LP (Long Play)
Manyetik ve optik ortamlardan bahsetmeden önce, daha eski bir teknolojiden, plak teknolojisinden bahsetmek gerekir. Türkçede "plak" dediğimiz, yurtdışında "vinyl" denen malzemenin 33 ve 45'lik olarak iki türü vardır. 40-50 yıl önce 72'likler de vardı. 33'lük olsun, 45'lik olsun bu rakamlar dakikadaki dönme hızını belirtir ve RPM olarak isimlendirilir (round per minute). Normal albümler 33'lüktür. 45'liklere göre daha yavaş döner. 45'likler günümüzde halen daha üretilmektedir. Sadece yeni çıkmış bir parçanın diskoteklerde çalınması ve pikaplar (turntable) aracılığı ile ritm oturtulmak sureti ile miks edilip, kesintisiz bir müzik hedeflendiğinde 33'lük boyutundaki malzemeye 45'lik hızda dönen kayıt yazılır. Başka bir deyişle, DJ'ler için hazırlanmış 33'lük boyundaki plaktaki parçalar daha iyi ses verdiğinden çoğunlukla 45 devir çalınacak şekildedir. Böylece diskolardaki ve radyolardaki DJ'ler, iki veya daha çok pikabı bir miksere bağlayarak, iki plaktaki ritmi birbirine parçaları biraz yavaşlatıp hızlandırarak tuttururlar ve bir parçadan diğerine geçerler. Buna da "mix" denir. CD playerlerin çoğunda CD'nin dönüş hızına müdahale yoktur. Bir CD-Player'i açıp, dönen CD'yi elinizle biraz yavaşlatırsanız, parçanın çalınması otomatik olarak duracaktır. CD-Playeri üreten firma, CD'nin dönüş hızındaki düşme belli bir limitin altına düşünce, çalma olayını sona erdirecek şekilde cihazı tasarlamıştır. CD'nin dönüş hızına müdahaleye izin veren CD playerler de üretilirler, belli markalar (DENON, GEMINI, NUMARK, VESTAX, TASCAM) tarafından imal edilirler. İlk çıktıklarında pahalıydılar, şimdi daha ucuza bulunabiliyorlar. Profesyonel amaçlıdırlar. Birden fazla CD player kullanarak iki parçayı, ritmi tutturarak mikslemek ancak sırf bu iş için özel yapılmış cihazlarda mümkündür. Ancak günümüzde DJ'ler aynı anda hem pikapları hem de CD playerleri miks işi için kullanmaktadırlar. Ancak, daha iyi ses verdiğinden ve kullanması daha esnek olduğundan, daha havalı da olduklarından DJ'ler sıklıkla plak kullanırlar. Ayrıca, kulüplerde çalınacak olan yeni parçalar önce hep plağa basılır. Hatta, kulüplerde çalınan uzun parçaların çoğu CD'ye basılmaz bile. Kulüplerde çok sık çalınan başarılı parçalar, daha sonra CD'lere basılır. Bu yüzden DJ'ler pikap kullanmayı sürdürürler. Kendi parçalarını başka plak şirketlerine plağa bastırmak daha pahalıya geldiğinden birçok DJ kendi firmasını kurar ve böylece kendi parçalarını plağa basıp, mikslerini kendi plaklarından kulüplerde çalar. Kendi parçalarını CD'ye basan DJ'ler bunları çoğunlukla arşiv amaçlı kullanır. Günümüzde CD'ye rağbet daha fazla olduğundan artık sadece DJ'ler ve radyolar için az miktarda üretilmektedir. Günümüzde DJ'lerin bazıları ham wave ya da sıkıştırılmış formattaki mp3'leri kullanarak partilerde parçaları mikslerler. Bu iş için üretilmiş özel bilgisayar programını kullanan DJ'ler otomatik BPM algılaması olan program yardımıyla parçalarını çoğu zaman öndinlemesiz, monitörden görerek mikslerler. Plağa kayıt olayı ancak temiz, "clean room" denen özel yerlerde, fabrikalarda yapılır. Önce özel alaşımlı bir metal plağa, özel bir iğne ile audio kayıt yapılır. Bu kayıt esnasında genelllikle kaynak olarak makaralı bant kullanılır. Günümüzde DAT'tan ya da CD'den plağa kayıt yapılmakta ise de, mastering olayları için son aşamada yine makaralı aletler kullanılmaktadır. Her ne şekilde olursa olsun, elde edilen master plak erkektir. Bunun dişisi yapılır ve daha sonra bu dişiden presleme yöntemi ile seri üretime geçirilir. Plakların basımı sırasında hammadde olarak vinyl kullanılır. Fabrikada plağın her iki yüzü de aynı anda bir kerede basılır. Daha sonra etiket yapıştırılır.


Not: Alıntıdır.