+ Konu Cevaplama Paneli
Toplam 1, 1 ile 1 arası.

Konu: CD (Compact Disc) Nedir?

  1. #1
    Administrator sbilge - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    1.027

    Standart CD (Compact Disc) Nedir?


    CD (Compact Disc)
    CD teknolojisi, plak ve kasetlerdeki "playing" olayı sırasında meydana gelen sürtünmeleri ve arka plan sesleri yok etmek için tasarlanmışlardır. Plak ve kaset gibi çift taraflı olarak kullanılmazlar. 12 inch'lik standart bir CD yaklaşık 80 dakikalık (700 MB) dijital bilgiyi barındırabilir. Yeni çıkan yüksek yoğunluklu boş CD'lere bugün 90 dakikalık kayıt yapılabilmektedir (790-800 MB'lık CD'ler). CD'de yer alan dijital bilgi, plaktaki gibi spiral olarak yazılmıştır. Bu şekilde yerden kazanılır. Fakat, bilgiler plaktaki gibi dıştan içe değil, içten dışa doğru yazılır ve okunur. Kapasite olarak bakarsak, 700 MB'lık bir CD, 1010 adet 1.440 KB'lık Double Density floppy diskete eşdeğerdir.


    CD'ye kayıt ve seri kopyalama ancak dünyadaki özel yerlerde, "super clean room" denen tozsuz, özel ortamlarda yapılır ve kayıt esnasındaki olaya "burning" denir. Laserle yakma, yani kayıt işi sona erdikten sonra eldeki CD'ye "master" denir. Artık bu masterden binlerce kopya yapılarak evlerimizdeki gümüş yüzeyli CD'ler imal edilebilir. Yalnız bu mastering olayını evlerimizdeki CD-R kullanılarak yaptığımız CD-ROM kayıtları ile karıştırmamalısınız. Evde kendinizin kayıt ettiğiniz CD bir master değildir. Kayıt yüzeyi sırsızdır ve kolayca çizilerek bozulabilir. Halbuki sırlı CD'lerin çizilerek bozulmaları daha zordur. Siz de milyon dolar ödemeyi göze alabilecek kadar zengin iseniz, o zaman evinizde özel bir odada master yapabilirsiniz. Bunun için de özel bir izin almanız gerekmektedir yoksa korsanlarla aynı işi yapıyor olursunuz. Bu izni de şahsa özel kimseye vermezler. Yukarıda dediğim gibi, çok özel bir şekilde üretilen bu tek CD'ye "master" denir. Evlerimizdeki gümüş yüzeyli CD'ler bu bir tek masterden yapılmıştır. Master CD'lerin yapımı çok pahalıya mal olduğu halde (2000 dolar gibi), evlerimizdeki CD'lerin maliyeti 1 doların biraz altındadır. Peki o zaman neden yıllardır 15 dolar civarında bir fiyat veriyoruz audio CD'lere öyleyse. Telif hakları, taşıma, reklam, basım gibi masraflar CD albümün fiyatını ancak bu kadar artırmaktadır.
    CD'deki kayıt sadece bir tek yüzündedir. Dijital bilgi, CD'nin üzerindeki yazıların bulunduğu yüzeyin hemen altındadır. Alttaki şeffaf kısım sadece CD playerin incecik laser kaynağından çıkan ışını geçirmeye yarar. Işın şeffaf tabakadan geçer ve yukarıdaki yansıtıcı tabakadan yansıtılır. Alttaki saydam kaplama müziğin yazılı olduğu kısmın hemen altında bulunan dijital bilgiyi korumak amacıyla yapılmıştır. Alttaki bu saydam kaplamanın çizilmesi CD playerin okumasına çok fazla engel olmaz. Bu yüzden CD player'ler plaklar ve kasetler gibi kısa ömürlü değillerdir. İlk üretildiği günkü çalınma kalitesiyle bir milyonuncu çalınma kalitesi arasında her hangi bir ses kalitesi farkı yoktur çünkü bilgi laser ışını ile dijital olarak yorumlanır. CD playerin yaptığı mekanik bir okuma değil, 1'ler ve 0'lardan oluşmuş dijital bilgiyi CD'nin yüzeyinden alıp, playerin içindeki mikroişlemciye göndermekten ibarettir. Soldaki resimde CD'lerin imalinde kullanılan hem ekonomik, hem de sıcağa karşı dayanıklı polikarbon maddesini görüyorsunuz. Daha büyük görmek için resme tıklayın.
    CD'nin alttaki parlak yüzeyine yakından bakıldığında, mikron mertebesinde, milimetrenin binde biri boyutunda çukurlar görülür. Bu çukurlar plaktaki gibi en dıştan en içe doğru okunmaz. Tam tersine, en içten en dışa doğru okunur. Yani, CD'mizdeki ilk parça en içte yer alır. Sonuncu parça ise en dışta yer alır. Kayıt edilen albüm eğer 78 dakikadan kısa ise CD'nin geri kalan kısmı boş bırakılır veya Avrupa'da yapılan bir uygulama gibi iki albüm bir tek CD'ye yazılır. Eski plaklar en fazla 35-36 dakika sürdüğünden, bir sanatçının 2 albümü bir tek CD'ye sığabilmektedir. Tek CD fiyatına 2 CD alıyormuşsunuz gibi ekonomik olarak güzel bir olay.

    Mikron mertebesindeki çukurlar, fabrikadaki "burning" aşamasında oluşmuş "master" diskin üzerindeki izlerin aynısıdır. Bu çukurlar çok zayıf ve ince bir laser ışını tarafından okunur. CD'nin parlak alt kısmından yansıyan laser ışını bir dedektor tarafından algılanarak CD player içindeki mikroişlemciye gönderilir. Burada değişime uğrayan bilgi, "0"lar ve "1"lere çevrilir. "0"lar ve "1"lerin de müziğe çevrilmesi sağlanınca ortaya çıkan zayıf audio ses, playerin içindeki bir küçük anfi (mikroamplificator) tarafından yükseltilir. Standartlara göre belli bir seviyeye çıkartılan ses, filtreden geçirilerek CD playerin "play out" veya "line out" hattından dışarıya çıkarak tekrar ana anfimize, oradan kabinlere, oradan da kulağımıza gelir. Plak ve kasetteki gibi bir sürtünme olmadığından, CD'lerde müziği dinlerken arka planda "sssss" sesi duyulmaz. Dijital bilgi, stüdyodaki kaydın bire bir aynısı olduğundan son derece kaliteli bir ses elde edilmiş olur. CD playerin bağlı olduğu ses düzeni ne kadar iyi ise, alınan sonuç ta o kadar mükemmel olur.
    Nedir bu AAD, ADD ve DDD?
    CD kayıt standartları değişmediği halde, CD'ye kayıt kaynakları değişebildiğinden, evlerimizdeki CD'lerin kalitesi de farklı farklı olur. 1980'li yıllardan önceki plağa veya manyetik şeride yazılmış albümler eğer CD'ye yazılacak ise "remastering" denen aşamadan geçerek AAD şeklinde kayıt edilirler. Plaktaki veya manyetik şeritteki müzik analog olarak okunarak, CD'ye dijital olarak yazılır. Her ne kadar arada filtreler kullanılsa da orijinal plaktaki çıtırtılar veya manyetik şeritteki "ssss" sesi CD'ye de, orijinalinkindeki kadar çok yüksek seviyede olmasa da aynen geçecektir.

    CD'ler kayıt kalitesi bakımından üç tipte imal edilirler. AAD, ADD ve DDD. Bu yüzden bir CD'yi alırken kayıt standartını da öğrenmeniz için CD'yi evirip çevirip bir yerine yazılmış olan küçücük bilgiyi okumanız gerekebilir. Bazı CD'lerde bu bilgi hiç bulunmayabilir. 1990 ve sonrasında üretilmiş bir CD ise DDD olarak kabul edebiliriz. DDD, diğerlerine göre daha çok tercih edilir. DDD standartında, stüdyodaki çalınan müzik DAT gibi bir dijital kayıt cihazına dijital olarak direkt kayıt edilir. Bu yöntemde, DAT'tan CD'ye aktarılan müzik, kalitesinden kaybetmeyeceğinden elde edilen sonuç en mükemmel olacaktır. Multitrack dijital recorder'ler işte burada çok iyi iş görürler.
    ADD standartında ise, bildiğimiz tape recorderleri ile manyetik şeride yazılmış müzik, DAT'a dijital olarak kayıt edilir. Kayıt esnasında filtreler kullanılır. DDD kadar kaliteli olmasa da son derece temiz bir kayıt elde edilir. Daha sonra üretim için DAT'taki bilgi CD'ye yazılır. AAD teknolojisinde ise, yine manyetik şeritteki müzik DAT'a dijital olarak kayıt edilir. ADD standartından farkı, ADD olayında edit ve remastering işlemleri DAT'a kayıt esnasında yapılır. AAD olayında ise bu kayıt esnasında yapılmaz. DAT'tan CD'ye yazılırken değil, CD'den master CD'ye yazılırken dijital remastering yapılır. Bu yüzden makaralı cihazlarda yıllar önce kayıt edilmiş klasik müzik eserleri sıklıkla AAD tipinde kayıt edilir. O zaman da CD'den sanki normal bir teyp çalıyormuş gibi "sss" sesini duyarsınız. Kaynak olarak bir plak kullanılmış ise, CD'yi dinlerken çıtırtıları aynen duyarsınız. Bu yüzden CD'yi üretenler eğer CD'ye yazmak için albümün manyetik şeride kayıtlı halini bulamazlar ise mecburen hiç kullanılmamış bir plağını kullanırlar. Bu plağı son derece pahalı ve çok özel bir pikaba koyarlar ve oradan DAT'a kayıt ederler. Bu pikabın bir özelliği de vakumlu olmasıdır. Plağın döndürüleceği kapalı alandaki hava emilerek toz giderilir. Dış dünyadaki seslerden yalıtılmış bu ortamda, çok hassas bir iğne (5-45.000 kHz) kullanılarak çalınan plaktaki müzik neredeyse CD kalitesindedir. Bu özel pikaptan gelen bilgi direkt DAT'a yazılır ve uygulanacak yönteme göre (ADD, AAD) daha sonra CD'ye yazılır.

    Gerek klasik müzikte, gerek diğer bazı akustik müzik türlerinde CD teknolojisinin sesi yapaylaştırdığını, sesin doğallığını veremediğini söylerler. Bu imkansızdır. Çünkü, stüdyodaki bilgi, herhangi bir manyetik ortama yazılmadan direkt dijital olarak bir CD'ye yazılırsa (DDD recording) ortaya çıkan sonuç orijinalin tıpa tıp aynısı olacaktır. Söylenen doğallıktan uzaklaşma safsatası, sadece suçsuz CD playerin bağlandığı ses düzeni ile alakalı bir olaydır. Anfisi, kabinleri kalitesiz bir sisteme bağlanmış bir CD player tabii ki doğal ses kalitesini veremeyecektir. Ayrıca, CD'yi dinlerken oldukça abartılı bir equalizer ayarı yaparsak yine doğallıktan uzaklaşmış oluruz. İyi kalite bir CD'yi, iyi kalite bir CD player'dan iyi kalite hoparlöre verdiğimizde sonucun iyi olması için bir de kullanılan kabloların iyi kalite olması gerekir. Odanın akustiği ve hoparlörlerin yerleşimi de bunda etkilidir.

    CD'den en iyi şekilde kasete nasıl kayıt yapılır : Bunun ilk şartı kasetin tipine göre kayıt cihazını ayarlamaktır. Normal kasete "Normal" (Tape I), krom kasete de "Chrome" (Tape 2) seçimi yapılır. İkinci olarak CD'deki müziğin en şiddetli olduğu yer aranır ve bulunur. Bu işi artık CD playerlerin çoğu otomatik olarak yapmaktadır. Bunun için "Peak Search" düğmesini kullanın. CD playeriniz CD'deki en gürültülü kısmı bulunca size 5-6 saniye için orayı tekrar tekrar çalacaktır ve sizde bu arada tape recorder'inizdeki "recording level" ile kayıt seviyesini ayarlayabileceksiniz. Bunu yaparken VU (Volume Unit) sinyallerinin "0" desibeli aşmamasına gereken özeni göstermelisiniz. Ancak bir an için, müziğin şiddetine göre ara sıra 0 desibeli aşıyor ise, sizin için kayıt yapacağınız en ideal kayıt seviyesini ayarlamışsınızdır demektir. 0 desibeli aşmamaya özen göstermezseniz, uzun ömürlü olmayan, performansı düşük ve distorsiyonlu bir kayıt elde edersiniz. Son madde olarak kesinlikle DOLBY'li kayıt yapın. DOLBY NR. ON şeklinde kayıt yaparsanız, kayıdınız çok daha mükemmel olur. DOLBY'li kayıt ettiğiniz kaseti DOLBY'siz dinleyebilirsiniz. Bunun bir sakıncası yoktur. DOLBY'li şekilde kayıt edilmiş böyle bir kaseti başka bir kasete normal veya hızlı devirle kopyalarsanız, kopyalayan cihazın DOLBY özelliği olmasa bile, 2. kaset de otomatik olarak DOLBY'li olacaktır.
    CD bakımı : CD'lerdeki kayıt izleri tek merkezli olduğundan, CD'yi temizleme işlemi kesinlikle en içten en dışa doğru yapılmalıdır. Bunun tersine izlere paralel yapılan en masum bir silme teşebbüsü bile dijital bilginin bir kısmını okunamaz hale getireceğinden CD bozulacaktır. Tabii ki CD'nin tamamı değil de sadece o kısmını kullanamayacaksınız. Bu gibi masum arızaları gidermek için üretilmiş bazı kitlerden alırsanız, bunların birkaç değişik numarada zımpara, bir yumuşak bez ve özel bir solüsyon içeren sıvıdan ibaret olduğunu görürsünüz. Tırnağınızla hissedebileceğiniz bir çukur var ise bunu en ince özel zımpara kağıdı ile yok edip, solüsyonla da muamele ederseniz CD'nizin sorun çıkarmadığını görürsünüz. Bahsettiğim silme işlemleri CD'nin en alttaki yazısız, parlak kısmı için geçerlidir. Diğer üst kısımdaki, yazıların bulunduğu kısımdaki en küçük bir arıza CD'nizin tamamen okunamaz hale gelmesine yol açabilir. Güneş radyasyonu plak, kaset, DAT, MD ve CD'lerinde baş düşmanıdır. O yüzden direkt güneş ışığı almayan yerlerde muhafaza ediniz. Soldaki şekilde CD ya da DVD'nin temizlenme yönünü görmektesiniz. Gözle görülmeyen spiral kayıt izlerine "dik" şekilde, içten dışa doğru, CD'yi döndüre döndüre silmelisiniz. İçten dışa doğru silmenin mantığı, toz ve pislikleri dışarıya doğru atmaktır. Çizimdeki gibi gözle görülmeyen kayıt izlerine dik şekilde silmenin mantığı da şudur. Eğer CD'yi elinize alıp, biz bezle ovalarken, kolay olduğu için dairesel hareketlerle silme işlemini yaparsanız, silme işleminin yönüyle, CD'deki gözle görülmeyen kayıt izlerinin yönü aynı olacaktır. Bu şekilde CD'deki hasarlı çizikler ya daha da büyür, ya da siz yeni çizikler açarsınız. Aslında bir CD'yi bezle şununla bununla neyle silerseniz silin, gözle görülmeyecek çok küçük hasarları siz elinizle zaten yapmış oluyorsunuz. Yepyeni bir CD'yi jelatininden çıkartıp, kaliteli olduğuna kanaat getirdiğiniz bir bezle sildiğinizde, çıkması zor küçük hasarlarınızı hemen görebilirsiniz. Siz siz olun, CD'lerinizi, DVD'lerinizi silerken iyi bir bez kullanın, silme işlemini de içten dışa soldaki şekildeki gibi yapın.

    Not: Alıntıdır.
    Grafik Önizlemesi
    • Dosya Tipi: jpg cdlogo.jpg (15,3 KB (Kilobyte), 2x kez indirilmiştir)
    • Dosya Tipi: jpg 2.jpg (28,8 KB (Kilobyte), 3x kez indirilmiştir)
    • Dosya Tipi: jpg 3.jpg (10,0 KB (Kilobyte), 2x kez indirilmiştir)
    • Dosya Tipi: jpg 4.jpg (77,4 KB (Kilobyte), 3x kez indirilmiştir)
    • Dosya Tipi: jpg 5.jpg (16,9 KB (Kilobyte), 2x kez indirilmiştir)
    • Dosya Tipi: jpg 6.jpg (82,7 KB (Kilobyte), 1x kez indirilmiştir)
    • Dosya Tipi: jpg 7.jpg (16,1 KB (Kilobyte), 1x kez indirilmiştir)
    Vu+ Duo - DM 500S
    170 cm Mega Hareketli (42⁰'de Beklemede) x2 - Next VBox - 90 cm MultiFeed [(7⁰, 13⁰)x2, 19⁰]
    Toshiba 42Z3030 - LG 42LH2000 - Harman Kardon AVR-4000 Anfi - Bose Acoustimass 10 Hoparlör
    Canon PowerShot S5 IS - 8 GB Toshiba SDHC Bellek

+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. MD (Mini Disc) Nedir?
    sbilge tarafından başlatılan HiFi, (Deck-LP-CD-DVD-SACD-Plak), Kablo, Aksesuar konusunda
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-05-2008, 16:19
  2. DVD (Digital Versatile Disc veya Digital Video Disc) Nedir?
    sbilge tarafından başlatılan HiFi, (Deck-LP-CD-DVD-SACD-Plak), Kablo, Aksesuar konusunda
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-05-2008, 16:11

Bu konudaki etiketler

Yetkileriniz

  • Siz yeni konu açamazsınız
  • Siz Konulara cevap veremezsiniz
  • Siz Konulara eklenti ekleyemezsiniz
  • Siz Konularınızı düzenleyemezsiniz
bizimkagithane