimlerin genel performansı söz konusu olduğunda biraz dezavantaj olduğu doğru ancak en azından adaptörü ve anteni uygun bir şekilde yerleştirme imkanınız olacaktır. Bu uygulama için yeni küçük cep tipi adaptörler yerine kablolu bir USB adaptörü seçmek daha doğru olacaktır.

    Yüksek fiyatından dolayı daha az tercih edilebilecek bir ürün serisi de yeni kablosuz Ethernet köprüleri. Bunlara bir örnek olarak Linksys WET11 modelini verebiliriz. Bu modellerde bilgisayarınızda bir Ethernet portu olması gerekli, ancak çalışmak için bir aygıt sürücüsü yüklemenize gerek kalmıyor. Ancak bu tür ürünler sinyal açısından ekstra bir avantaj sağlamıyorlar. Aynı şey Linksys WAP11 veya diğer AP Client modunu destekleyen ürünler için de geçerli.

    Antenler hakkında bu kadar konuştuktan sonra demek ki biraz da anten seçimi ve kurulumuna değinmemiz gerekli. Buyurun bir sonraki bölüme o vakit...

    Anten Terfisi - Dikkat Edilmesi Gerekenler


    Sinyalin düşük olduğu durumlarda bir sinyal yükseltici kullanarak problemi çözmek kulağa hoş geliyor, ancak yine de denemeler gösteriyor ki daha yüksek 'gain' oranına sahip antenleri kullanmak daha ucuz ve daha iyi sonuçlar veriyor. Şu noktalara dikkat etmek gerekli:

    • yükselticiler hem sinyali hem de gürültüyü yükseltiyor. Veri gönderme yönünde problem çıkartmayan bu özellik, maalesef gürültünün yükselmesi yüzünden zayıf bir Kablosuz LAN sinyalini yok edebiliyor.

    • Kablosuz LAN'lar çift yönlü sistemlerdir. Erişim noktasının yüksek seviyede bir sinyal yollaması o kadar önemli değil, çünkü istemci tarafında bu sinyalin desteklenmeme ihtimali var.

    • En iyi sonucu almak için yükselticiler erişim noktalarına mümkün olduğu kadar yakın durmalı, böylece kablolarda sinyal kaynı olmaması sağlanıyor. Bu gereksinim yüzünden erişim noktasının kurulumu zorlaşabilir ve özellikle evlerde kurulum problemleri yaşanabilir.


    Diyelim ki daha yüksek 'gain'i olan bir anten taktırmaya karar verdik. Nereden başlayacağız? Öncelikle erişim noktası veya kablosuz router'a anteni bir şekilde bağlamak gerekli. Görülen o ki, en fazla kullanılan WLAN anten tipleri aşağıdakiler:

    Şekil 2: Popüler WLAN anten bağlantıları


    Linksys Kablosuz LAN ürünlerinde biraz daha büyük bir RP-TNC konektör kullanıyor, daha küçük boyutlu olan RP-SMA standardı ise diğer firmalar tarafından destekleniyor. Bu arada her antende adı geçen "RP" kısaltması "Reverse Polarity" anlamına geliyor.

    Anten Terfisi - Dikkat Edilmesi Gerekenler, Devam

    Eski anteninizi söktünüz ve konektör tipini de biliyorsunuz, şimdi yeni anteni nasıl seçeceksiniz? Dikkat edilmesi gereken dört faktör var:

    • İşletim Frekansı

    Radyo dalgalarının çalışma şekli yüzünden antenlerin belli frekans aralıklarında çalışması için bazı tasarım gereksinimleri mevcut. Genel olarak işletim frekansı ne kadar yüksekse, antenin frekans aralığı da o kadar düşük oluyor.
    802.11b Kablosuz LAN'lar için 2.4GHz frekansını destekleyen bir antene ihtiyacınız var. Bu anten, maalesef 802.11a için kullanılamaz.


    • Gain


    Daha önce de belirttiğim gibi, erişim noktası veya kablosuz router ile gelen basit dipolar anten'in gain'i yaklaşık 2.2dBi değerindedir. Bu arada iki antenli erişim noktası veya kablosuz router'larda bu değer 4.4dBi olmuyor, hemen söyleyeyim. Çift anten kullanılmasının nedeni anten çeşitliliği ("antenna diversity") değerini artırmak. Bu değer WLAN performansını başka bir nedenden dolayı pozitif yönde etkiliyor.

    • Salınım Deseni

    Antenin size uygun olup olmadığını belirlemek için gain kadar önemli bir faktördür. Antenin kapsama alanını belirler ve eğer yanlış bir anten seçilirse kapsama alanınız eskisinden daha beter olabilir.

    • Monte Edilebilme

    Antenin fiziksel yapısını simgeler. Artık her türde anten yapısı bulmak mümkün, bu yüzden ilerideki isteklerinizi de göz önünde bulundurarak bir seçim yapmanız oldukça önemli.

    Anten Terfisi - Seçimi Yapmak


    Anten seçme sanatı özellikle bina dışında uzun mesafelere ulaşmak istediğinizde önem kazanan bir işlemdir. Ancak kısa mesafelerde (yolun bir tarafından diğer tarafına, evden garaja vs.) aklınızda tutmanız gereken noktalar şöyle:

    • Kural 1: Basit bir dipolar antenin kapsama alanının iki katına çıkmak için 6-dB (dBi)'lık bir artış gereklidir. İki katına çıkartmak en iyi seçenek olacaktır, çünkü Kablosuz LAN'ınızın kapsama alanında sinyali kötü ekleyecek duvar, panel gibi elemanlar olacaktır.

    • Kural 2: AnteninGain değer ne kadar yüksekse, kapsama alanı da o kadar geniş ancak yönelimi o kadar dar olacaktır. Bu etki aynen dürbün veya teleskoplarda olduğu gibidir. Teleskobun gücü ne kadar fazlaysa hedef görüş alanı da o kadar daralır.

    Püf noktası: Antenin yönelimi genelde "beamwidth" olarak adlandırılır.

    Anten Terfisi - Seçim Yapmak, Devam


    Anten konusunu kapatmadan önce kablosuz ağ kartlarının neden düşük performans verdiğini açıklayalım. Çoğu dizüstü bilgisayar kullanıcısının bildiği gibi, WLAN kartları oldukça dar yönelimli, Şekil 3'te bunun ne kadar olduğunu görebilirsiniz.

    Şekil 3: PC kart anten gain grafiği. Trevor Marshall'ın Antennas Enhance WLAN Security yazısından izinle kullanılmıştır.
    Bu grafik tipik bir 802.11b kartın görece duyarlılığını gösteriyor. Burada ana noktalar şöyle:

    • Bu kesinlikle omni-directional performansı göstermiyor
    • Eğer bilgisayarın gövdesi dikey olarak tutulsaydı performans daha iyi olacaktı!


    İkinci noktanın nedeni açık. Dizüstü bilgisayarlar kartın antenini yatay bir düzlemde konumlandırırlar, oysa erişim noktası veya kablosuz router'ların antenleri dikeydir. İşte bu yüzden dahili Kablosuz LAN kartları daha iyi çalışıyorlar. Genelde antenler ekranın yanında dikey duruyorlar ve boyutları daha büyük oluyor.

    Artık bir anten eksperi olduğumuza göre yaklaşık bir yıldır Kablosuz LAN kullanıcıları için güçlü alternatif sunan yeni bir konsepte göz atalım.


    Kablosuz LAN Yineleyiciler


    Kablosuz LAN performansını artırmak için yeni bir alternatif ve bütçesi dar kullanıcılar arasında popüler olan bir konsept de "wireless repeater" (kablosuz LAN yineleyiciler) kullanmak. Bu metod erişim noktası veya kablosuz router'lar piyasaya çıktığından beri ortada, ancak ilk başlarda sadece fiyatı 300 dolardan yüksek olan üst uç erişim noktası veya kablosuz router'lar için geçerliydi!

    Bu kural 2002 yılının baharında D-Link DWL-900AP+ erişim noktasına ücretsiz bir firmware güncellemesi sunduğunda değişiverdi. Bu güncelleme sayesinde Kablosuz LAN yineleyiciler 100 doların altına indi. Daha fazla bilgi için Wireless Repeating with the D-Link DWL-900AP+ NTK başlıklı yazıma bakabilirsiniz. D-Link bu pazarda oldukça agresif davranıyor ve daha ucuz (yaklaşık 70 dolarlık) alternatifler de sunuyor.

    Bir Kablosuz LAN yineleyici basitçe özel bir modu olan ve diğer istasyonlardan aldığı sinyalleri üzerinden ileten bir erişim noktası olarak düşünülebilir. Böylece, ağın kapsama alanını artırmak için gerekli olan tek şey bir erişim noktası ve bir elektrik prizi oluyor. Şekil 4 bu kablosuz LAN yineleyicinin kullanımını gösteriyor.


    Şekil 4: Kablosuz LAN yineleyicili bir WLAN


    Elbette, bu seçenek beraberinde bazı sorunlar da getiriyor. Yineleme modunda çalışan bir erişim noktasının Ethernet portu artık LAN trafiğini taşımıyor ve yönetim arabirimine bağlanmak için tek yol olarak o LAN portunu kullanmak kalıyor. Bu yüzden de bu tür yineleyicli erişimi zor noktalara koymamak gerekli, çünkü arada bir kilitlendiklerinde resetlemek oldukça zorlaşıyor.

    Ayrıca, araya koyduğunuz her yineleyici normal veri iletim performansını yarıya indiriyor. Yani 5Mbps'lik bir trafik bu erişim noktasına girince dışarı 2.5Mbps olarak çıkıyor. Eğer Kablosuz LAN'ı sadece Web tarama ve e-mail için kullanıyorsanız çok fazla problem etmeyebilirsiniz. Ancak eğer çok hızlı bir Internet bağlantınız varsa ve çok fazla dosya transferi veya download gerçekleştiriyorsanız bir Kablosuz LAN yineleyicinin performansından memnun olmayacaksınız.

    Bazı ürünler Kablosuz LAN yineleyicilerinin birbirleri ile bağlanabilmesine imkan veriyorlar ancak çoğu durumda sadece tek bir "atlama" gerçekleştirmek mümkün. Ancak bu durumda da birden fazla yineleyiciyi bir erişim noktasının etrafına dairesel olarak yerleştirip başka alanlara da erişim sağlamanız mümkün.


    Erişim Noktalarını Ethernet'siz Eklemek


    Hem maliyet hem de karmaşıklık açısından baktığınızda bu en son adım oldukça zorlayıcıdır. Kısa bir süre öncesine kadar, birden fazla erişim noktası veya kablosuz router kullanmak için bir sürü CAT5 Ethernet kablosu ve prizle uğraşmak gerekiyordu. Kablolama potansiyel bir baş ağrısı olduğu için bu tür bir kurulum gerçekleştirmeden önce gerçekten iyi bir saha çalışması gerçekleştirmek gerekiyor. Bu tür sorunlardan dolayı pek çok ev kullanıcısı bazı şeylerden vazgeçmek zorunda kalmıştır.

    Aslında, artık piyasada görülen ve iletişimi prizler ve telefon kabloları üzerinden kurabilen alternatifler sayesinde bu işlem oldukça kolaylaştı.

    HomePNA (HPNA) sayısal verileri telefon hatları üzerinden 10 Mbps hızında taşıyabiliyor, ortaya çıkan veri performansı 5Mbps civarında oluyor. HPNA telefon hattının normal ses, veri, faks veya DSL trafiğini etkilemiyor, hatta telefon hattının çalışır durumda olması bile gerekmiyor.

    HomePlug HPNA standardına benzer olarak çalışıyor ancak veri transferi için evdeki AC priz kablolamasını kullanıyor. HomePlug'ın veri hızı 14Mbps ancak ortalama performansı HPNA kadar. İki teknoloji de erişim noktalarına verileri kablo ile eriştirmek için kullanıyor. Örnek bir kurulum için Şekil 5'e bakılabilir.



    Şekil 5: Güç kablolarını kullanarak erişim noktası kurmak


    Şekilde alternatif ağ metotlarının nasıl kullanıldığına bir örnek bulunuyor.

    Bir HomePlug - Ethernet Köprüsü kullanarak Ethernet LAN'ınızın bir ucunu bir prize, diğer ucunu da bir köprü ile uzaktaki erişim noktası veya kablosuz router'a bağlayabiliyorsunuz. Birkaç köprü daha kullanarak sisteme daha fazla erişim noktası ekleyebiliyorsunuz.

    HPNA tabanlı bir kurulum da benzer bir şekilde çalışıyor. Burada da HPNA - Ethernet köprüleri (ve klasik bir ev telefon prizine ulaşım) kullanılıyor.

    Bu temel kurulumun bir çok varyasyonu mümkün. Ayrı bir router ve erişim noktası kullanabiliyorsunuz, hatta piyasada kendi içinde HomePlug köprüsü olan SpeedStream 2524 Powerline Wireless DSL/Cable Router gibi modeller de var. Speedstream'in ayrıca 2521 Powerline 802.11b Wireless Access Point adında da bir modeli bulunuyor, bu model bir 802.11b AP ve HomePlug-Ethernet köprüsünü birleştiriyor (Daha fazla bilgi için bu yazıya bakabilirsiniz).

    Benim şahsi tercihim HPNA yerine HomePlug. Çünkü daha esnekler, evin her odasında bir elektrik prizi bulabilirsiniz, ancak telefon soketleri için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Bir erişim noktasını bir prizden çıkartıp diğerine takmak kadar büyük bir özgürlük olabilir mi?

    Her iki yaklaşımın da kendine göre dezavantajları var. Hem telefon hem de güç kabloları yüksek hızlı veri sinyalleri için "en uygun" taşıma medyası değildir, hatta bunların nasıl olup da çalışabildiğine hala hayret ediyorum. Eski evlerde veya ofislerde oturanlar ağ performansının çok düşük olduğundan veya bazı prizlerde hiç çalışmadığından şikayet ediyorlar. Mesafe de önemli, genelde evden garaja uzanmak pek mümkün olmuyor.


    Erişim Noktası Ekleme - Ethernet


    Biraz fanteziden sonra kendi dünyamıza geri dönüyoruz. Evet, Ethernet kablolama biraz problemli olabilir, ancak en hızlı ağ iletişimini elde etmenin en kolay ve sorunsuz yoludur. Eğer POE (Power Over Ethernet: Ethernet Üzerinden Elektrik Alma) seçeneği olan bir erişim noktası veya kablosuz router kullanıyorsanız bu tür aletleri prize bile takmak zorunda değilsiniz. POE sayesinde Ethernet kablolarının içerisindeki kullanılmayan kablolar üzerinden elektrik taşınıyor. POE seçeneği olmayan bir erişim noktası veya kablosuz router kullansanız da kendi POE sisteminizi kurmanız o kadar zr değil. Örnek için bu sayfaya göz atabilirsiniz.

    Konuyu kapatmadan önce erişim noktası veya kablosuz router eklemek için aşağıdaki noktalara dikkat etmeniz gerektiğini de belirteyim:


    • Karıştırın!

    Kablosuz LAN altyapınıza yeni bir erişim noktası veya kablosuz router eklerken ille de aynı model ve markayı kullanmak zorunda değilsiniz. Aynı modeli kullanmanın tek açık avantajı her bir ürünün yönetim arabirimini ayrı ayrı öğrenmek zorunda kalmamanız.

    • Kablosuz Router'ların Kullanımı

    Kablosuz router'lar erişim noktalarına bir genişleme eklentisi olarak düşünülebilir, ancak bu moda çalışabilmeleri için bazı ayarlarının doğru yapılması gereklidir. Bu konuda daha fazla bilgiyi bu yazıdan alabilirsiniz.

    Birden Fazla Erişim Noktasının Ayarlanması


    Bu ürünleri bağladıktan sonra ayarlamak tahmin ettiğiniz kadar zor değildir. Aşağıdaki adımları takip etmeniz yeterlidir:


    1. 'Bütün erişim noktalarını aynı SSID'e ayarlayın

    Windows XP'nin "ayarlama gerektirmeyen" ağ kurulum özelliği sayesinde değişik SSID'ler kullanan erişim noktası veya kablosuz router'lara bağlanabiliyor, ancak en iyisi bütün erişim noktası veya kablosuz router'lardan aynı SSID'i kullanmak.


    2. Yakın Erişim Noktaları Aynı Kanalı Kullanmasınlar

    802.11b için frekansları çakışmadığı için kullanılabilecek en iyi kanallar 1, 6, ve 11 olacaktır. Cirond Technologies'in bir whitepaper'ında 1,4, 8, ve 11 numaralı kanalların da belli bir performans azalması yaşanmadan kullanılabileceği belirtiliyor. İki durumda da memnun edici sonuçlar alabilirsiniz.

    3. Sabit IP Kullanın Çoğu erişim noktası veya kablosuz router kablolu ağdan
    DHCP üzerinden kolayca IP alabilir, ancak size önerim bu erişim noktalarının her birine ayrı IP'ler vermenizdir. LAN'ınızda DHCP sunucu tarafından dağıtılmayan IP'leri kullanın. Böylece her erişim noktasına her seferinde doğru adresi kullanarak erişebilirsiniz. Ve eğer erişim noktası veya kablosuz router'ın kendi üzerinde DHCP sunucusu varsa onu mutlaka kapatın! Bir ağda tek bir DHCP sunucusu yeterlidir.


    Örnek: Diyelim ki LAN'ınızın ana router'ının IP adresi 192.168.1.1 (subnet mask - 255.255.255.0) ve üzerindeki DHCP sunucusu 192.168.1.100 adresinden başlamak üzere 20 IP adresi dağıtıyor. İşleri kolaylaştırmak için ilk erişim noktasına 192.168.1.254 (subnet mask 255.255.255.0) IP adresini atayın, ve her bir eklenti erişim noktası veya kablosuz router için de bu adresi 1 azaltın.

    Parçaları Birleştirmek


    Eğer buraya kadar gelebildiyseniz kafanızın bu yazıyı okumaya başladığınız andan daha karışık olduğuna bahse girerim. O vakit en iyisi bir özet denemesine girişmek:

    • Problemi Anlayın

    Artık radyo dalgalarının ortalıkta nasıl dolaştığını biliyorsunuz, bu yüzden potansiyel problem kaynaklarına (metal panolar, girişim yapan kaynakları ve akvaryumlar) göz atın. Bulduğunuz problemleri gidermeye çalışın. Her türlü durumda problemi çözmenin en iyi ve en ucuz yolunun erişim noktalarının yerini değiştirmek olduğunu unutmayın.

    • Daha Azı Daha İyi Olabilir

    Eğer ürünlerin yerini değiştirmek probleminizi çözmüyorsa, mümkün olan en ucuz yatırımı yapmayı kendinize düstur edinin!

    • İşleri Basit Tutun


    Yüksek gain değeri olan antenler özellikle de erişim noktasına bağlanabiliyorlarsa en basit ve ucuz çözüm olabilirler. Eğer erişim noktası veya kablosuz router'ınızın üzerinde çift anten bulunuyorsa, her zaman aynı modelden iki anten kullanmaya özen gösterin. Eğer işinize yaramıyorsa, bundan sonra sıra istemcileri güncellemeye gelmiş demektir.

    • Ek Erişim Noktalarından Korkmayın

    HPNA ve HomePlug seçenekleri de olduğu göz önünde tutulursa, eklenti erişim noktası kullanımı ille de metrelerce kablo ile uğraşmanızı gerektirmiyor. Bazı durumlarda uygun olarak yerleştirilmiş ek bir erişim noktası bütün probleminizi çözebilir, ve her şey daha ucuza gelebilir.
    Kısacası, artık Kablosuz LAN'ınızdan şikayet edip durmayın. En azından şimdi yapabilecek bir şeyleriniz var!

    Alıntıdır.
    www.ForumBT.Net

  2. #2
    Administrator sbilge - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    1.026

    Standart

    Bu güzel çalışma için teşekkürler. Önemli yaptım.
    Vu+ Duo - DM 500S
    170 cm Mega Hareketli (42⁰'de Beklemede) x2 - Next VBox - 90 cm MultiFeed [(7⁰, 13⁰)x2, 19⁰]
    Toshiba 42Z3030 - LG 42LH2000 - Harman Kardon AVR-4000 Anfi - Bose Acoustimass 10 Hoparlör
    Canon PowerShot S5 IS - 8 GB Toshiba SDHC Bellek

+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. Beyin dopingi: Ceviz
    overdose tarafından başlatılan Genel Sağlık konusunda
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09-10-2008, 11:25
  2. Dell performans tutkunlarını arıyor; XPS 730 H2C ve Alienware m17x anons edildi
    GuNTiS tarafından başlatılan Donanım Haberleri konusunda
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30-05-2008, 22:15
  3. Dell’ den performans canavarı dizüstü
    sbilge tarafından başlatılan Haberler konusunda
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22-05-2008, 15:47
  4. Kablosuz Ağ Araçları
    sbilge tarafından başlatılan Kablosuz Ağ (Wireless Network) konusunda
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-05-2008, 10:29

Yetkileriniz

  • Siz yeni konu açamazsınız
  • Siz Konulara cevap veremezsiniz
  • Siz Konulara eklenti ekleyemezsiniz
  • Siz Konularınızı düzenleyemezsiniz
bizimkagithane YenibirYatırım